İçeriğe geç

Yûnus Suresi 24. Ayet

سورة يونس، الآية ٢٤

10:24 11. cüz 21. hizb Mushaf’ta 211. sayfa Mekki sure

10:24 ayetinin metni

إِنَّمَا مَثَلُ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا كَمَآءٍ أَنزَلْنَٰهُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ فَٱخْتَلَطَ بِهِۦ نَبَاتُ ٱلْأَرْضِ مِمَّا يَأْكُلُ ٱلنَّاسُ وَٱلْأَنْعَٰمُ حَتَّىٰٓ إِذَآ أَخَذَتِ ٱلْأَرْضُ زُخْرُفَهَا وَٱزَّيَّنَتْ وَظَنَّ أَهْلُهَآ أَنَّهُمْ قَٰدِرُونَ عَلَيْهَآ أَتَىٰهَآ أَمْرُنَا لَيْلًا أَوْ نَهَارًا فَجَعَلْنَٰهَا حَصِيدًا كَأَن لَّمْ تَغْنَ بِٱلْأَمْسِ كَذَٰلِكَ نُفَصِّلُ ٱلْـَٔايَٰتِ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ ۝٢٤

Okunuşu

innamā mathalu l-ḥayati l-dun'yā kamāin anzalnāhu mina l-samāi fa-ikh'talaṭa bihi nabātu l-arḍi mimmā yakulu l-nāsu wal-anʿāmu ḥattā idhā akhadhati l-arḍu zukh'rufahā wa-izzayyanat waẓanna ahluhā annahum qādirūna ʿalayhā atāhā amrunā laylan aw nahāran fajaʿalnāhā ḥaṣīdan ka-an lam taghna bil-amsi kadhālika nufaṣṣilu l-āyāti liqawmin yatafakkarūna

Meal

Dünya hayatının örneği, gökten indirdiğimiz su gibidir. Onunla insanların ve hayvanların yiyeceği bitkiler, o su sayesinde gürleşip birbirine girer. Yeryüzü tüm güzelliklerini takınıp süslenip bezenir. Sahipleride artık bunları toplayabileceklerini sandıkları sırada, geceleyin veya gündüzün emrimiz gelir de onu sanki dün yerinde yokmuş gibi kökünden biçilmiş bir hale getiririz. İşte düşünen bir topluma ayetleri böyle açıklıyoruz.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Yûnus Suresi’nin 24. ayeti (10:24) Mekki bir surededir; 11. cüzde, Mushaf’ın 211. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Yûnus Suresi 24. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

24. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Sizin kendisinden faydalandığınız çabucak sona eren dünya hayatının örneği, gökten indirdiğimiz su gibidir ki onunla insanların ve hayvanların yiyeceği taneler, ürünler ve bitkiler gürleşip birbirine girer. Yeryüzü tüm güzelliklerini takınıp, süslenip bezenir. Yeryüzünden çeşit çeşit bitkiler çıkar. İnsanlar da yetişen bu bitkileri hasat etmeye güç yetirdiklerini sandıkları bir anda, geceleyin veya gündüzleyin emrimiz gelir de onu sanki çok yakın zamanda yerinde yokmuş gibi kökünden biçilmiş bir hale getiririz. İşte dünya hayatının çabucak bitişini size açıkladığımız gibi deliller ve kanıtlar ile düşünen ve ibret alanlar için ayetleri böylece açıklıyoruz.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

24. Bu, dünya hayatına verilen misallerin en güzellerindendir ve dünyanın durumuna son derece uyumludur. Çünkü dünyanın zevkleri, arzuları, makam, mevkii vb. şeyleri sahibine kısa bir süre parlak, allı pullu olarak görünür. Daha sonra nihayetine kavuşup tamamlanacak olursa derhal yok olur ve sahibinin elinden çıkıp gider yahut da sahibi onu bırakır gider. Bunun sonucunda kişi elleri boş, kalbi de keder, üzüntü ve hasretle dolu bir halde kalıverir. İşte “Dünya hayatının misali, ancak gökten indirdiğimiz su gibidir ki o su ile” tahıl ve meyve gibi “insanların ve” çeşitli türleri ile otlar … Devamını oku

Yûnus Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Yûnus suresinin 21-25. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 211. sayfası).

  • Allah, Mümin kullarına tuzak kuranlara karşı en çabuk tuzak kurandır.
  • İnsanın yaptığı taşkınlığın zararı ancak kendisine döner. O, taşkınlığı ile ancak kendisine zarar verir.
  • Çabucak bitmesi ve zail olması bakımından dünya hayatının hakikati ve içindeki nimetlerin faniliği ortaya konulmuştur.
  • Cennet Müminlerin ebedî olarak kalacakları yerdir. Zira içinde bir çok nimet vardır ve orada musibet ve üzüntülerden uzak yaşanır.

24. ayetin diğer mealleri

Dünya hayatının örneği, gökten indirdiğimiz su gibidir. Onunla insanların ve hayvanların yiyeceği bitkiler, o su sayesinde gürleşip birbirine girer. Yeryüzü tüm güzelliklerini takınıp, süslenip bezenir. İnsanlar da ona güç yetirdiklerini sandıkları bir anda, geceleyin veya gündüzün emrimiz gelirde onu sanki dün yerinde yokmuş gibi kökünden biçilmiş bir hale getiririz. Düşünen bir topluma ayetleri böyle açıklıyoruz.

    Dünya hayatının durumu, gökten indirdiğimiz bir su gibidir ki, insanların ve hayvanların yiyeceklerinden olan yeryüzü bitkileri o su sayesinde gürleşip birbirine girer. Nihayet yeryüzü zinetini takınıp, (rengârenk) süslendiği ve sahipleri de onun üzerinde kudret sahibi olduklarını sandıkları bir sırada, bir gece veya gündüz ona emrimiz (âfetimiz) gelir de onu sanki dün yerinde yokmuş gibi kökünden koparılarak biçilmiş bir hale getiririz. İşte iyi düşünecek kavimler için âyetlerimizi böyle açıklıyoruz.

Dünya hayatının misali şöyledir: Gökten indirdiğimiz su ile, insanların ve hayvanların yediği bitkiler birbirine karışmıştır. Nihayet yeryüzü süslerini takınıp süslendiği ve sahipleri kendilerini ona gücü yeter sandıkları bir sırada, geceleyin veya gündüzün, ona emrimiz gelivermiştir, ansızın ona öyle bir tırpan atıvermişiz de sanki bir gün önce orada hiçbir şenlik yokmuş gibi oluvermiştir. Düşünen bir kavim için âyetlerimizi işte böyle açıklarız.

24. ayet kelime kelime

  1. إِنَّمَا innamā ancak
  2. مَثَلُ mathalu örneği م ث ل
  3. ٱلْحَيَوٰةِ l-ḥayati hayatının ح ي ي
  4. ٱلدُّنْيَا l-dun'yā dünya د ن و
  5. كَمَآءٍ kamāin suya benzer م و ه
  6. أَنزَلْنَٰهُ anzalnāhu indirdiğimiz ن ز ل
  7. مِنَ mina gökten
  8. ٱلسَّمَآءِ l-samāi س م و
  9. فَٱخْتَلَطَ fa-ikh'talaṭa birbirine karıştığı خ ل ط
  10. بِهِۦ bihi onunla
  11. نَبَاتُ nabātu bitkilerinin ن ب ت
  12. ٱلْأَرْضِ l-arḍi yeryüzü أ ر ض
  13. مِمَّا mimmā öyle ki
  14. يَأْكُلُ yakulu yer أ ك ل
  15. ٱلنَّاسُ l-nāsu insanlar أ ن س
  16. وَٱلْأَنْعَٰمُ wal-anʿāmu ve hayvanlar ن ع م
  17. حَتَّىٰٓ ḥattā sonuçta
  18. إِذَآ idhā sırada
  19. أَخَذَتِ akhadhati alıp أ خ ذ
  20. ٱلْأَرْضُ l-arḍu yeryüzü أ ر ض
  21. زُخْرُفَهَا zukh'rufahā güzelliğini ز خ ر ف
  22. وَٱزَّيَّنَتْ wa-izzayyanat ve süslendiği ز ي ن
  23. وَظَنَّ waẓanna ve sandıkları ظ ن ن
  24. أَهْلُهَآ ahluhā sahiplerinin أ ه ل
  25. أَنَّهُمْ annahum gerçekten
  26. قَٰدِرُونَ qādirūna kadir olduklarını ق د ر
  27. عَلَيْهَآ ʿalayhā bunlara
  28. أَتَىٰهَآ atāhā gelir أ ت ي
  29. أَمْرُنَا amrunā emrimiz أ م ر
  30. لَيْلًا laylan gece ل ي ل
  31. أَوْ aw veya
  32. نَهَارًا nahāran gündüz ن ه ر
  33. فَجَعَلْنَٰهَا fajaʿalnāhā böylece onları çeviririz ج ع ل
  34. حَصِيدًا ḥaṣīdan biçilmiş hale ح ص د
  35. كَأَن ka-an gibi
  36. لَّمْ lam hiç yokmuş
  37. تَغْنَ taghna غ ن ي
  38. بِٱلْأَمْسِ bil-amsi bir gün önce
  39. كَذَٰلِكَ kadhālika işte böyle
  40. نُفَصِّلُ nufaṣṣilu ayrıntılı olarak açıklıyoruz ف ص ل
  41. ٱلْـَٔايَٰتِ l-āyāti ayetlerimizi أ ي ي
  42. لِقَوْمٍ liqawmin topluluk için ق و م
  43. يَتَفَكَّرُونَ yatafakkarūna düşünen ف ك ر

24. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • İsrâ 17:67

    وَإِذَا مَسَّكُمُ ٱلضُّرُّ فِى ٱلْبَحْرِ ضَلَّ مَن تَدْعُونَ إِلَّآ إِيَّاهُ فَلَمَّا نَجَّىٰكُمْ إِلَى ٱلْبَرِّ أَعْرَضْتُمْ وَكَانَ ٱلْإِنسَٰنُ كَفُورًا

    Denizde başınıza bir sıkıntı gelse O’ndan başka dua ettikleriniz kaybolur. Fakat sizi kurtarıp karaya çıkarınca hemen yüz çevirirsiniz. Zaten insan çok nankördür.

  • Hûd 11:94–95

    وَلَمَّا جَآءَ أَمْرُنَا نَجَّيْنَا شُعَيْبًا وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مَعَهُۥ بِرَحْمَةٍ مِّنَّا وَأَخَذَتِ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ ٱلصَّيْحَةُ فَأَصْبَحُوا۟ فِى دِيَٰرِهِمْ جَٰثِمِينَ …

    Emrimiz gelince, Şuayb’ı ve onunla birlikte iman edenleri katımızdan bir rahmetle kurtardık. Zulmedenleri ise o korkunç (uğultulu) ses yakaladı da yurtlarında dizüstü çökekaldılar. …

  • Kehf 18:45

    وَٱضْرِبْ لَهُم مَّثَلَ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا كَمَآءٍ أَنزَلْنَٰهُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ فَٱخْتَلَطَ بِهِۦ نَبَاتُ ٱلْأَرْضِ فَأَصْبَحَ هَشِيمًا تَذْرُوهُ ٱلرِّيَٰحُ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ مُّقْتَدِرًا

    Onlara dünya hayatının örneğini ver: (Dünya hayatı), gökten indirdiğimiz yağmur gibidir ki, onun sebebiyle yeryüzünün bitkileri boy verip birbirine karışırlar. Fakat bütün bu canlılık sonunda rüzgârın savurduğu kuru bir çer çöpe döner. Allah, her şey üzerinde kudret sahibidir.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • A’râf 7:32

    قُلْ مَنْ حَرَّمَ زِينَةَ ٱللَّهِ ٱلَّتِىٓ أَخْرَجَ لِعِبَادِهِۦ وَٱلطَّيِّبَٰتِ مِنَ ٱلرِّزْقِ قُلْ هِىَ لِلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا خَالِصَةً يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ كَذَٰلِكَ نُفَصِّلُ ٱلْـَٔايَٰتِ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ

    De ki: “Allah’ın kulları için çıkardığı zineti, temiz ve hoş rızıkları kim haram kılmıştır?” De ki: “Onlar, dünya hayatında iman edenler içindir. Kıyamet gününde de yalnız onlara mahsustur.” Bilen bir toplum için ayetleri işte böyle açıklıyoruz.

  • Rûm 30:28

    ضَرَبَ لَكُم مَّثَلًا مِّنْ أَنفُسِكُمْ هَل لَّكُم مِّن مَّا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُكُم مِّن شُرَكَآءَ فِى مَا رَزَقْنَٰكُمْ فَأَنتُمْ فِيهِ سَوَآءٌ تَخَافُونَهُمْ كَخِيفَتِكُمْ أَنفُسَكُمْ كَذَٰلِكَ نُفَصِّلُ ٱلْـَٔايَٰتِ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ

    (Allah) size kendi nefislerinizden bir misal getirdi. Size rızık olarak verdiklerimizde elinizin altındaki kölelerinizin size ortak olup o rızıkta hep birlikte eşit olmayı ve kendiniz (gibi) hür olan diğer ortaklarınızdan çekindiğiniz gibi onlardan da çekinmeyi kabul eder misiniz? İşte akıllarını kullanan bir topluluk için ayetleri böyle açıklarız.

Yûnus Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

13 Ekim 2026 Salı 2 جمادى الأولى 1448 هـ