36:27 ayetinin metni
بِمَا غَفَرَ لِى رَبِّى وَجَعَلَنِى مِنَ ٱلْمُكْرَمِينَ ٢٧
Okunuşu
bimā ghafara lī rabbī wajaʿalanī mina l-muk'ramīna
Meal
"Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikrama layık kimselerden kıldığını."
سورة يس، الآية ٢٧
بِمَا غَفَرَ لِى رَبِّى وَجَعَلَنِى مِنَ ٱلْمُكْرَمِينَ ٢٧
bimā ghafara lī rabbī wajaʿalanī mina l-muk'ramīna
"Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikrama layık kimselerden kıldığını."
Yâsîn Suresi’nin 27. ayeti (36:27) Mekki bir surededir; 22. cüzde, Mushaf’ın 441. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 71 kârinin sesinden dinleyin.
71 kâriden 77 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Şehit edilmesinden sonra kendisine ikram olarak şöyle denildi: "Cennete gir." O, cennete girip de oradaki nimetleri müşahede edince temenni ederek şöyle dedi: "Keşke beni yalanlayan ve öldüren kavmim de günahlarımın bağışlandığını ve Rabbimin bana olan ikramını bilseydi. Benim gibi iman eder ve benim ulaştığım mükâfata ulaşırdı."
26-27. Kavmi onun bu sözlerini işitip kendilerine bu şekilde hitap ettiğini görünce onu öldürdüler. O anda ona: “Cennete gir, denildi.” Kendisi tevhidi ve ihlâsı sebebi ile nail olduğu lütuf ve ihsanları haber vererek ve hayatta iken kavminin iyiliğini isteyip onlara öğüt verdiği gibi vefatından sonra da onların iyiliğini isteyerek “dedi ki: Ah, keşke kavmim bilse idi; Rabbimin beni bağışladığını” Neden dolayı bana mağfiret edip de çeşitli cezaları benden uzaklaştırdığını “ve beni” çeşitli mükâfat ve sevindirici hususlarla “ikrama mazhar olanlardan kıldığını.” Yani eğer buna dair bilgi onlara ulaşacak olsaydı, onlar şirklerini sürdürmezlerdi. Allah, onun kavminin karşılaştığı ceza ile ilgili olarak da şunları söylemektedir:
Yâsîn suresinin 13-27. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 441. sayfası).
Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikrama layık kimselerden kıldığını…
Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikrama mazhar olanlardan kıldığını.
"Rabbimin beni bağışladığını ve beni kendilerine ikram edilen kullarından kıldığını."
وَجَآءَ مِنْ أَقْصَا ٱلْمَدِينَةِ رَجُلٌ يَسْعَىٰ قَالَ يَٰقَوْمِ ٱتَّبِعُوا۟ ٱلْمُرْسَلِينَ
Derken beldenin öbür ucundan bir adam koşarak geldi ve; "Ey kavmim! Bu elçilere uyunuz." dedi.