İçeriğe geç

Yâsîn Suresi 17. Ayet

سورة يس، الآية ١٧

36:17 22. cüz 44. hizb Mushaf’ta 441. sayfa Mekki sure

36:17 ayetinin metni

وَمَا عَلَيْنَآ إِلَّا ٱلْبَلَٰغُ ٱلْمُبِينُ ۝١٧

Okunuşu

wamā ʿalaynā illā l-balāghu l-mubīnu

Meal

"Bizim görevimiz apaçık tebliğden başka bir şey değildir."

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Yâsîn Suresi’nin 17. ayeti (36:17) Mekki bir surededir; 22. cüzde, Mushaf’ın 441. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 71 kârinin sesinden dinleyin.

Yâsîn Suresi 17. ayeti dinleyin

71 kâriden 77 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (77)

17. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

"Bizim görevimiz, size tebliğ etmekle emrolunduğumuz şeyleri apaçık tebliğ etmektir. Biz, size hidayet etmekle sorumlu değiliz."

Yâsîn Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Yâsîn suresinin 13-27. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 441. sayfası).

  • Kıssaların Allah'a davet etmedeki önemi beyan edilmiştir.
  • Uğursuzluk ve kötümserlik, küfür amellerindendir.
  • Hak ehli için nasihatte bulunmak vaciptir.
  • İnsanlar için hayrı istemek, iman ehlinin sıfatlarındandır.

17. ayetin diğer mealleri

Bizim görevimiz apaçık tebliğ/duyurmaktan başka bir şey değildir.

«Bizim vazifemiz, açık bir şekilde Allah'ın buyruklarını size tebliğ etmekten başka bir şey değildir» dediler.

"Bize düşen de sadece apaçık tebliğdir."

17. ayet kelime kelime

  1. وَمَا wamā ve yoktur
  2. عَلَيْنَآ ʿalaynā üzerimize düşen
  3. إِلَّا illā başka bir şey
  4. ٱلْبَلَٰغُ l-balāghu duyurmaktan ب ل غ
  5. ٱلْمُبِينُ l-mubīnu açıkça ب ي ن

17. ayetle ilgili ayetler

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Nahl 16:35

    وَقَالَ ٱلَّذِينَ أَشْرَكُوا۟ لَوْ شَآءَ ٱللَّهُ مَا عَبَدْنَا مِن دُونِهِۦ مِن شَىْءٍ نَّحْنُ وَلَآ ءَابَآؤُنَا وَلَا حَرَّمْنَا مِن دُونِهِۦ مِن شَىْءٍ كَذَٰلِكَ فَعَلَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَهَلْ عَلَى ٱلرُّسُلِ إِلَّا ٱلْبَلَٰغُ ٱلْمُبِينُ

    Allah’a ortak koşanlar, dediler ki: “Allah dileseydi ne biz, ne de atalarımız O’ndan başka hiçbir şeye ibadet etmezdik, O’nun emri olmadan hiçbir şeyi de haram kılmazdık.” Kendilerinden öncekiler de böyle yapmıştı. Peygamberlere düşen sadece apaçık bir tebliğdir.

  • Nûr 24:54

    قُلْ أَطِيعُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُوا۟ ٱلرَّسُولَ فَإِن تَوَلَّوْا۟ فَإِنَّمَا عَلَيْهِ مَا حُمِّلَ وَعَلَيْكُم مَّا حُمِّلْتُمْ وَإِن تُطِيعُوهُ تَهْتَدُوا۟ وَمَا عَلَى ٱلرَّسُولِ إِلَّا ٱلْبَلَٰغُ ٱلْمُبِينُ

    Yine de ki: "Allah'a itaat edin ve Peygamber'e itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz, bilin ki ona yüklenen sorumluluğu ancak ona ait; size yüklenen görevin sorumluluğu da yalnızca size aittir. Eğer ona itaat ederseniz, hidayete erersiniz. Rasûle düşen apaçık beyan etmekten başka bir şey değildir.

  • Ankebût 29:18

    وَإِن تُكَذِّبُوا۟ فَقَدْ كَذَّبَ أُمَمٌ مِّن قَبْلِكُمْ وَمَا عَلَى ٱلرَّسُولِ إِلَّا ٱلْبَلَٰغُ ٱلْمُبِينُ

    “Eğer siz yalanlarsanız bilin ki, sizden önce geçen birtakım ümmetler de yalanlamışlardı. Peygambere düşen apaçık tebliğden başka bir şey değildir.”

Yâsîn Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

13 Ekim 2026 Salı 2 جمادى الأولى 1448 هـ