İçeriğe geç

Tevbe Suresi 16. Ayet

سورة التوبة، الآية ١٦

9:16 10. cüz 19. hizb Mushaf’ta 189. sayfa Medeni sure

9:16 ayetinin metni

أَمْ حَسِبْتُمْ أَن تُتْرَكُوا۟ وَلَمَّا يَعْلَمِ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ جَٰهَدُوا۟ مِنكُمْ وَلَمْ يَتَّخِذُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَلَا رَسُولِهِۦ وَلَا ٱلْمُؤْمِنِينَ وَلِيجَةً وَٱللَّهُ خَبِيرٌۢ بِمَا تَعْمَلُونَ ۝١٦

Okunuşu

am ḥasib'tum an tut'rakū walammā yaʿlami l-lahu alladhīna jāhadū minkum walam yattakhidhū min dūni l-lahi walā rasūlihi walā l-mu'minīna walījatan wal-lahu khabīrun bimā taʿmalūna

Meal

Allah, içinizden cihad edenleri; Allah’tan, Rasûlünden ve Müminlerden başkasını yakın dost edinmeyenleri ortaya çıkarmadan sizi bırakacak mı sandınız? Allah işlediklerinizin hepsinden haberdardır.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Tevbe Suresi’nin 16. ayeti (9:16) Medeni bir surededir; 10. cüzde, Mushaf’ın 189. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

Tevbe Suresi 16. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

16. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

-Ey Müminler!- Allah'ın sizi, imtihan etmeden bırakacağını mı sandınız? İmtihan etmek, Allah'ın sünnetlerinden bir sünnettir. Yüce Allah, sizin içinizden cihat eden, Allah’ın, resulünün ve Müminlerin dışında, kâfirlerden yakın dost edinmeyen ihlaslı kullarını ve Allah’ı, resulünü ve Müminleri dost edinen temiz kullarını ortaya çıkarıncaya kadar imtihan olunacaksınız. Muhakkak Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. O hususta hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Size de amellerinizin karşılığını verecektir.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

16. Yüce Allah, mü’min kullarına cihad emrini verdikten sonra şöyle demektedir: “Yoksa siz” sınanıp denenmeksizin, sizden samimi olanı yalancıdan ayırt edecek emirler verilmeksizin ve böylelikle “Allah içinizden cihad edenlerle Allah’tan, Rasûlünden ve mü’minlerden başkasını dost ve sırdaş edinmeyenleri” kâfirleri dost ve sırdaş edinmeyip Allah’ı, Rasûlünü ve mü’minleri dost ve sırdaş edinenlerle kendi yolunda yalnızca kendi dinini yüceltmek için cihad edenleri “bilip ortaya çıkarmadan” yani içinizde potansiyel olarak bulunanları mükâfaat ve ceza almayı gerektirecek şekilde dış dünyaya … Devamını oku

Tevbe Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Tevbe suresinin 14-20. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 189. sayfası).

  • Ayetlerde Allah'ın, Mümin kullarına olan sevgisine ve onların durumlarına itina göstermesine delil vardır. Hatta Allah Teâlâ, Müminlerin gönüllerini ferahlatmayı ve onlardan öfkeyi gidermeyi dinî hükümlerin gayelerinden kılmıştır.
  • Allah Teâlâ cihadı, en yüce maksadın gerçekleşmesi için meşru kılmıştır ki bu maksat, sadece Yüce Allah'ın dini için bir araya gelen sadık kimselerin, iman iddiasında bulunan yalancılardan ayrılmasıdır.
  • Mescitleri gerçek manada imar eden kimseler; imanlarında sadık olmakla, namaz ve zekât gibi amellerin başında geldiği salih amelleri işlemekle ve her hayrın temeli olan Allah'tan korkmak ile vasıflanmış olanlardır.
  • Cihat etmek ve Allah'a iman etmek, hacılara su taşımaktan ve Mescid-i Haram'ı imar etmekten derece bakımından kat kat daha faziletlidir. Çünkü iman, dinin aslıdır. Cihat ise dinin zirvesidir.

16. ayetin diğer mealleri

Allah, içinizden cihad edenleri; Allah’tan, rasûlünden ve müminlerden başkasını yakın dost edinmeyenleri ortaya çıkarmadan sizi bırakacak mı sandınız? Allah işlediklerinizin hepsinden haberdardır.

Yoksa siz, Allah, içinizden cihâd edenleri, Allah'tan, Rasûlûnden ve mü'minlerden başkasını sırdaş edinmeyenleri ortaya çıkarmadan bırakılıvereceğinizi mi zannediyorsunuz? Allah, yaptıklarınızın hepsinden haberdârdır.

Yoksa siz hep kendi halinize terk olunacağınızı mı sandınız? Allah'ın, içinizden cihad edenleri ve Allah'tan, Resulü'nden, müminlerden başka kimseye sığınmayan ve başkaca sığınacak bir yer aramayanları görmediğini mi (zannediyorsunuz)? Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.

16. ayet kelime kelime

  1. أَمْ am yoksa
  2. حَسِبْتُمْ ḥasib'tum siz sandınız mı?
  3. أَن an bırakılacağınızı
  4. تُتْرَكُوا۟ tut'rakū
  5. وَلَمَّا walammā bilmeden
  6. يَعْلَمِ yaʿlami
  7. ٱللَّهُ l-lahu Allah
  8. ٱلَّذِينَ alladhīna kimseleri
  9. جَٰهَدُوا۟ jāhadū cihad eden(leri)
  10. مِنكُمْ minkum içinizden
  11. وَلَمْ walam ve
  12. يَتَّخِذُوا۟ yattakhidhū edinmeyen(leri)
  13. مِن min başkasını
  14. دُونِ dūni
  15. ٱللَّهِ l-lahi Allah('tan)
  16. وَلَا walā ve
  17. رَسُولِهِۦ rasūlihi Elçisin(den)
  18. وَلَا walā ve
  19. ٱلْمُؤْمِنِينَ l-mu'minīna mü'minler(den)
  20. وَلِيجَةً walījatan sırdaş
  21. وَٱللَّهُ wal-lahu ve Allah
  22. خَبِيرٌۢ khabīrun haber almaktadır
  23. بِمَا bimā şeyleri
  24. تَعْمَلُونَ taʿmalūna yaptıklarınızı

16. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Âl-i İmrân 3:142

    أَمْ حَسِبْتُمْ أَن تَدْخُلُوا۟ ٱلْجَنَّةَ وَلَمَّا يَعْلَمِ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ جَٰهَدُوا۟ مِنكُمْ وَيَعْلَمَ ٱلصَّٰبِرِينَ

    Yoksa siz; Allah, içinizden cihad edenleri (sınayıp) ayırt etmeden ve yine sabredenleri (sınayıp) ayırt etmeden Cennet'e gireceğinizi mi sandınız?

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Münâfikûn 63:11

    وَلَن يُؤَخِّرَ ٱللَّهُ نَفْسًا إِذَا جَآءَ أَجَلُهَا وَٱللَّهُ خَبِيرٌۢ بِمَا تَعْمَلُونَ

    Allah, eceli geldiğinde hiç kimseyi (ölümünü) ertelemez. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

  • Âl-i İmrân 3:153

    إِذْ تُصْعِدُونَ وَلَا تَلْوُۥنَ عَلَىٰٓ أَحَدٍ وَٱلرَّسُولُ يَدْعُوكُمْ فِىٓ أُخْرَىٰكُمْ فَأَثَٰبَكُمْ غَمًّۢا بِغَمٍّ لِّكَيْلَا تَحْزَنُوا۟ عَلَىٰ مَا فَاتَكُمْ وَلَا مَآ أَصَٰبَكُمْ وَٱللَّهُ خَبِيرٌۢ بِمَا تَعْمَلُونَ

    Peygamber, arkanızdan sizi çağırırken siz durmadan dağa yukarı kaçıyor, hiç kimseye dönüp bakmıyordunuz. Bundan dolayı Allah, size keder üstüne keder verdi ki, (bu durumlara alışasınız ve daha sonra) elinizden gidene ve başınıza gelene üzülmeyesiniz. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

  • Mücâdele 58:13

    ءَأَشْفَقْتُمْ أَن تُقَدِّمُوا۟ بَيْنَ يَدَىْ نَجْوَىٰكُمْ صَدَقَٰتٍ فَإِذْ لَمْ تَفْعَلُوا۟ وَتَابَ ٱللَّهُ عَلَيْكُمْ فَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُوا۟ ٱلزَّكَوٰةَ وَأَطِيعُوا۟ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ وَٱللَّهُ خَبِيرٌۢ بِمَا تَعْمَلُونَ

    Gizli bir şey konuşmanızdan önce sadakalar verip (fakir olmaktan) çekindiniz mi? (Size emredileni) yapmadığınıza (göre), Allah da sizi affetti. Artık namazı ikame edin, zekâtı verin, Allah'a ve Rasûlüne itaat edin. Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.

Tevbe Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Bu ayetteki Allah’ın ismi

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ