Bir sure indirildiği zaman, birbirlerine bakarlar; "Sizi birisi görüyor mu?" derler, sonra da çekip giderler. Allah onların kalplerini ters çevirmiştir. Çünkü onlar anlamayan bir toplulukturlar.
Tevbe Suresi’nin 127. ayeti (9:127) Medeni bir surededir; 11. cüzde, Mushaf’ın 207. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Tevbe Suresi 127. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
127. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Allah, resulü Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e içerisinde münafıkların durumlarının zikredildiği bir sure indirdiği zaman, münafıklardan bazıları diğerlerine bakarak şöyle derler: Sizi birisi görüyor mu? Eğer biri onları görmemiş ise o meclisten uzaklaşırlar. Yüce Allah, onların kalplerini hidayetten ve hayırdan uzaklaştırmış ve anlamayan bir kavim oldukları için onları alçaltmıştır.
127. Yani haklarında kalplerinde bulunanı bildiren bir sûre indirilmesinden çekinen münafıklara, iman etsinler ve gereğince amel etsinler diye “bir sûre indirilince” gereğince ameli terke azmedip mü’minlerin gözlerinden saklanmak için fırsat bekleyerek “birbirlerine bakarlar ve: Sizi biri görüyor mu?” derler “sonra da yüz çevirip” sıvışarak “giderler.” Kimseye görünmeden saklanarak ve yüz çevirerek ayrılıp uzaklaşırlar. Yüce Allah da onları bu amellerine benzer bir cezayla cezalandırdı. Onlar amelden yüz çevirdikleri gibi “Allah da onların kalplerini” haktan “çevirir.” ve hakka ulaşma … Devamını oku
Eğer İslam toprakları genişlerse ve savaşmaya hacet olursa, kâfirlerden yakın olanlara karşı savaşmaya başlamanın gerekliliği beyan edilmiştir.
Kur'an indirilirken münafıkların aleyhine (olan ayetlerin) indirildiği zamanki halleri beyan edilmiştir ki, onlar Kur'an inerken gözetlerler ve bundan endişelenirler/rahatsız olurlar.
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in Müminlere karşı olan rahmeti ve düşkünlüğü beyan edilmiştir.
Ayetlerde imanın artıp eksildiğine dair bir delil bulunmaktadır. Yine ayetlerde Müminin imanını sorgulaması, sürekli artış halinde olması için imanını daima yoklaması, yenilemesi ve artırması gerekir.
127. ayetin diğer mealleri
Bir sûre inince, "Sizi bir kimse görüyor mu?" diye birbirlerine bakarlar, sonra dönüp giderler. Allah, anlayışsız bir topluluk oldukları için onların kalplerini (imandan) uzaklaştırmıştır.
Bir sûre indirildiği zaman, (göz kırpıp alay ederek) birbirlerine bakar (ve): (Çevreden) sizi birisi görüyor mu? diye sorarlar, sonra da (sıvışıp) giderler. Anlamayan bir kavim oldukları için Allah onların kalplerini (imandan) çevirmiştir.
Aleyhlerinde bir sûre indirilince, "Sizi birisi görüyor mu?" diye birbirlerine göz ederler, sonra da sıvışır giderler. Allah onların kalblerini (imandan) çevirmiştir. Bu yüzden onlar anlayissiz bir kavimdirler.
127. ayet kelime kelime
وَإِذَاwa-idhāve ne zaman ki
مَآmāindirildi
أُنزِلَتْunzilat
سُورَةٌsūratunbir sure
نَّظَرَnaẓarabakarlar
بَعْضُهُمْbaʿḍuhumkimisi
إِلَىٰilādiğerine
بَعْضٍbaʿḍin
هَلْhalmu?
يَرَىٰكُمyarākumsizi görüyor
مِّنْminbirisi
أَحَدٍaḥadin
ثُمَّthummasonra
ٱنصَرَفُوا۟inṣarafūsıvışırlar
صَرَفَṣarafaçevirmiştir
ٱللَّهُl-lahuAllah
قُلُوبَهُمqulūbahumonların kalblerini
بِأَنَّهُمْbi-annahumoldukları için
قَوْمٌqawmunbir topluluk
لَّاlāanlamaz
يَفْقَهُونَyafqahūna
Bu ayetin geçtiği hadisler
Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.
Hani Mûsâ, kendi kavmine demişti ki: “Ey kavmim! Gerçekten benim sizin için Allah'tan gönderilmiş bir elçi olduğumu bildiğiniz halde, niçin bana eziyet ediyorsunuz?” demişti. Onlar (hak yoldan) sapınca, Allah da onların kalplerini saptırdı. Allah, fasık kavme hidayet etmez.
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Bir sûre indirilince aralarında: "Bu hanginizin imanını artırdı?" diyen kimseler vardır. O, iman eden kimselerin imanını artırmıştır. Onlar, bunu birbirlerine müjdelerler.
Ey Peygamber! Müminleri savaşa teşvik et. Eğer içinizde sabırlı yirmi kişi bulunursa, iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer içinizde (sabırlı) yüz kişi bulunursa, kâfirlerden bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar anlamaz bir topluluktur.