İçeriğe geç

Tevbe Suresi 118. Ayet

سورة التوبة، الآية ١١٨

9:118 11. cüz 21. hizb Mushaf’ta 206. sayfa Medeni sure

9:118 ayetinin metni

وَعَلَى ٱلثَّلَٰثَةِ ٱلَّذِينَ خُلِّفُوا۟ حَتَّىٰٓ إِذَا ضَاقَتْ عَلَيْهِمُ ٱلْأَرْضُ بِمَا رَحُبَتْ وَضَاقَتْ عَلَيْهِمْ أَنفُسُهُمْ وَظَنُّوٓا۟ أَن لَّا مَلْجَأَ مِنَ ٱللَّهِ إِلَّآ إِلَيْهِ ثُمَّ تَابَ عَلَيْهِمْ لِيَتُوبُوٓا۟ إِنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلتَّوَّابُ ٱلرَّحِيمُ ۝١١٨

Okunuşu

waʿalā l-thalāthati alladhīna khullifū ḥattā idhā ḍāqat ʿalayhimu l-arḍu bimā raḥubat waḍāqat ʿalayhim anfusuhum waẓannū an lā malja-a mina l-lahi illā ilayhi thumma tāba ʿalayhim liyatūbū inna l-laha huwa l-tawābu l-raḥīmu

Meal

(Savaştan geri kalan) Üç kişiye, bütün genişliğine rağmen yeryüzü dar gelmiş ve nefisleri kendilerini (üzüntüden) sıkmıştı. Allah’tan başka bir sığınak olmadığını anladılar. Sonra Allah, onları tevbe etmeye muvaffak kıldı da onlar da tevbe ettiler ve Allah onların tevbelerini kabul buyurdu. Şüphesiz tevbeleri çokça kabul eden, çokça merhamet eden O’dur.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Tevbe Suresi’nin 118. ayeti (9:118) Medeni bir surededir; 11. cüzde, Mushaf’ın 206. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

Tevbe Suresi 118. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

118. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Allah Teâlâ (Savaştan geri kalan) üç kişinin tövbesini kabul etmiştir. Onlar: Ka'b b. Mâlik, Murâre b. Rabî' ve Hilâl b. Umeyye -radıyallahu anhum-'dur. İşte bunlar tövbe etmekten geri bırakılmış ve Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile beraber Tebuk seferine çıkmaktan geri durduktan sonra bunların tövbelerinin kabul edilmesi gecikmiştir. Bunun üzerine Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bu üç kimseye karşı tavır takınılmasını emretmiş ve böylece onlara öyle bir üzüntü ve keder isabet etmişti ki yeryüzü bütün genişliğine rağmen kendilerine dar gelmişti. Yalnızlıktan dolayı göğüsleri daralmış ve Allah'tan başka sığınacak kimseleri olmadığını anlamışlardı. Allah tövbe etmeleri hususunda kendilerini muvaffak kılmak suretiyle onlara rahmet etmiş ve sonra onların tövbelerini kabul etmişti. O, kullarının tövbelerini çokça kabul eden ve kullarına karşı çok merhamet edendir.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

118. Yüce Allah aynı şekilde bu gazada müslümanlarla birlikte savaşa çıkmayıp “geri bırakılan üç kişinin de” tevbelerini kabul buyurmuştur. Bu üç kişi ise Ka’b b. Malik ile iki arkadaşı (Hilal ve Murara) idiler. Bunların başından geçen olay, sahih hadis kitapları ile Sünenlerde mevcut ve meşhurdur.[28] “Öyle” büyük bir üzüntüye kapılmışlardı “ki yeryüzü onca genişliğine rağmen onlara dar gelmiş, vicdanları kendilerini sıktıkça sıkmıştı.” Her şeyden daha çok sevdikleri canları bile onlara dar gelmişti. Hem oldukça geniş olan dünya onlara dar gelmiş hem de âdeten kendilerini sıkmaması gereken o … Devamını oku

Tevbe Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Tevbe suresinin 118-122. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 206. sayfası).

  • Allah'tan sakınmanın gerekliliğine ve doğruluğa vurgu yapılmıştır. Bu ikisi kişiyi helak olmaktan kurtaran sebeplerdir.
  • Allah yolunda sadaka verip infakta bulunmanın faziletinin büyüklüğüne vurgu yapılmıştır.
  • Dinde derin bilgiye kavuşmak tıpkı cihat etmek gibidir. Çünkü din, ancak bu iki şey ile ayakta kalır.

118. ayetin diğer mealleri

(Savaştan geri kalan) Üç kişiye, bütün genişliğine rağmen yeryüzü kendilerine dar gelip, nefisler kendilerini (üzüntüden) sıkmıştı. Allah’tan başka bir sığınak olmadığını anladılar. Sonra Allah onları tevbe etmeye muvaffak kıldı da onlar da tevbe ettiler ve Allah tevbelerini kabul buyurdu. Şüphesiz tevbeleri çokça kabul eden, çokça merhamet eden O’dur.

 Ve (seferden) geri bırakılan üç kişinin de (tevbelerini kabul etti). Yeryüzü, genişliğine rağmen onlara dar gelmiş, vicdanları kendilerini sıktıkça sıkmıştı. Nihayet Allah'tan (O'nun azabından) yine Allah’a sığınmaktan başka çare olmadığını anlamışlardı. Sonra (eski hallerine) dönmeleri için Allah onların tevbesini kabul etti. Çünkü Allah tevbeyi çok kabul eden, pek esirgeyendir.

Allah, haklarında hüküm beklenen o üç kişiyi de bağışladı. Çünkü o derece bunalmışlardı ki, yeryüzü bütün genişliğine rağmen onlara dar gelmeye başlamıştı, vicdanları da kendilerini sıkıntıya sokmuştu. Allah'dan kurtuluşun, ancak Allah'a sığınmakta olduğunu anlamışlardı. Sonra da Allah, onları tevbekâr olmaya muvaffak kıldı da tevbelerini kabul buyurdu. Şüphesiz ki Allah, tevbeleri çok çok kabul edendir, çok merhametli olandır.

118. ayet kelime kelime

  1. وَعَلَى waʿalā ve
  2. ٱلثَّلَٰثَةِ l-thalāthati üçünün (kişinin)
  3. ٱلَّذِينَ alladhīna geri bırakılan
  4. خُلِّفُوا۟ khullifū
  5. حَتَّىٰٓ ḥattā hatta
  6. إِذَا idhā dar gelmişti
  7. ضَاقَتْ ḍāqat
  8. عَلَيْهِمُ ʿalayhimu başlarına
  9. ٱلْأَرْضُ l-arḍu dünya
  10. بِمَا bimā rağmen
  11. رَحُبَتْ raḥubat genişliğine
  12. وَضَاقَتْ waḍāqat ve sıkıldıkça sıkılmış
  13. عَلَيْهِمْ ʿalayhim onların
  14. أَنفُسُهُمْ anfusuhum canları
  15. وَظَنُّوٓا۟ waẓannū ve anlamışlardı
  16. أَن an olmadığını
  17. لَّا lā
  18. مَلْجَأَ malja-a bir çare
  19. مِنَ mina Allahtan
  20. ٱللَّهِ l-lahi
  21. إِلَّآ illā başka
  22. إِلَيْهِ ilayhi yine kendisinden
  23. ثُمَّ thumma sonra
  24. تَابَ tāba tevbesini kabul buyurdu
  25. عَلَيْهِمْ ʿalayhim onların
  26. لِيَتُوبُوٓا۟ liyatūbū tevbe etsinler
  27. إِنَّ inna çünkü
  28. ٱللَّهَ l-laha Allah
  29. هُوَ huwa O
  30. ٱلتَّوَّابُ l-tawābu tevbeyi çok kabul eden
  31. ٱلرَّحِيمُ l-raḥīmu çok esirgeyendir

Bu ayetin geçtiği hadisler

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Kudsî hadis Riyâzü's-Sâlihîn 21

“Malının bir kısmını dağıtmayıp elinde tutman senin için daha hayırlı olur”

Kâ'b b. Mâlik -radıyallahu anh- şöyle dedi: Yâ Rasûlallah! Tövbemin kabul edilmesine şükran olarak bütün malımı Allah ve Rasûlu uğrunda fakirlere dağıtmak istiyorum, dedim. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: “Malının bir kısmını dağıtmayıp elinde tutman senin için daha hayırlı olur” buyurdu.

وعن عبد الله بن كعب بن مالك، وكان قائد كعب رضي الله عنه من بنيه حين عمي قال‏:‏ سمعت كعب بن مالك رضي الله عنه يحدث بحديثه حين تخلف عن رسول الله صلى الله عليه وسلم في غزوة تبوك‏.‏ قال كعب‏:‏ لم اتخلف عن رسول الله، صلى…

Râvi: Ka‘b ibn Mâlik + 37 başka rivayet Şerhli

Diğer hadisler (10)

118. ayetle ilgili ayetler

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Tevbe 9:104

    أَلَمْ يَعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ هُوَ يَقْبَلُ ٱلتَّوْبَةَ عَنْ عِبَادِهِۦ وَيَأْخُذُ ٱلصَّدَقَٰتِ وَأَنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلتَّوَّابُ ٱلرَّحِيمُ

    Kulların tevbesini ancak Allah'ın kabul ettiğini, sadakaları da O'nun kabul ettiğini bilmiyorlar mı? Allah tevbeleri çokça kabul edendir, çok merhametlidir.

Tevbe Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Bu ayetteki Allah’ın isimleri

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ