(Savaştan geri kalan) Diğer bir kısım da, günahlarını itiraf ettiler. Bunlar salih amelle kötü ameli birbirine karıştırmışlardır. Umulur ki Allah, tevbelerini kabul eder. Çünkü Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Tevbe Suresi’nin 102. ayeti (9:102) Medeni bir surededir; 11. cüzde, Mushaf’ın 203. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Tevbe Suresi 102. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
102. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Medine ehlinden başka bir topluluk mazeretleri olmadan savaştan geri kaldılar. Savaşa katılmamak hususunda özürleri olmadığını kendileri aleyhine ikrar etmişler ve yalan mazeret uydurmamışlardır. Allah’a taat, O’nun şeriatine tutunmak ve yolunda cihat etmek ile önceden yaptıkları salih amellerini, diğer kötü olan amelleriyle karıştırmışlardır. Onlar, Allah’ın kendilerinin tövbesini kabul etmesini ve bağışlamasını ummuşlardır. Şüphesiz Allah, tövbe eden kullarının günahlarını çokça örtüp bağışlayandır. Onlara karşı çok merhametlidir.
102. Medine’de ve Medine’nin çevresinde bulunanlar arasında hatta diğer İslâm beldelerinde olanlardan “diğer bir kısım da günahlarını itiraf ettiler.” Günahlarını kabul ederek onlara pişman oldular, bu günahlardan tevbe etmeye ve onların kirlerinden arınmaya koştular. “Bunlar, salih amellere kötü ameller karıştırmışlardır.” Bir amel, ancak kul, tevhidin ve imanın küfür ve şirkten kurtaran asgari derecesine sahip olduğu takdirde salih olur. Zira böyle bir iman ve tevhid, her türlü salih amel için şarttır. İşte bunlar da salih amelleri kötü amellere karıştırmışlardır. Bazı haramları işlemek ve … Devamını oku
İman etmede acele etmenin, Allah yolunda hicretin, dine yardım etmenin ve Selef-i Salihin yoluna tabi olmanın fazileti beyan edilmiştir.
Gayb ilminin Allah -Azze ve Celle-'ye ait olduğu ve kalplerde olanı Allah'tan başka hiç kimsenin bilmediği beyan edilmiştir.
Müminlerden masiyet sahibi olan kimseler eğer tövbe eder ve amellerini düzeltirlerse Allah'ın onların tövbelerini kabul etmesi ve onları bağışlaması umulur.
Zekât vermenin farz olması, fazileti ve malı artırması vurgulanmıştır. Nefislerin, cimrilik ve benzeri belalardan arınmasına olan etkisi beyan edilmiştir.
102. ayetin diğer mealleri
(Savaştan geri kalan) Diğerleri günahlarını itiraf ettiler. Onlar salih amel ile diğer kötü bir amelle karıştırdılar. Allah’ın onların tevbesini kabul etmesi umulur. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
Diğerleri ise günahlarını itiraf ettiler, iyi bir ameli diğer kötü bir amelle karıştırdılar. (Tevbe ederlerse) umulur ki Allah onların tevbesini kabul eder. Çünkü Allah çok bağışlayan, pek esirgeyendir.
Onlardan bir kısmı günahlarını itiraf ettiler. Ve iyi bir amelle kötü bir ameli karıştırdılar. Ola ki, Allah tevbelerini kabul eder. Çünkü Allah gafurdur, rahîmdir.
102. ayet kelime kelime
وَءَاخَرُونَwaākharūnave başka bir kısmı da
ٱعْتَرَفُوا۟iʿ'tarafūitiraf ettiler
بِذُنُوبِهِمْbidhunūbihimgünahlarını
خَلَطُوا۟khalaṭūbirbirine karıştırdılar
عَمَلًاʿamalanameli
صَٰلِحًاṣāliḥaniyi
وَءَاخَرَwaākharadiğer
سَيِّئًاsayyi-ankötüsüyle
عَسَىʿasābelki
ٱللَّهُl-lahuAllah
أَنantevbesini kabul eder
يَتُوبَyatūba
عَلَيْهِمْʿalayhimonların
إِنَّinnaçünkü
ٱللَّهَl-lahaAllah
غَفُورٌghafūrunbağışlayandır
رَّحِيمٌraḥīmunesirgeyendir
Bu ayetin geçtiği hadisler
Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.
Vasiyet edenin yanlış yada haksız bir paylaşım yapmasından endişe duyan kimse (tarafların) aralarını düzeltmesinde bir günah yoktur. Şüphesiz Allah, çok bağışlayıcı ve çok merhametlidir.
Bunun böyle olması Allah’ın; doğruları, doğrulukları sebebiyle mükâfatlandırması, dilerse münafıklara azap etmesi yahut onların tevbesini kabul etmesi içindir. Şüphesiz Allah; çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.