İçeriğe geç

Mâide Suresi 34. Ayet

سورة المائدة، الآية ٣٤

5:34 6. cüz 12. hizb Mushaf’ta 113. sayfa Medeni sure

5:34 ayetinin metni

إِلَّا ٱلَّذِينَ تَابُوا۟ مِن قَبْلِ أَن تَقْدِرُوا۟ عَلَيْهِمْ فَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ ۝٣٤

Okunuşu

illā alladhīna tābū min qabli an taqdirū ʿalayhim fa-iʿ'lamū anna l-laha ghafūrun raḥīmun

Meal

Ancak onları yakalamadan önce tevbe edenler bunun dışındadır. Biliniz ki Allah, çokça bağışlayan ve merhamet edendir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Mâide Suresi’nin 34. ayeti (5:34) Medeni bir surededir; 6. cüzde, Mushaf’ın 113. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Mâide Suresi 34. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

34. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

-Ey devlet yetkilileri!- Savaşçılardan yakalanmadan önce tövbe edenler bunun dışındadır. Biliniz ki yüce Allah, tövbeden sonra çok bağışlayan ve merhamet edendir. Onlardan cezayı kaldırması yüce Allah'ın merhametindendir.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

34. “Ancak elinize geçirmezden önce” bu savaş açanlardan “tevbe edenler müstesnadır. Bilin ki Allah Ğafûrdur, Rahîmdir.” Yani Allah böyle birisinden öldürülmek, asılmak, elinin ve ayağının çaprazlama kesilmesi, sürgüne gönderilme gibi kendi hakkını düşürür. Aynı şekilde yol kesicinin önce kâfir iken sonra İslâm’a girmesi üzerindeki kul hakkını da düşürür. Eğer yol kesen kişi müslüman ise üzerindeki öldürme ve mal alma şeklindeki kul hakları düşmez. Âyetin mefhumu, yol kesenin ele geçirilmesinden sonra tevbe etmesinin, hiçbir cezasını düşürmeyeceğine delildir. Buradaki hikmet açıkça … Devamını oku

Mâide Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Mâide suresinin 32-36. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 113. sayfası).

  • İnsan nefsinin, kutsal ve saygın olması. Şüphesiz kim onu korursa ve hayat hakkı tanırsa, sanki bütün insanlara hayat vermiş gibi olur. Kim de bir insan nefsini yok ederse veya haksız yere eza verirse, sanki bütün insanlara zarar vermiş gibi olur.
  • Allah ve Rasûlüne karşı savaş açıp, insanları öldüren, mallarını gasp ederek, yol kesen ve bozgunculuk çıkaranların cezası; asılıp idam edilmeden öldürülmek yahut asılarak idam edilmektir. Yahut el ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi veya bulundukları yerden sürülmeleridir. Bu ceza türleri onların işlediği suça göre belirlenir.
  • Devlete karşı savaşarak, yol kesip, fesat çıkaranlar devlet yöneticisi tarafından yakalanmadan önce tövbe ederlerse affedilmeleri gerekir.

34. ayetin diğer mealleri

Ancak onları yakalamadan önce tevbe edenler bunun dışındadır. Biliniz ki Allah, çokça bağışlayan ve merhamet edendir.

Ancak (böylelerinin hak ettikleri cezayı) onlara takdir etmenizden önce, tevbe edenler, bundan müstesnadır. Zira biliniz ki Allah, çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.

Ancak kendilerini yakalamanızdan önce tevbe edenler başka. Bilin ki Allah, çok bağışlayan ve çok merhamet edendir.

34. ayet kelime kelime

  1. إِلَّا illā hariç
  2. ٱلَّذِينَ alladhīna kimseler
  3. تَابُوا۟ tābū tevbe eden(ler)
  4. مِن min önce
  5. قَبْلِ qabli
  6. أَن an ele geçirmenizden
  7. تَقْدِرُوا۟ taqdirū
  8. عَلَيْهِمْ ʿalayhim onları
  9. فَٱعْلَمُوٓا۟ fa-iʿ'lamū bilin ki
  10. أَنَّ anna muhakkak
  11. ٱللَّهَ l-laha Allah
  12. غَفُورٌ ghafūrun bağışlayandır
  13. رَّحِيمٌ raḥīmun esirgeyendir

34. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Zümer 39:53

    قُلْ يَٰعِبَادِىَ ٱلَّذِينَ أَسْرَفُوا۟ عَلَىٰٓ أَنفُسِهِمْ لَا تَقْنَطُوا۟ مِن رَّحْمَةِ ٱللَّهِ إِنَّ ٱللَّهَ يَغْفِرُ ٱلذُّنُوبَ جَمِيعًا إِنَّهُۥ هُوَ ٱلْغَفُورُ ٱلرَّحِيمُ

    De ki: “Ey nefisleri aleyhine ileri giden kullarım. Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin, çünkü Allah bütün günahları mağfiret eder.” Muhakkak O, çok çok mağfiret edendir, rahmet edendir.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Âl-i İmrân 3:89

    إِلَّا ٱلَّذِينَ تَابُوا۟ مِنۢ بَعْدِ ذَٰلِكَ وَأَصْلَحُوا۟ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

    Ancak, bu hatalarından sonra tevbe edip, hallerini düzeltenler müstesnadır. Muhakkak ki Allah, çokça affedendir, çokça merhamet edendir.

  • Enfâl 8:69

    فَكُلُوا۟ مِمَّا غَنِمْتُمْ حَلَٰلًا طَيِّبًا وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

    Artık elde ettiğiniz ganimetten helâl ve temiz olarak yiyin. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah; çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  • Nûr 24:5

    إِلَّا ٱلَّذِينَ تَابُوا۟ مِنۢ بَعْدِ ذَٰلِكَ وَأَصْلَحُوا۟ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

    Ancak bundan sonra tevbe edenler ve (amellerini) ıslah edenler müstesnadır. Allah çok bağışlayıcı ve merhametlidir.

  • Bakara 2:199

    ثُمَّ أَفِيضُوا۟ مِنْ حَيْثُ أَفَاضَ ٱلنَّاسُ وَٱسْتَغْفِرُوا۟ ٱللَّهَ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

    Sonra insanların akıp geldiği yerden siz de akıp gelin. Allah'tan bağışlanmanızı isteyin. Çünkü Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

  • Bakara 2:173

    إِنَّمَا حَرَّمَ عَلَيْكُمُ ٱلْمَيْتَةَ وَٱلدَّمَ وَلَحْمَ ٱلْخِنزِيرِ وَمَآ أُهِلَّ بِهِۦ لِغَيْرِ ٱللَّهِ فَمَنِ ٱضْطُرَّ غَيْرَ بَاغٍ وَلَا عَادٍ فَلَآ إِثْمَ عَلَيْهِ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

    Allah size, ölüyü, kanı, domuz etini ve Allah'tan başkası adına kesilen hayvanları haram kıldı. Kim bunları yemeye mecbur kalırsa, taşkınlık etmemek, aşırı gitmemek şartıyla bunlardan yemesinde bir günah yoktur. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcı ve merhametlidir.

  • Bakara 2:182

    فَمَنْ خَافَ مِن مُّوصٍ جَنَفًا أَوْ إِثْمًا فَأَصْلَحَ بَيْنَهُمْ فَلَآ إِثْمَ عَلَيْهِ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

    Vasiyet edenin yanlış yada haksız bir paylaşım yapmasından endişe duyan kimse (tarafların) aralarını düzeltmesinde bir günah yoktur. Şüphesiz Allah, çok bağışlayıcı ve çok merhametlidir.

Mâide Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Bu ayetteki Allah’ın isimleri

Daha fazlası

12 Ekim 2026 Pazartesi 1 جمادى الأولى 1448 هـ