İçeriğe geç

Tâhâ Suresi 96. Ayet

سورة طه، الآية ٩٦

20:96 16. cüz 32. hizb Mushaf’ta 318. sayfa Mekki sure

20:96 ayetinin metni

قَالَ بَصُرْتُ بِمَا لَمْ يَبْصُرُوا۟ بِهِۦ فَقَبَضْتُ قَبْضَةً مِّنْ أَثَرِ ٱلرَّسُولِ فَنَبَذْتُهَا وَكَذَٰلِكَ سَوَّلَتْ لِى نَفْسِى ۝٩٦

Okunuşu

qāla baṣur'tu bimā lam yabṣurū bihi faqabaḍtu qabḍatan min athari l-rasūli fanabadhtuhā wakadhālika sawwalat lī nafsī

Meal

O da: "Onların görmedikleri bir şey gördüm ve elçinin (Cebrâil -aleyhisselam-'ın) izinden bir avuç (toprak) avuçladım ve onu (erimiş mücevheratın içine) attım. İşte nefsim bunu bana hoş gösterdi." dedi.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Tâhâ Suresi’nin 96. ayeti (20:96) Mekki bir surededir; 16. cüzde, Mushaf’ın 318. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Tâhâ Suresi 96. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

96. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Samiri, Musa -aleyhisselam-'a şöyle dedi: "Onların görmediğini gördüm. Cebrail'i atın üzerinde gördüm ve atının ayak izinin olduğu topraktan bir avuç aldım. Kendisinden buzağı heykeli yapılan erimiş süs eşyalarının üzerine attım. Sonra ondan böğüren buzağı şekli ortaya çıktı. Nefsim yaptığım şeyi bana güzel gösterdi."

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri 95–96. ayetler

95-96. “Senin maksadın nedir ey Sâmirî?” Yani sen bu işi ne diye yaptın? Bunun üzerine Sâmirî şunları söyledi: “Onların görmediklerini ben gördüm.” Gördüğü, İsrailoğulları denizden çıkıp da Firavun ve askerleri suda boğulduklarında -müfessirlerin dediklerine göre- bir at üzerinde olan Cebrail idi. “Onun için elçinin” atının toynağının “izinden bir avuç” toprak “aldım ve onu” buzağının üzerine “attım. Nefsim bana bu şekilde (yapmamı)” o toprağı alıp sonra da oraya atmayı “hoş gösterdi.” Ve olanlar oldu.

Tâhâ Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Tâhâ suresinin 88-98. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 318. sayfası).

  • Hakikatlere sahtekârlık karıştırarak insanları aldatmak, sapıklık ehlinin tuttuğu bir yoldur.
  • Yüce Allah'ın yasaklarının çiğnendiği zaman ortaya çıkan öfke, övülen bir öfkedir.
  • Ayetlerde, bidat ve günah ehlinin kovulup terk edilmeleri ve onlarla arkadaşlık kurulmaması bir esas olarak beyan edilmiştir.
  • Ayetlerde, AllahTeâlâ'nın kainattaki fiillerine bakarak O'nu tanıyıp, bilmek için tefekkür etmenin gerekliliği işaret edilmiştir.

96. ayetin diğer mealleri

O da: Onların görmedikleri bir şey gördüm ve elçinin izinden bir avuç (toprak) avuçladım ve onu (erimiş mücevheratın içine) attım. İşte nefsim bunu bana hoş gösterdi, dedi.

O da: Ben, onların görmediklerini gördüm. Zira, o elçinin izinden bir avuç (toprak) alıp onu (erimiş mücevheratın içine) attım. Bunu böyle nefsim bana hoş gösterdi, dedi.

Sâmirî: "Onların görmedikleri bir şey gördüm: (Sana gelen) ilâhî elçinin (Cebrail'in) izinden bir avuç (toprak) aldım ve onu (erimiş mücevheratın içine) attım. Bunu, bana böylece nefsim hoş gösterdi" dedi.

96. ayet kelime kelime

  1. قَالَ qāla dedi ki
  2. بَصُرْتُ baṣur'tu ben gördüm
  3. بِمَا bimā şeyleri
  4. لَمْ lam onların görmedikleri
  5. يَبْصُرُوا۟ yabṣurū
  6. بِهِۦ bihi onda
  7. فَقَبَضْتُ faqabaḍtu sonra aldım
  8. قَبْضَةً qabḍatan bir avuç
  9. مِّنْ min eserinden
  10. أَثَرِ athari
  11. ٱلرَّسُولِ l-rasūli Elçinin
  12. فَنَبَذْتُهَا fanabadhtuhā ve onu attım
  13. وَكَذَٰلِكَ wakadhālika ve böyle (yapmayı)
  14. سَوَّلَتْ sawwalat hoş gösterdi
  15. لِى lī bana
  16. نَفْسِى nafsī nefsim

Daha fazlası

12 Ekim 2026 Pazartesi 1 جمادى الأولى 1448 هـ