Mûsâ: "Haydi git. Artık (ceza olarak) hayatın boyunca bana dokunmayın diyeceksin. Bir de senin için hiç kaçamayacağın bir azap günü var. Üzerine sarılıp ibadet ettiğin ilahına bir bak, şimdi onu yakacağız. Sonra parça parça edip denize savuracağız." dedi.
Tâhâ Suresi’nin 97. ayeti (20:97) Mekki bir surededir; 16. cüzde, Mushaf’ın 318. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Tâhâ Suresi 97. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
97. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Musa -aleyhisselam-, Samiri'ye şöyle dedi: "Haydi git, hayatta olduğun sürece ‘’bana dokunmayın’’ diyerek gezeceksin. Terk edilmiş/dışlanmış olarak yaşayacaksın. Kıyamet gününde hesaba çekilip cezalandırılacağın bir gün vardır. Yüce Allah bu vaadinden dönmez. Allah'tan başka ilah olarak edindiğin ve kendisine ibadet ettiğin buzağıya bak. Eriyene kadar ateş yakacağım ve ondan bir eser kalmayana kadar onu denize savuracağım."
97. Mûsâ da ona “dedi ki: Haydi git” benden uzak dur. “Çünkü sen hayatta oldukça: Ne siz bana dokunun, ne ben size dokunayım, diyeceksin.” Yani senin dünya hayatındaki cezan şu olacaktır: Kimse sana yaklaşmayacağı gibi kimse sana dokunmayacaktır da. Hatta sen, sana yaklaşmak isteyenlere bile: Bana dokunma, bana yaklaşma, diyeceksin. Bu ise onun yaptığının bir cezasıdır. Zira başkasının elinin değmediği şeye onun eli değmişti ve başkasının yapmadığı bir işi o yapmıştı. “Senin için asla ertelenmeyecek bir (azap) vadesi vardır.” O vade gelince hayır ve şer tüm amelinin karşılığı sana … Devamını oku
Hakikatlere sahtekârlık karıştırarak insanları aldatmak, sapıklık ehlinin tuttuğu bir yoldur.
Yüce Allah'ın yasaklarının çiğnendiği zaman ortaya çıkan öfke, övülen bir öfkedir.
Ayetlerde, bidat ve günah ehlinin kovulup terk edilmeleri ve onlarla arkadaşlık kurulmaması bir esas olarak beyan edilmiştir.
Ayetlerde, AllahTeâlâ'nın kainattaki fiillerine bakarak O'nu tanıyıp, bilmek için tefekkür etmenin gerekliliği işaret edilmiştir.
97. ayetin diğer mealleri
Musa: Haydi, git. Artık (ceza olarak) hayatın boyunca bana dokunmayın diyeceksin. Bir de senin için hiç kaçamayacağın bir azap günü var. Üzerine sarılıp ibadet ettiğin ilahına bir bak, şimdi onu yakacağız sonra parça parça edip denize savuracağız, dedi.
Musa: Defol! dedi, artık hayatın boyunca sen: «Bana dokunmayın!» diyeceksin. Ayrıca senin için, kurtulamayacağın bir ceza günü var. Tapmakta olduğun ilâhına da bak! Yemin ederim, biz onu yakacağız; sonra da onu parça parça edip denize savuracağız!
(Musa ona şöyle) dedi: "Haydi çekil git. Artık senin için hayat boyunca, 'benimle temas yok' diye söylemen var (bir vahşi gibi yapayalnız yaşamağa mahkum olacaksın). Hem senin için asla kaçamayacağın bir ceza daha vardır. Bir de ibadet edip durduğun ilâhına bak; elbette biz onu yakacağız, sonra da kül edip muhakkak onu denize savuracağız."
97. ayet kelime kelime
قَالَqāla(Musa) dedi
فَٱذْهَبْfa-idh'habgit (defol)
فَإِنَّfa-innaartık
لَكَlakasen
فِىfīhayat boyunca
ٱلْحَيَوٰةِl-ḥayati
أَنandiyeceksin
تَقُولَtaqūla
لَاlābana dokunmayın!
مِسَاسَmisāsa
وَإِنَّwa-innave şüphesiz
لَكَlakasana
مَوْعِدًاmawʿidanva'dedilenden (cezadan)
لَّنlanasla
تُخْلَفَهُۥtukh'lafahukurtulamayacaksın
وَٱنظُرْwa-unẓurşimdi bak
إِلَىٰٓilātanrına
إِلَٰهِكَilāhika
ٱلَّذِىalladhīdurup ısrarla
ظَلْتَẓalta
عَلَيْهِʿalayhiona
عَاكِفًاʿākifantaptığın
لَّنُحَرِّقَنَّهُۥlanuḥarriqannahubiz onu yakacağız