İçeriğe geç

Tâhâ Suresi 97. Ayet

سورة طه، الآية ٩٧

20:97 16. cüz 32. hizb Mushaf’ta 318. sayfa Mekki sure

20:97 ayetinin metni

قَالَ فَٱذْهَبْ فَإِنَّ لَكَ فِى ٱلْحَيَوٰةِ أَن تَقُولَ لَا مِسَاسَ وَإِنَّ لَكَ مَوْعِدًا لَّن تُخْلَفَهُۥ وَٱنظُرْ إِلَىٰٓ إِلَٰهِكَ ٱلَّذِى ظَلْتَ عَلَيْهِ عَاكِفًا لَّنُحَرِّقَنَّهُۥ ثُمَّ لَنَنسِفَنَّهُۥ فِى ٱلْيَمِّ نَسْفًا ۝٩٧

Okunuşu

qāla fa-idh'hab fa-inna laka fī l-ḥayati an taqūla lā misāsa wa-inna laka mawʿidan lan tukh'lafahu wa-unẓur ilā ilāhika alladhī ẓalta ʿalayhi ʿākifan lanuḥarriqannahu thumma lanansifannahu fī l-yami nasfan

Meal

Mûsâ: "Haydi git. Artık (ceza olarak) hayatın boyunca bana dokunmayın diyeceksin. Bir de senin için hiç kaçamayacağın bir azap günü var. Üzerine sarılıp ibadet ettiğin ilahına bir bak, şimdi onu yakacağız. Sonra parça parça edip denize savuracağız." dedi.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Tâhâ Suresi’nin 97. ayeti (20:97) Mekki bir surededir; 16. cüzde, Mushaf’ın 318. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Tâhâ Suresi 97. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

97. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Musa -aleyhisselam-, Samiri'ye şöyle dedi: "Haydi git, hayatta olduğun sürece ‘’bana dokunmayın’’ diyerek gezeceksin. Terk edilmiş/dışlanmış olarak yaşayacaksın. Kıyamet gününde hesaba çekilip cezalandırılacağın bir gün vardır. Yüce Allah bu vaadinden dönmez. Allah'tan başka ilah olarak edindiğin ve kendisine ibadet ettiğin buzağıya bak. Eriyene kadar ateş yakacağım ve ondan bir eser kalmayana kadar onu denize savuracağım."

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

97. Mûsâ da ona “dedi ki: Haydi git” benden uzak dur. “Çünkü sen hayatta oldukça: Ne siz bana dokunun, ne ben size dokunayım, diyeceksin.” Yani senin dünya hayatındaki cezan şu olacaktır: Kimse sana yaklaşmayacağı gibi kimse sana dokunmayacaktır da. Hatta sen, sana yaklaşmak isteyenlere bile: Bana dokunma, bana yaklaşma, diyeceksin. Bu ise onun yaptığının bir cezasıdır. Zira başkasının elinin değmediği şeye onun eli değmişti ve başkasının yapmadığı bir işi o yapmıştı. “Senin için asla ertelenmeyecek bir (azap) vadesi vardır.” O vade gelince hayır ve şer tüm amelinin karşılığı sana … Devamını oku

Tâhâ Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Tâhâ suresinin 88-98. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 318. sayfası).

  • Hakikatlere sahtekârlık karıştırarak insanları aldatmak, sapıklık ehlinin tuttuğu bir yoldur.
  • Yüce Allah'ın yasaklarının çiğnendiği zaman ortaya çıkan öfke, övülen bir öfkedir.
  • Ayetlerde, bidat ve günah ehlinin kovulup terk edilmeleri ve onlarla arkadaşlık kurulmaması bir esas olarak beyan edilmiştir.
  • Ayetlerde, AllahTeâlâ'nın kainattaki fiillerine bakarak O'nu tanıyıp, bilmek için tefekkür etmenin gerekliliği işaret edilmiştir.

97. ayetin diğer mealleri

Musa: Haydi, git. Artık (ceza olarak) hayatın boyunca bana dokunmayın diyeceksin. Bir de senin için hiç kaçamayacağın bir azap günü var. Üzerine sarılıp ibadet ettiğin ilahına bir bak, şimdi onu yakacağız sonra parça parça edip denize savuracağız, dedi.

Musa: Defol! dedi, artık hayatın boyunca sen: «Bana dokunmayın!» diyeceksin. Ayrıca senin için, kurtulamayacağın bir ceza günü var. Tapmakta olduğun ilâhına da bak! Yemin ederim, biz onu yakacağız; sonra da onu parça parça edip denize savuracağız!

(Musa ona şöyle) dedi: "Haydi çekil git. Artık senin için hayat boyunca, 'benimle temas yok' diye söylemen var (bir vahşi gibi yapayalnız yaşamağa mahkum olacaksın). Hem senin için asla kaçamayacağın bir ceza daha vardır. Bir de ibadet edip durduğun ilâhına bak; elbette biz onu yakacağız, sonra da kül edip muhakkak onu denize savuracağız."

97. ayet kelime kelime

  1. قَالَ qāla (Musa) dedi
  2. فَٱذْهَبْ fa-idh'hab git (defol)
  3. فَإِنَّ fa-inna artık
  4. لَكَ laka sen
  5. فِى fī hayat boyunca
  6. ٱلْحَيَوٰةِ l-ḥayati
  7. أَن an diyeceksin
  8. تَقُولَ taqūla
  9. لَا lā bana dokunmayın!
  10. مِسَاسَ misāsa
  11. وَإِنَّ wa-inna ve şüphesiz
  12. لَكَ laka sana
  13. مَوْعِدًا mawʿidan va'dedilenden (cezadan)
  14. لَّن lan asla
  15. تُخْلَفَهُۥ tukh'lafahu kurtulamayacaksın
  16. وَٱنظُرْ wa-unẓur şimdi bak
  17. إِلَىٰٓ ilā tanrına
  18. إِلَٰهِكَ ilāhika
  19. ٱلَّذِى alladhī durup ısrarla
  20. ظَلْتَ ẓalta
  21. عَلَيْهِ ʿalayhi ona
  22. عَاكِفًا ʿākifan taptığın
  23. لَّنُحَرِّقَنَّهُۥ lanuḥarriqannahu biz onu yakacağız
  24. ثُمَّ thumma sonra
  25. لَنَنسِفَنَّهُۥ lanansifannahu onu savuracağız
  26. فِى fī denize
  27. ٱلْيَمِّ l-yami
  28. نَسْفًا nasfan ufalayıp

Daha fazlası

12 Ekim 2026 Pazartesi 1 جمادى الأولى 1448 هـ