Dediler ki, “Sana verdiğimiz sözden kendi isteğimizle caymış değiliz. Fakat biz Mısır halkının mücevheratından yüklü miktarlarda takınmıştık. İşte onları ateşe attık. Sâmirî de aynı şekilde attı.”
Tâhâ Suresi’nin 87. ayeti (20:87) Mekki bir surededir; 16. cüzde, Mushaf’ın 317. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Tâhâ Suresi 87. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
87. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Musa'nın kavmi dedi ki: "Ey Musa! Kendi isteğimizle sana verdiğimiz sözden dönmedik. Bilakis buna mecbur kaldık. Firavun'un kavminin süs eşyalarından ağır yükler taşıdık. Onlardan kurtulmak için bir çukura attık. Bizim (altınları) çukura attığımız gibi Sâmirî de beraberinde olan Cebrail -aleyhisselam-'ın atının toynağının bastığı topraktan oraya attı."
87-88. Yani onlar, Mûsâ’ya şöyle demişlerdi: Biz bu işi kasten ve kendi tercihimizle yapmadık. Bu işi yapmamıza iten sebep şudur: Biz o kıpti kavmin, bizde ödünç bulunan zinet eşyasından dolayı günah işlemiş olacağımızdan çekindik. Zira nakledildiğine göre İsrailoğulları kıptilerden çok miktarda ödünç zinet eşyası almışlardı. Mısır’dan çıktıklarında bu süs eşyaları beraberlerinde idi. Mûsâ, yanlarından ayrıldığında bu zinet eşyalarını -geri döndüğünde bu hususta görüşünü almak üzere- bir araya getirip toplamışlardı. Sâmirî, Firavun ve kavminin suda boğuldukları gün -ileride geleceği üzere- … Devamını oku
Müminlerin kalplerinin şifa bulması, gözlerinin aydınlanması ve kalplerindeki öfkenin gitmesi için Yüce Allah'ın mücrimlerden intikam alması O'nun yeryüzündeki sünnetlerinden birisidir.
Zorbalar kendi nefisleri ve kavimleri için talihsiz kimselerdir. Çünkü onları hidayetten saptırır, onları hayra ve kurtuluşa iletmezler.
Nimetler şükür ile korunur ve artar. Nimetlere karşı yapılan nankörlük ise Allah'ın gazabını ve bu gazabın inmesini gerekli kılar.
Yüce Allah; şirk, küfür ve günahlardan tövbe edenleri ve kendisine iman edip salih amel işleyenleri daima bağışlar. Sonra ölene kadar bu hususta sebat eder.
Genel olarak acele etmek yerilmiş olsa da, din ile ilgili hususlarda acele etmek övülmüştür.
87. ayetin diğer mealleri
Onlar da: Sana verdiğimiz sözden kendi kudret ve irademizle dönmedik. Fakat o kavmin süs eşyasından yük taşımıştık. Sonra Samiri'nin attığı gibi biz de (ateşe) attık, dediler.
Dediler ki: Biz sana olan vaadimizden, kendi kudret ve irademizle dönmedik. Fakat biz, o kavmin (Mısırlıların) ziynet eşyasından bir takım ağırlıklar yüklenmiş, sonra da onları atmıştık; aynı şekilde Sâmirî de atmıştı.
Onlar dediler ki: "Biz sana verdiğimiz sözden, kendiliğimizden caymadık. Fakat biz o (Kıbtî) kavminin süs eşyasından bir takım ağırlıklar yüklenmiştik. Onları (ateşe) attık. Sâmirî de (kendi mücevheratını) böylece atmıştı."