"Biz de mutlaka sana karşı onun gibi bir sihir yapacağız. Bunun için seninle bizim aramızda; uygun bir yerde, senin de, bizim de gelebileceğimiz bir buluşma vakti belirle."
Tâhâ Suresi’nin 58. ayeti (20:58) Mekki bir surededir; 16. cüzde, Mushaf’ın 315. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Tâhâ Suresi 58. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
58. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Musa!- "Senin sihrin gibi bir sihir getireceğiz. Seninle bizim aramızda uygun bir yerde ve uygun bir zamanda senin de, bizim de gelebileceğimiz bir buluşma vakti belirle. Bu mekân, iki taraf arasında ortada bir mekân olsun."
58. Firavun sözlerine devamla şöyle dedi: Senin getirdiğin sihre benzer bir sihri biz de sana karşı getireceğiz. Bize süre tanı ve “bizimle senin aranda, bizim de senin de caymayacağımız bir buluşma zamanı ve uygun bir yer belirle.” Yani bu yeri bilmekte bizimle senin aranda herhangi bir fark olmasın yahut da o yer orada cereyan edeceklerin görünebilmesine imkan verecek şekilde düz ve geniş bir yer olsun.
Farklı türden ve renkten çeşit çeşit bitkinin yeryüzünden çıkarılması, Allah Teâlâ'nın kudretinin ve bir yaratıcının var olduğunun apaçık delilidir.
Ayetler, tekrar dirilme konusunda apaçık iki akli delili zikretmektedir: Ölümlerinin ardından bitkilerin topraktan yeniden çıkarılması ve mükellef olan kimselerin topraktan çıkarılmaları ve topraktan var edilmeleri.
Firavun'un küfrü inat küfrüdür. Çünkü o mucizeleri, haber yoluyla değil bilakis ayan beyan görmüş ve nefsinin derinliklerinde kani olmuştur.
Musa, Allah Teâlâ'nın kelimesinin üstün, dinin zahir olması, küfrün bastırılması ve toplum genelindeki insanların önünde haberin yayılması için bayram gününü seçmiştir.
58. ayetin diğer mealleri
Biz de sana, seninkine benzer bir sihir getireceğiz. Bizimle senin aranda bir buluşma vakti ve yeri belirle de bizim de senin de caymayacağımız denk bir yer olsun.
Öyle ise, muhakkak surette biz de sana, aynen onun gibi bir büyü getireceğiz. Şimdi sen, seninle bizim aramızda, ne senin, ne de bizim muhalefet etmeyeceğimiz uygun bir yerde buluşma zamanı ayarla.
"O halde biz de senin sihrin gibi bir sihirle sana geleceğiz (karşına çıkacağız); şimdi bizimle senin aranda bir vakit ve bir buluşma yeri tayin et ki; ne senin, ne bizim caymayacağımız uygun bir yer olsun."
58. ayet kelime kelime
فَلَنَأْتِيَنَّكَfalanatiyannakabiz de mutlaka sana getireceğizأ ت ي