İçeriğe geç

Tâhâ Suresi 40. Ayet

سورة طه، الآية ٤٠

20:40 16. cüz 32. hizb Mushaf’ta 314. sayfa Mekki sure

20:40 ayetinin metni

إِذْ تَمْشِىٓ أُخْتُكَ فَتَقُولُ هَلْ أَدُلُّكُمْ عَلَىٰ مَن يَكْفُلُهُۥ فَرَجَعْنَٰكَ إِلَىٰٓ أُمِّكَ كَىْ تَقَرَّ عَيْنُهَا وَلَا تَحْزَنَ وَقَتَلْتَ نَفْسًا فَنَجَّيْنَٰكَ مِنَ ٱلْغَمِّ وَفَتَنَّٰكَ فُتُونًا فَلَبِثْتَ سِنِينَ فِىٓ أَهْلِ مَدْيَنَ ثُمَّ جِئْتَ عَلَىٰ قَدَرٍ يَٰمُوسَىٰ ۝٤٠

Okunuşu

idh tamshī ukh'tuka fataqūlu hal adullukum ʿalā man yakfuluhu farajaʿnāka ilā ummika kay taqarra ʿaynuhā walā taḥzana waqatalta nafsan fanajjaynāka mina l-ghami wafatannāka futūnan falabith'ta sinīna fī ahli madyana thumma ji'ta ʿalā qadarin yāmūsā

Meal

Kız kardeşin gitmiş ve: "O’na bakacak birini size göstereyim mi?" demişti. Böylece seni, gözü aydın olsun ve üzülmesin diye annene geri döndürdük. Sen bir adam öldürmüştün de, seni yine üzüntüden kurtarmıştık. Bu şekilde seni (önceden de) imtihan etmiştik. Senelerce Medyen halkı arasında kalmıştın. Sonra da bir takdir üzere geldin ey Mûsâ!

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Tâhâ Suresi’nin 40. ayeti (20:40) Mekki bir surededir; 16. cüzde, Mushaf’ın 314. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Tâhâ Suresi 40. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

40. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Hani kız kardeşin sandık ilerledikçe onunla ilerleyip takip ediyordu. Onu alanlara dedi ki: Onu yetiştirecek, koruyacak ve emzirecek birisini size göstereyim mi? Senin kendisine dönmenden mutlu olması ve üzülmemesi için annene geri döndürmeyi sana bahşettik. Yumruk atarak öldürdüğün Kıptî’den ötürü ceza almaktan kurtulmayı sana bahşettik. Başına gelen her imtihandan seni kurtardık. Çıkıp senelerce Medyen halkı arasında kaldın. Sonra -Ey Musa!- sana takdir edilen vakitte seninle konuşulması için o vadiye geldin.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

40. Mûsâ, düşmanının eline düşünce annesi son derece endişelendi. Yüreği onun tasasıyla dolu halde sabahı etti. Eğer Yüce Allah, ona sebat verip de kalbini pekiştirmemiş olsaydı mutlaka onun durumunu bildiriverecekti. İşte böyle bir durumda Yüce Allah, Mûsâ’ya hiçbir sütanneyi kabul ettirmedi. Hiçbir kadının memesini asla kabul etmiyordu. Bu sonunda annesine dönsün, annesi de onu emzirsin, annesinin yanında kalsın, böylelikle annesin gözü aydın olsun, huzur ve sükûn bulsun diyeydi. Onun için Mûsâ’ya süt anneler getiriliyor, fakat o hiçbirisinin memesini kabul etmiyordu. Bunun üzerine Mûsâ’nın … Devamını oku

Tâhâ Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Tâhâ suresinin 38-51. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 314. sayfası).

  • Yüce Allah Musa -aleyhisselam- ve diğer resul ve peygamberlerle konuşarak onlara özen vermiştir. Peygamber varislerinin içinde bulundukları hal ve duruma göre Allah katında kendilerine uygun özen vardır.
  • Yaratılmışlara bahşedilen genel hidayetten bir tanesi de her canlının yaratılmış olduğu menfaatleri elde etmek ve zararlı olan şeyleri kendisinden defetmek için çabalamasıdır.
  • İyiliği emredip kötülükten yasaklamanın fazileti beyan edilmiştir. Güçlü olan kimseye yumuşak söz ile yaklaşılır. Böylece korunması güvence altında olur.
  • Geçmiş, şuan ve gelecek ile ilgili gayb ilmi yalnızca Yüce Allah'a aittir.

40. ayetin diğer mealleri

Kızkardeşin gitmiş ve: O’na bakacak birini size göstereyim mi? demişti. Böylece seni, gözü aydın olsun ve üzülmesin diye annene geri vermişti. Sen bir adam öldürmüştün de seni yine üzüntüden kurtarmıştık. Bu şekilde seni (önceden de) imtihan etmiştik. Senelerce Medyen halkı arasında kalmıştın. Sonra da bir takdire göre geldin ey Musa!

Hani, kız kardeşin gidip «Ona bakacak birini size bulayım mı?» diyordu. Böylece seni, gözü gönlü mutluluk dolsun ve üzülmesin diye annene geri verdik ve sen, birini öldürdün de seni endişeden kurtardık. Seni iyiden iyiye denemeden geçirdik. Bunun için yıllarca Medyen halkı arasında kalmış, sonra yine takdir ettiğimiz vakte gelmiştin ey Mûsâ."

Hani kız kardeşin (Firavun'un sarayına) giderek: "Ona bakacak birini size buluvereyim mi? diyordu. Böylece seni tekrar annene verdik ki, gözü aydın olsun da kederlenmesin. Hem sen, bir adam öldürdün de seni gamdan kurtardık. Seni çeşitli musibetlerle imtihan ettik. Bu sebeple yıllarca Medyen halkı içinde kaldın. Sonra ey Musa! Belli bir çağa (peygamberlik görevini yüklenecek bir yaşa) geldin.

40. ayet kelime kelime

  1. إِذْ idh hani
  2. تَمْشِىٓ tamshī gidiyordu
  3. أُخْتُكَ ukh'tuka kızkardeşin
  4. فَتَقُولُ fataqūlu ve diyordu
  5. هَلْ hal mi?
  6. أَدُلُّكُمْ adullukum size göstereyim
  7. عَلَىٰ ʿalā birini
  8. مَن man
  9. يَكْفُلُهُۥ yakfuluhu ona bakacak
  10. فَرَجَعْنَٰكَ farajaʿnāka böylece seni geri verdik
  11. إِلَىٰٓ ilā annene
  12. أُمِّكَ ummika
  13. كَىْ kay ki
  14. تَقَرَّ taqarra aydın olsun
  15. عَيْنُهَا ʿaynuhā gözü
  16. وَلَا walā ve asla
  17. تَحْزَنَ taḥzana üzülmesin
  18. وَقَتَلْتَ waqatalta ve sen öldürmüştün
  19. نَفْسًا nafsan bir adam
  20. فَنَجَّيْنَٰكَ fanajjaynāka seni kurtarmıştık
  21. مِنَ mina tasadan
  22. ٱلْغَمِّ l-ghami
  23. وَفَتَنَّٰكَ wafatannāka ve seni denemiştik
  24. فُتُونًا futūnan (iyi bir) deneyişle
  25. فَلَبِثْتَ falabith'ta sonra kaldın
  26. سِنِينَ sinīna yıllarca
  27. فِىٓ fī arasında
  28. أَهْلِ ahli halkı
  29. مَدْيَنَ madyana Medyen
  30. ثُمَّ thumma sonra
  31. جِئْتَ ji'ta bize geldin
  32. عَلَىٰ ʿalā belirlediğimiz vakitte
  33. قَدَرٍ qadarin
  34. يَٰمُوسَىٰ yāmūsā ey Musa

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.

40. ayetle ilgili ayetler

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Kasas 28:13

    فَرَدَدْنَٰهُ إِلَىٰٓ أُمِّهِۦ كَىْ تَقَرَّ عَيْنُهَا وَلَا تَحْزَنَ وَلِتَعْلَمَ أَنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

    Böylece onu; gözü aydın olsun, üzülmesin ve Allah’ın vaadinin hak olduğunu bilsin diye annesine geri döndürdük. Fakat, onların çoğu bilmezler.

Tâhâ Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ