İçeriğe geç

Tâhâ Suresi 121. Ayet

سورة طه، الآية ١٢١

20:121 16. cüz 32. hizb Mushaf’ta 320. sayfa Mekki sure

20:121 ayetinin metni

فَأَكَلَا مِنْهَا فَبَدَتْ لَهُمَا سَوْءَٰتُهُمَا وَطَفِقَا يَخْصِفَانِ عَلَيْهِمَا مِن وَرَقِ ٱلْجَنَّةِ وَعَصَىٰٓ ءَادَمُ رَبَّهُۥ فَغَوَىٰ ۝١٢١

Okunuşu

fa-akalā min'hā fabadat lahumā sawātuhumā waṭafiqā yakhṣifāni ʿalayhimā min waraqi l-janati waʿaṣā ādamu rabbahu faghawā

Meal

Nihayet ondan yediler. Bunun üzerine kendilerine ayıp yerleri göründü. Üstlerini cennet yaprağı ile örtmeye çalıştılar. (Bu suretle) Âdem Rabbine âsi olup yolunu şaşırdı

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Tâhâ Suresi’nin 121. ayeti (20:121) Mekki bir surededir; 16. cüzde, Mushaf’ın 320. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Tâhâ Suresi 121. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

121. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Âdem ve Havva kendilerine yasaklı olan ağaçtan yediler. Avret yerleri kapalı iken birden edep yerleri görünüverdi. Cennet ağaçlarının yapraklarından koparıp, bu yapraklarla avret yerlerini örtmeye başladılar. Âdem -aleyhisselam- Rabbinin emrine karşı geldi. Öyle ki; ağaçtan yememesi gerektiğine yönelik Yüce Allah'ın emrini yerine getirmedi. Böylece kendisi için caiz olmayan şeyde haddi aştı.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

121. Şeytan, Âdem’e nasihat veren bir kişi kimliğinde gelmişti. Ona yumuşak söz söylemişti. O nedenle Âdem de ona kandı. Her ikisi de ağaçtan yediler ama yediklerinden hemen pişman oluverdiler. Üzerlerindeki elbiseler düşüverdi ve böylelikle masiyet işledikleri ortaya çıktı. Önceleri örtülü iken her birine diğerinin avreti göründü. Bu sefer cennet ağaçlarının yapraklarını birbirine ekleyerek üzerlerine örtmeye ve böylelikle avret yerlerini kapatmaya çalıştılar. Ancak Yüce Allah’ın takdir edebileceği çapta çok mahcub oldular, utandılar. “Böylece Âdem Rabbinin emrine karşı geldi ve yolunu … Devamını oku

Tâhâ Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Tâhâ suresinin 114-125. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 320. sayfası).

  • İlim talep ederken edep ve ahlaklı olunmalıdır. İlgili ilmi yazdıran ya da öğreten hoca, konu bütünlüğü çerçevesinde sözünü devam ettirdiği sürece öğrenci acele etmeden sabır göstermelidir.
  • Âdem unutkan oldu, ardında zürriyeti de unutkan oldular. Kararlı bir şekilde sebat etmedi, zürriyeti de aynı şekilde sebatkar olamadı. Gecikmeden hemen tövbe etti ve Yüce Allah da onu bağışladı. Kim atası Âdem'e benzeyip, onun gibi hatasından hemen dönerse zulmedenlerden olmaz.
  • Tövbenin fazileti beyan edilmiştir. Zira Âdem -aleyhisselam- tövbe ettikten sonra öncesine göre daha iyi oldu.
  • Dünya hayatında, berzah aleminde ve ahiret yurdunda sıkıntılı yaşantı küfür ve dalalet ehli içindir.

121. ayetin diğer mealleri

İkisi de ondan yediler, hemen avret yerleri açıldı. Üzerlerine cennet yapraklarıyla kapatmaya çalıştılar. Adem Rabbine asi oldu ve şaştı.

Nihayet ondan yediler. Bunun üzerine kendilerine ayıp yerleri göründü. Üstlerini cennet yaprağı ile örtmeye çalıştılar. (Bu suretle) Âdem Rabbine âsi olup yolunu şaşırdı.

Bunun üzerine ikisi de o ağaçtan yediler. Hemen ayıp yerleri kendilerine açılıp görünüverdi. Ve üzerlerine cennet yaprağından örtüp yamamaya başladılar. Âdem Rabbinin emrinden çıktı da şaşırdı.

121. ayet kelime kelime

  1. فَأَكَلَا fa-akalā yediler
  2. مِنْهَا min'hā o(ağaç)tan
  3. فَبَدَتْ fabadat böylece göründü
  4. لَهُمَا lahumā kendilerine
  5. سَوْءَٰتُهُمَا sawātuhumā kötü yerleri
  6. وَطَفِقَا waṭafiqā ve başladılar
  7. يَخْصِفَانِ yakhṣifāni örtmeğe
  8. عَلَيْهِمَا ʿalayhimā üstlerini
  9. مِن min yaprağından
  10. وَرَقِ waraqi
  11. ٱلْجَنَّةِ l-janati cennet
  12. وَعَصَىٰٓ waʿaṣā ve karşı geldi
  13. ءَادَمُ ādamu Adem
  14. رَبَّهُۥ rabbahu Rabbine
  15. فَغَوَىٰ faghawā ve şaşırdı

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.

121. ayetle ilgili ayetler

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • A’râf 7:22

    فَدَلَّىٰهُمَا بِغُرُورٍ فَلَمَّا ذَاقَا ٱلشَّجَرَةَ بَدَتْ لَهُمَا سَوْءَٰتُهُمَا وَطَفِقَا يَخْصِفَانِ عَلَيْهِمَا مِن وَرَقِ ٱلْجَنَّةِ وَنَادَىٰهُمَا رَبُّهُمَآ أَلَمْ أَنْهَكُمَا عَن تِلْكُمَا ٱلشَّجَرَةِ وَأَقُل لَّكُمَآ إِنَّ ٱلشَّيْطَٰنَ لَكُمَا عَدُوٌّ مُّبِينٌ

    Bu sûretle onları kandırarak aşağıya düşürdü. Ağacın meyvesinden tattıklarında, mahrem yerleri birbirine görünüverdi ve oraları Cennet yapraklarıyla örtmeye başladılar. Rableri, o ikisine: “İkinize, bu ağacı yasaklamadım mı? Şeytan ikinizin apaçık düşmanıdır demedim mi?” diye seslendi.

Tâhâ Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

12 Ekim 2026 Pazartesi 1 جمادى الأولى 1448 هـ