Rablerinin (tevhid davetine) icabet ederler, namazlarını ikame ederler. Onların işleri aralarındaki şûrâ iledir. Kendilerine verdiğimiz rızıklardan da infak ederler.
Şûrâ Suresi’nin 38. ayeti (42:38) Mekki bir surededir; 25. cüzde, Mushaf’ın 487. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Şûrâ Suresi 38. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
38. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Rablerinin kendilerine yapılmasını emrettiklerini yerine getirmeye ve nehyettiklerini terk etmeye icabet ederler. Namazlarını eksiksiz en kamil şekilde kılarlar. Kendilerini ilgilendiren önemli meselelerde aralarında istişare ederler ve kendilerine verdiğimiz rızıktan da Allah'ın rızasını kazanmak için infak ederler.
38. “Onlar, Rablerinin çağrısını kabul ederler.” O’na itaat edip boyun eğerler, çağrısına koşarlar. Onların maksadı, O’nun rızasını elde etmek, amaçları O’na yakın olup kurtuluşa ermektir. Namaz kılmak ve zekât vermek de Allah’ın çağrısını kabul etmenin bir bölümüdür. Bundan dolayı Yüce Allah, bunların şeref ve faziletlerine delâlet etmek üzere özel olanı genel olana atfetme kabilinden bunları Rablerinin çağrısını kabul etme vasıflarına atfetmişti: “namazı dosdoğru kılarlar” yani zahiri ile batıni ile farzı ile nafilesi ile yerine getirirler. “Kendilerine verdiğimiz rızıktan infak ederler.” … Devamını oku
Sabır ve şükür, Yüce Allah'ın ayetlerinden öğüt almak için iki önemli sebeptir.
İstişare etmenin İslam dinindeki yeri çok önemlidir.
Zalim kimseye ancak yaptığı zulüm kadar kınama ve ayıplama yapılması caizdir. Onu affetmek ise bundan daha hayırlıdır.
38. ayetin diğer mealleri
Rablerinin (tevhid davetine) icabet ederler, namazlarını ikame ederler ve onların işleri aralarındaki şûrâ iledir. Kendilerine verdiğimiz rızıklardan da infak ederler.
Yine onlar, Rablerinin davetine icabet ederler ve namazı dosdoğru kılarlar. Onların işleri, aralarında danışma iledir. Kendilerine verdiğimiz rızıktan da harcarlar.
Onlar, Rablerinin davetini kabul ederler ve namazı dosdoğru kılarlar. Onların işleri de kendi aralarında bir istişare iledir. Kendilerine verdiğimiz rızıktan onlar Allah yolunda harcarlar.
Allah’ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi. Artık sen onları affet. Onlar için Allah’tan bağışlama dile. İş konusunda onlarla istişare et. Bir kere de karar verip azmettin mi artık Allah’a tevekkül et! (Ona dayanıp güven). Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever.