İçeriğe geç

Şuarâ Suresi 97. Ayet

سورة الشعراء، الآية ٩٧

26:97 19. cüz 37. hizb Mushaf’ta 371. sayfa Mekki sure

26:97 ayetinin metni

تَٱللَّهِ إِن كُنَّا لَفِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ ۝٩٧

Okunuşu

tal-lahi in kunnā lafī ḍalālin mubīnin

Meal

“Allah’a andolsun, biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz.”

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Şuarâ Suresi’nin 97. ayeti (26:97) Mekki bir surededir; 19. cüzde, Mushaf’ın 371. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Şuarâ Suresi 97. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

97. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Vallahi biz, gerçekten haktan uzak apaçık bir sapıklıkta idik.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri 96–104. ayetler

96-98. “Onlar” yani İblis’in azgın orduları, tapındıkları put ve heykellerle “çekişerek derler ki: Allah’a yemin olsun ki biz, gerçekten apaçık bir sapıklık içindeydik. Çünkü sizi” ibadet, sevgi, korku, ümit vb. hususlarında “âlemlerin Rabbi ile denk tutuyorduk.” Ve O’na dua ve ibadet ettiğimiz gibi size de dua ve ibadet ediyorduk. Böylelikle kendi sapıklıklarını açıkça görmüş olacaklardır. Yüce Allah’ın kendilerini cezalandırmaktaki adaletini ve bu cezanın son derece yerinde olduğunu ikrar ve itiraf edeceklerdir. Onlar, bu sahte ilahlarını ancak ibadet hususunda âlemlerin Rabbine denk kabul … Devamını oku

Şuarâ Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Şuarâ suresinin 84-111. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 371. sayfası).

  • Kalbin; kıskançlık, riya ve gurur gibi hastalıklardan salim olmasının önemi açıklanmıştır.
  • Sapıklıktan meydana gelen sorumluluğun, saptıranların üzerine atılması sapıklığa düşenlere bir fayda vermez.
  • Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i yalanlamak bütün rasûlleri yalanlamak olarak sayılır.
  • İbrahim -aleyhisselam-'ın kıssasında kıyamet konusuna değinilmiş ardından güzel bir şekilde başka bir konuya geçilip tekrar kıssanın aslına dönüş yapılmıştır.

97. ayetin diğer mealleri

Vallahi biz, açıkça sapıklıktaydık.

Vallahi, biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz.

"Vallahi biz, gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz."

97. ayet kelime kelime

  1. تَٱللَّهِ tal-lahi vallahi
  2. إِن in gerçekten
  3. كُنَّا kunnā biz -imişiz ك و ن
  4. لَفِى lafī içinde
  5. ضَلَٰلٍ ḍalālin bir sapıklık ض ل ل
  6. مُّبِينٍ mubīnin apaçık ب ي ن

97. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Mü’min 40:47

    وَإِذْ يَتَحَآجُّونَ فِى ٱلنَّارِ فَيَقُولُ ٱلضُّعَفَٰٓؤُا۟ لِلَّذِينَ ٱسْتَكْبَرُوٓا۟ إِنَّا كُنَّا لَكُمْ تَبَعًا فَهَلْ أَنتُم مُّغْنُونَ عَنَّا نَصِيبًا مِّنَ ٱلنَّارِ

    Ateşin içinde birbirleriyle tartışırlarken zayıf olanlar büyüklük taslayanlara; “Biz size uymuş kimselerdik. Şimdi şu ateşin bir kısmını üzerimizden kaldırabilir misiniz?” derler.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Yâsîn 36:24

    إِنِّىٓ إِذًا لَّفِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

    Bu takdirde ben muhakkak apaçık bir sapıklık içinde olurum.

Şuarâ Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

13 Ekim 2026 Salı 2 جمادى الأولى 1448 هـ