Ateşin içinde birbirleriyle tartışırlarken zayıf olanlar büyüklük taslayanlara; “Biz size uymuş kimselerdik. Şimdi şu ateşin bir kısmını üzerimizden kaldırabilir misiniz?” derler.
Mü’min Suresi’nin 47. ayeti (40:47) Mekki bir surededir; 24. cüzde, Mushaf’ın 472. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Mü’min Suresi 47. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
47. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Resul- Ateş ehlinden kendilerine tabi olunanlar ile tabi olanların birbirleri ile tartıştıkları zamanı hatırla! Zayıf olanlar büyüklük taslayanlara şöyle derler: "Şüphesiz ki, dünyada iken sapıklıkta size uymuş kimselerdik. Şimdi Allah'ın azabının bir kısmını üstlenerek bizden giderebilir misiniz?"
47. Yüce Allah, cehennemliklerin kendi aralarındaki tartışmalarını, birbirlerini kınamalarını ve cehennemin bekçilerinden yardım istemelerini, ancak bunun hiçbir faydasının olmayacağını haber vermekte ve şöyle buyurmaktadır: “Ateşin içinde birbirleriyle tartışacakları vakit” tabiler, tabi oldukları kimselerin kendilerini aldattıklarını ileri sürecek, buna karşılık kendilerine uyulanlar da uyanlardan uzak olduklarını bildirecektir. “Zayıflar” tâbiler “büyüklük taslayanlara” hakka karşı büyüklenen ve kendisi sebebi ile büyüklük tasladıkları şeye davet eden önderlere “şöyle diyecekler: Biz size uyan kimseler idik.” Bizi siz azdırdınız, bizi saptıran sizlersiniz! Şirki ve kötülüğü siz bize güzel gösterdiniz. “Şimdi şu ateşin bir kısmını olsun” azıcık dahi olsa “bizden kaldırabilir misiniz?”
Yüce Allah’a tevekkül etmenin önemi bildirilmiştir.
Davetçi olan kimse düşmanlarının tuzaklarından hakka doğru kaçmıştır.
Kabir azabı ispat edilmiştir.
Kâfirler, ateşten kurtulmak için az bir vakit dahi olsa onları kurtaracak herhangi bir sebebe sarılıp, bağlanırlar. Ne var ki bu kesinlikle gerçekleşmeyecektir.
47. ayetin diğer mealleri
Şaban Piriş
Ateşte tartışırlar. Zayıf bırakılanlar, büyüklük taslayanlara şöyle derler: Biz size tabi olmuştuk. Şimdi ateşin bir kısmını bizden savabilir misiniz?
Ali Özek ve arkadaşları
(Kâfirler) ateşin içinde birbirleriyle çekişirlerken zayıf olanlar, o büyüklük taslayanlara: Biz size uymuştuk. Şimdi ateşin birazını bizden savabilir misiniz? derler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Hele ateş içinde birbirlerini protesto ederlerken, zayıf olanlar, büyüklük taslayanlara: "Hani bizler size tabi idik. Şimdi siz bizden bir ateş nöbetini savabiliyor musunuz?" derler.
Onların tümü (kıyamette) Allah'ın huzuruna çıkarlar. Zayıf bırakılmışlar, büyüklük taslayanlara der ki: “Şüphesiz biz size tâbi idik; şimdi siz, bizden Allah'ın azabından herhangi bir şeyi savabilir misiniz?” Derler ki: “Eğer Allah bize hidayet etseydi, biz de sizleri hidayete eriştirirdik. Şimdi yakınsak da sabretsek de fark etmez, bizim için kaçacak hiç bir yer yoktur.”