26:201 ayetinin metni
لَا يُؤْمِنُونَ بِهِۦ حَتَّىٰ يَرَوُا۟ ٱلْعَذَابَ ٱلْأَلِيمَ ٢٠١
Okunuşu
lā yu'minūna bihi ḥattā yarawū l-ʿadhāba l-alīma
Meal
Acıklı azabı görünceye kadar ona iman etmezler.
سورة الشعراء، الآية ٢٠١
لَا يُؤْمِنُونَ بِهِۦ حَتَّىٰ يَرَوُا۟ ٱلْعَذَابَ ٱلْأَلِيمَ ٢٠١
lā yu'minūna bihi ḥattā yarawū l-ʿadhāba l-alīma
Acıklı azabı görünceye kadar ona iman etmezler.
Şuarâ Suresi’nin 201. ayeti (26:201) Mekki bir surededir; 19. cüzde, Mushaf’ın 375. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Üzerinde bulundukları küfrü bırakıp hiçbir değişim göstermiyor ve acıklı azabı görmedikçe iman etmiyorlar.
200-201. “İşte biz, onu günahkarların kalplerine böylece sokarız” Yani biz tıpkı ipliğin iğneye girmesi gibi günahkâr kimselerin de kalplerine yalanlamayı öylece sokup yerleştirdik de bu, o kalplerin bir parçası olup adeta onun bir sıfatı haline gelmiştir. Bunun sebebi ise onların zulümleri ve günahkârlıklarıdır. Bundan dolayı Allah şöyle buyurmaktadır: “Artık onlar” yalanlamaları karşılığında ceza olarak “can yakıcı azabı görünceye kadar ona iman etmezler.” 202. “Azap onlara ansızın gelecek de hiç farkında bile olmayacaklar.” Yani gaflet içerisinde oldukları ve fark edemedikleri, indiğini … Devamını oku
Şuarâ suresinin 184-206. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 375. sayfası).
Acıklı azabı görünceye kadar yine de ona iman etmezler.
Onun için, acıklı azabı görünceye kadar ona iman etmezler.
(200-201) Böylece onu günahkarların kalplerine soktuk. (okuyup anladılar, ama yine de) acıklı azabı görünceye kadar ona iman etmezler.
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
وَقَالَ مُوسَىٰ رَبَّنَآ إِنَّكَ ءَاتَيْتَ فِرْعَوْنَ وَمَلَأَهُۥ زِينَةً وَأَمْوَٰلًا فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا رَبَّنَا لِيُضِلُّوا۟ عَن سَبِيلِكَ رَبَّنَا ٱطْمِسْ عَلَىٰٓ أَمْوَٰلِهِمْ وَٱشْدُدْ عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ فَلَا يُؤْمِنُوا۟ حَتَّىٰ يَرَوُا۟ ٱلْعَذَابَ ٱلْأَلِيمَ
Mûsâ: "Rabbimiz! Doğrusu sen Firavun’a ve (ileri gelen) kavmine ziynetler ve dünya hayatında mallar verdin. Rabbimiz! Onlar (bununla) senin yolundan saptırıyorlar. Rabbimiz! Onların mallarını yok et, kalplerini katılaştır. Çünkü onlar, can yakıcı azabı görmedikçe iman etmezler." dedi.
وَلَوْ جَآءَتْهُمْ كُلُّ ءَايَةٍ حَتَّىٰ يَرَوُا۟ ٱلْعَذَابَ ٱلْأَلِيمَ
Bütün mucizeler gelmiş olsa bile, elem verici azabı görünceye kadar inanmayacaklardır.