26:115 ayetinin metni
إِنْ أَنَا۠ إِلَّا نَذِيرٌ مُّبِينٌ ١١٥
Okunuşu
in anā illā nadhīrun mubīnun
Meal
"Ben, ancak apaçık bir uyarıcıyım."
سورة الشعراء، الآية ١١٥
إِنْ أَنَا۠ إِلَّا نَذِيرٌ مُّبِينٌ ١١٥
in anā illā nadhīrun mubīnun
"Ben, ancak apaçık bir uyarıcıyım."
Şuarâ Suresi’nin 115. ayeti (26:115) Mekki bir surededir; 19. cüzde, Mushaf’ın 372. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Ben, ancak Allah'ın azabından sakındıran apaçık bir uyarıcıyım.
112-113. Yani amelleri de hesapları görmek de Allah’a düşer. Bana düşen ise sadece tebliğ etmektir. Siz onları bırakın da eğer benim size getirdiğim, hak ise ona itaatle boyun eğin. Zira herkes kendi amelinin karşılığını görecektir. 114. Kahrolasıcalar! Büyüklük tasladıkları ve üstün olduklarını zannettikleri için Nuh’un iman edenleri yanından uzaklaştırmasını, iman etmeleri için bir şart olarak ileri sürmüşlerdi. O da kendilerine: “Ben mü’minleri kovacak değilim” diye cevap vermişti. Çünkü onlar, herhangi bir şekilde kovulmayı, küçük düşürülmeyi hak eden kimseler değildir. Onlar, hem sözlü … Devamını oku
Şuarâ suresinin 112-136. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 372. sayfası).
Ben, ancak apaçık bir uyarıcıyım.
Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.
"Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
قُل لَّآ أَمْلِكُ لِنَفْسِى نَفْعًا وَلَا ضَرًّا إِلَّا مَا شَآءَ ٱللَّهُ وَلَوْ كُنتُ أَعْلَمُ ٱلْغَيْبَ لَٱسْتَكْثَرْتُ مِنَ ٱلْخَيْرِ وَمَا مَسَّنِىَ ٱلسُّوٓءُ إِنْ أَنَا۠ إِلَّا نَذِيرٌ وَبَشِيرٌ لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ
De ki: “Ben kendim için Allah’ın (benim hakkımda) dilediğinden başka ne bir fayda sağlayabilirim, ne de bir zarar. Eğer ben gaybı bilseydim, hayır yapmayı arttırırdım ve bana bir kötülük de dokunmazdı. Ben sadece iman eden bir toplum için uyarıcı ve müjdeciyim.
قُلْ مَا كُنتُ بِدْعًا مِّنَ ٱلرُّسُلِ وَمَآ أَدْرِى مَا يُفْعَلُ بِى وَلَا بِكُمْ إِنْ أَتَّبِعُ إِلَّا مَا يُوحَىٰٓ إِلَىَّ وَمَآ أَنَا۠ إِلَّا نَذِيرٌ مُّبِينٌ
De ki: "Ben, rasullerin ilki değilim. Bana ve size neler yapılacak bilmiyorum. Ben, ancak bana vahyedilene tabi oluyorum. Ben, apaçık bir uyarıcıdan başka bir şey değilim."
أَوَلَمْ يَتَفَكَّرُوا۟ مَا بِصَاحِبِهِم مِّن جِنَّةٍ إِنْ هُوَ إِلَّا نَذِيرٌ مُّبِينٌ
Onlar düşünmediler mi ki arkadaşlarında (Peygamber’de) delilikten bir eser yoktur. O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.