İçeriğe geç

Şuarâ Suresi 100. Ayet

سورة الشعراء، الآية ١٠٠

26:100 19. cüz 37. hizb Mushaf’ta 371. sayfa Mekki sure

26:100 ayetinin metni

فَمَا لَنَا مِن شَٰفِعِينَ ۝١٠٠

Okunuşu

famā lanā min shāfiʿīna

Meal

“Artık bize şefaat edecek bir kimse de yoktur.”

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Şuarâ Suresi’nin 100. ayeti (26:100) Mekki bir surededir; 19. cüzde, Mushaf’ın 371. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Şuarâ Suresi 100. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

100. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

"Allah Teâlâ'nın katında bize şefaat edecek ve O'nun azabından kurtaracak şefaatçilerimiz de yoktur."

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri 96–104. ayetler

96-98. “Onlar” yani İblis’in azgın orduları, tapındıkları put ve heykellerle “çekişerek derler ki: Allah’a yemin olsun ki biz, gerçekten apaçık bir sapıklık içindeydik. Çünkü sizi” ibadet, sevgi, korku, ümit vb. hususlarında “âlemlerin Rabbi ile denk tutuyorduk.” Ve O’na dua ve ibadet ettiğimiz gibi size de dua ve ibadet ediyorduk. Böylelikle kendi sapıklıklarını açıkça görmüş olacaklardır. Yüce Allah’ın kendilerini cezalandırmaktaki adaletini ve bu cezanın son derece yerinde olduğunu ikrar ve itiraf edeceklerdir. Onlar, bu sahte ilahlarını ancak ibadet hususunda âlemlerin Rabbine denk kabul … Devamını oku

Şuarâ Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Şuarâ suresinin 84-111. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 371. sayfası).

  • Kalbin; kıskançlık, riya ve gurur gibi hastalıklardan salim olmasının önemi açıklanmıştır.
  • Sapıklıktan meydana gelen sorumluluğun, saptıranların üzerine atılması sapıklığa düşenlere bir fayda vermez.
  • Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i yalanlamak bütün rasûlleri yalanlamak olarak sayılır.
  • İbrahim -aleyhisselam-'ın kıssasında kıyamet konusuna değinilmiş ardından güzel bir şekilde başka bir konuya geçilip tekrar kıssanın aslına dönüş yapılmıştır.

100. ayetin diğer mealleri

Şimdi, bir şefaatçimiz de yok.

Şimdi artık bizim ne şefaatçilerimiz var,

"Bak bizim için ne şefaatçiler var,"

100. ayet kelime kelime

  1. فَمَا famā artık yoktur
  2. لَنَا lanā bizim
  3. مِن min şefa'atçilerimiz
  4. شَٰفِعِينَ shāfiʿīna ش ف ع

100. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • A’râf 7:53

    هَلْ يَنظُرُونَ إِلَّا تَأْوِيلَهُۥ يَوْمَ يَأْتِى تَأْوِيلُهُۥ يَقُولُ ٱلَّذِينَ نَسُوهُ مِن قَبْلُ قَدْ جَآءَتْ رُسُلُ رَبِّنَا بِٱلْحَقِّ فَهَل لَّنَا مِن شُفَعَآءَ فَيَشْفَعُوا۟ لَنَآ أَوْ نُرَدُّ فَنَعْمَلَ غَيْرَ ٱلَّذِى كُنَّا نَعْمَلُ قَدْ خَسِرُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ وَضَلَّ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يَفْتَرُونَ

    Onlar zamanı gelince bildirdiklerinin gerçekleşmesinden başkasını mı bekliyorlar? Ortaya çıktığı gün, önceleri onu unutmuş olanlar; “Kuşkusuz Rabbimizin elçileri gerçeği getirmişlerdi. Şimdi bize şefaat edecek bir şefaatçi var mıdır? Veyahut yaptıklarımızdan daha başka şeyler yapmamız için bir geri dönüş hakkımız var mıdır?” derler. Onlar, kendilerini hüsrana uğratmış ve uydurdukları şeyler de kaybolup onlardan ayrılmıştır.

Daha fazlası

12 Ekim 2026 Pazartesi 1 جمادى الأولى 1448 هـ