İçeriğe geç

Sebe’ Suresi 50. Ayet

سورة سبإ، الآية ٥٠

34:50 22. cüz 44. hizb Mushaf’ta 434. sayfa Mekki sure

34:50 ayetinin metni

قُلْ إِن ضَلَلْتُ فَإِنَّمَآ أَضِلُّ عَلَىٰ نَفْسِى وَإِنِ ٱهْتَدَيْتُ فَبِمَا يُوحِىٓ إِلَىَّ رَبِّىٓ إِنَّهُۥ سَمِيعٌ قَرِيبٌ ۝٥٠

Okunuşu

qul in ḍalaltu fa-innamā aḍillu ʿalā nafsī wa-ini ih'tadaytu fabimā yūḥī ilayya rabbī innahu samīʿun qarībun

Meal

De ki: "Eğer yoldan saparsam, kendi aleyhime sapmış olurum. Eğer hidayete erersem, bu ise Rabbimin bana vahyetmesi sebebiyledir. Şüphesiz O; hakkıyla işitendir, pek yakındır."

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Sebe’ Suresi’nin 50. ayeti (34:50) Mekki bir surededir; 22. cüzde, Mushaf’ın 434. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Sebe’ Suresi 50. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

50. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Ey Resul! O yalanlayan müşriklere de ki: "Eğer ben size tebliğ ettiğim haktan saparsam sapmamın zararı banadır ve benimle sınırlıdır, ondan size hiçbir şey ulaşmaz. Eğer ben hakka hidayet edilirsem bu; Rabbimin bana vahyetmesi sebebiyledir. Şüphesiz O; kullarının sözlerini hakkıyla işitendir. O'nun benim söylediğim bir sözü işitmemesi mümkün değildir."

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

50. Rasûlün daveti sayesinde hak açıkça ortaya çıkmasına rağmen yalanlayanlar, onun sapık olduğunu söyleyince o, onlara hakkı haber verip açıkladı ve kendisine karşı durmaktan aciz olduklarını belirtti. Kendisini sapıklıkla itham etmelerinin hakka hiçbir şekilde zarar veremeyeceğini, getirdiği hakkı hiçbir şekilde bertaraf edemeyeceğini onlara haber verdi. Şöyle ki o -hâşâ- sapıtmış ise -ki bu tartışma esnasında karşı tarafın seviyesine inme kabilindendir- kendi aleyhine sapıtmış olur. Yani sapıklığının zararı yalnız kendisinedir. Bu zarar onu aşıp başkasına geçmez. “Eğer doğru yoldaysam bu … Devamını oku

Sebe’ Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

34:49 ile 35:3 arasındaki ayetlerle ilgilidir (Mushafın 434. sayfası).

  • Kıyamet günü kâfirlerin müşahede edeceği korku, çok büyük bir manzaradır.
  • İmanın fayda vereceği yer dünyadır. Çünkü dünya amel etme diyarıdır.
  • Meleklerin yaratılmasındaki büyüklük, onları yaratan Allah Teâlâ'nın azametine delalet etmektedir.

50. ayetin diğer mealleri

De ki: Eğer saparsam, sapmam ancak kendi aleyhimedir. Eğer doğru yola girersem, bu da Rabbim bana vahyettiği içindir. O, herşeyi işitir, o çok yakındır.

Ve yine de ki: «Eğer yoldan saparsam, kendi aleyhime sapmış olurum. Eğer hidâyete erersem, bu da, Rabbımın bana vahyetmesi sebebiyledir. Şüphesiz O, hakkıyla işitendir; çok yakındır.»

De ki: "Eğer ben yanılırsam, yalnız kendi adıma yanılırım. Ve eğer hidayeti bulmuşsam, bilinmeli ki Rabbimin bana vahiy vermesiyledir. Çünkü O, yakındır, işitir, işittirir."

50. ayet kelime kelime

  1. قُلْ qul de ki
  2. إِن in eğer
  3. ضَلَلْتُ ḍalaltu saparsam
  4. فَإِنَّمَآ fa-innamā şüphesiz
  5. أَضِلُّ aḍillu sapmış olurum
  6. عَلَىٰ ʿalā (zararıma)
  7. نَفْسِى nafsī kendi
  8. وَإِنِ wa-ini ve eğer
  9. ٱهْتَدَيْتُ ih'tadaytu yolu bulursam
  10. فَبِمَا fabimā şüphesiz sayesindedir
  11. يُوحِىٓ yūḥī vahyettiği
  12. إِلَىَّ ilayya bana
  13. رَبِّىٓ rabbī Rabbimin
  14. إِنَّهُۥ innahu şüphesiz O
  15. سَمِيعٌ samīʿun işitendir
  16. قَرِيبٌ qarībun yakındır

Bu ayetteki Allah’ın ismi

Daha fazlası

12 Ekim 2026 Pazartesi 1 جمادى الأولى 1448 هـ