Sebe’ Suresi’nin 42. ayeti (34:42) Mekki bir surededir; 22. cüzde, Mushaf’ın 433. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Sebe’ Suresi 42. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
42. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Tekrardan dirilip, hesap görmek için tüm canlıların bir araya geldiği kıyamet gününde,dünyada iken Allah'tan başka kendilerine ibadet edilenler, kendilerine ibadet edenlere ne bir fayda ve ne de bir zarar vermeye sahip değildirler.Biz, küfür ve günahlar ile kendi nefislerine zulmedenlere; "Dünyada iken yalanladığınız cehennem azabını tadın!" deriz.
42. Melekler, kendilerine ibadet edenlerden bu şekilde uzak olduklarını belirttikten sonra Yüce Allah da onlara hitaben şöyle buyuracaktır: “Artık bugün birbirinize ne bir fayda verme, ne de ondan bir zararı savma imkanına sahip değilsiniz.” Aranızdaki bütün bağlar kopmuş ve ilişkiler bitmiştir. Küfür ve isyan ile kendi kendilerine “zulmedenlere” onları cehenneme soktuktan sonra “diyeceğiz ki: Haydi tadın yalanladığınız o ateşin azabını.” Bugün bu ateşi gözlerinizle gördünüz ve içine de girdiniz. Bu, onu yalanladığınız için buraya girmenize sebep olacak şeylerden kaçmadığınızdan dolayı, yaptıklarınıza uygun bir cezadır.
Ataları körü körüne taklit etmek, hidayetten uzaklaştırır.
Hevâdan sıyrılarak düşünmek; doğru düşünce ve yerinde karar vermeye ulaştırır.
Allah'a davet eden bir kimse, insanlardan bir karşılık (bir ücret) beklemez. O, karşılığı sadece insanların Rabbinden bekler.
42. ayetin diğer mealleri
O gün, birbirinize fayda da zarar da vermeye malik değilsiniz. Zalimlere şöyle deriz: Yalanlamış olduğunuz ateş azabını tadın!
Bugün birbirinize ne fayda, ne de zarar vermeye gücünüz yeter. Biz zalim olanlara, yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın! diyeceğiz.
İşte o gün birbirinize ne bir menfaate, ne de bir zarara sahip olabilirsiniz. Ve biz o zulmedenlere: "Tadın bakalım o yalan deyip durduğunuz ateşin azabını!" deriz.
42. ayet kelime kelime
فَٱلْيَوْمَfal-yawmao gün
لَاlāgücü yetmez
يَمْلِكُyamliku
بَعْضُكُمْbaʿḍukumbirinizin
لِبَعْضٍlibaʿḍindiğerine
نَّفْعًاnafʿanbir fayda vermeye
وَلَاwalāve (yetmez)
ضَرًّاḍarranzarar vermeğe
وَنَقُولُwanaqūlubiz deriz
لِلَّذِينَlilladhīnakimselere
ظَلَمُوا۟ẓalamūzulmeden(lere)
ذُوقُوا۟dhūqūtadın
عَذَابَʿadhābaazabını
ٱلنَّارِl-nāriateş
ٱلَّتِىallatīolduğunuz
كُنتُمkuntum
بِهَاbihāonu
تُكَذِّبُونَtukadhibūnayalanlamakta
42. ayetle ilgili ayetler
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.