qul man yarzuqukum mina l-samāwāti wal-arḍi quli l-lahu wa-innā aw iyyākum laʿalā hudan aw fī ḍalālin mubīnin
Meal
De ki: "Göklerden ve yerden size rızık veren kimdir?" De ki: "Allah! O halde biz veya siz, ikimizden biri ya doğru yol üzerinde veya açık bir sapıklık içindedir."
Sebe’ Suresi’nin 24. ayeti (34:24) Mekki bir surededir; 22. cüzde, Mushaf’ın 431. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Sebe’ Suresi 24. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
24. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Ey Rasûl! O müşriklere de ki: "Gökyüzünden yağmuru indirerek ve yeryüzünden meyveler, ekinler, mahsuller ve bunların dışında diğer şeyleri çıkararak sizi rızıklandıran kimdir?" De ki: "Sizi oradan rızıklandıran Allah'tır." De ki: "Ey müşrikler! Biz veya siz, ikimizden biri ya doğru yol üzerinde veya hak yoldan apaçık bir sapıklık içindedir. İkimizden biri kaçınılmaz olarak sapıklık üzerindedir. Şüphesiz hidayet ve doğru yol üzere olanlar Müminlerdir. Sapıklık ehli olanlar ise müşriklerdir.''
24. Yüce Allah, peygamberi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e Allah’a ortak koşanlara, ortak koşmalarının doğruluğu hakkında soru sorarak şunları söylemesini emretmektedir: “De ki: Göklerden ve yerden sizi rızıklandıran kim?” Hiç şüphesiz onlar bu rızkı verenin Allah olduğunu itiraf edeceklerdir. Eğer kendileri itiraf etmeyecek olurlarsa bizzat sen: “Allah’tır, de.” Çünkü böyle bir sözü reddedecek, çürütecek hiç kimse yoktur. Göklerden ve yerden size rızık verenin, üzerinize yağmur yağdıranın, sizin için bitkileri bitirenin, yeryüzünde nehirler akıtanın, ağaçlardan meyveler çıkartanın … Devamını oku
İnat ve büyüklenmenin arkasına sığınmaması için davet edilen kimseye iltifatta bulunulmalıdır.
Hidayet sahibi kimse hidayet ile yükselip yücelir iken dalalet sahibi kimse ise sapıklık ile alçalarak hakir olur.
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in peygamber olarak, tüm insan ve cinlere gönderildiği beyan edilmiştir.
24. ayetin diğer mealleri
De ki: Gökten ve yerden sizi kim rızıklandırıyor? De ki: Allah. O halde ya biziz, ya da sizsiniz doğru yolda veya apaçık dalalet içinde olanlar.
(Rasûlüm!) De ki: Göklerden ve yerden size rızık veren kimdir? De ki: Allah! O halde biz veya siz, ikimizden biri, ya doğru yol üzerinde veya açık bir sapıklık içindedir.
De ki: "Size göklerden ve yerden rızık veren kimdir?" Yine de ki: "Allah'tır, herhalde ya biz, ya da siz mutlak bir hidayet üzerindeyiz veya açık bir sapıklık içindeyiz."
Seni yalanlarlarsa; de ki: "Benim amellerim bana, sizin amelleriniz de size aittir. Siz benim yaptığım amellerden uzaksınız, ben de sizin yaptığınız amellerden uzağım."
De ki: “Gökten ve yerden size rızık veren kimdir? Kulak ve gözlerin sahibi kimdir? Diriyi ölüden çıkaran, ölüyü de diriden çıkaran kimdir? Her işi düzenleyen kimdir?” Onlar, “Allah'tır!” diyecekler. O halde “O'na karşı gelmekten sakınmaz mısınız?” de.
De ki: “Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?” “Allah’tır” de. De ki: “O'nu bırakıp da kendilerine (bile) bir faydası ve zararı olmayan dostlar (mabutlar) mı edindiniz?” De ki: “Kör ile gören bir olur mu? Ya da karanlıklarla aydınlık bir olur mu? Yoksa Allah’a, O’nun yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da bu yaratma ile Allah’ın yaratması onlara göre birbirine mi benzedi?” De ki: “Her şeyin yaratıcısı Allah’tır. O, birdir, Kahhâr'dır/mutlak galiptir.''