İçeriğe geç

Sâffât Suresi 38. Ayet

سورة الصافات، الآية ٣٨

37:38 23. cüz 45. hizb Mushaf’ta 447. sayfa Mekki sure

37:38 ayetinin metni

إِنَّكُمْ لَذَآئِقُوا۟ ٱلْعَذَابِ ٱلْأَلِيمِ ۝٣٨

Okunuşu

innakum ladhāiqū l-ʿadhābi l-alīmi

Meal

Kuşkusuz siz acı azabı tadacaksınız.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Sâffât Suresi’nin 38. ayeti (37:38) Mekki bir surededir; 23. cüzde, Mushaf’ın 447. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Sâffât Suresi 38. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

38. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Ey müşrikler! Mutlaka siz, kıyamet gününde küfrünüz ve resulleri yalanlamanız sebebi ile elem verici azabı tadacaksınız.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri 38–39. ayetler

38. Az önce kâfirlerin kıyamette söyleyecekleri bir söz olarak bildirilen: “Hepimiz (azabı) kesinlikle tadacağız” sözünün, doğru ya da yanlış olma ihtimali bulunduğundan dolayı Yüce Allah, burada kendi tarafından doğru ve kesin gerçek olmaktan başka bir ihtimali bulunmayan ve hakkı batıldan ayırt eden şu sözünü haber vermektedir: “Siz elbette o can yakıcı” ve acı verici “azabı tadacakasınız.” 39. Ama size tattırılan bu azap, ancak işlediğinizin karşılığıdır. Biz size zulmetmiyoruz. Size sadece adaletin gereğini uyguluyoruz. Bu buyruğun lafzı umumi olmasına rağmen ondan maksat müşrikler olduğundan dolayı Yüce Allah, mü’minleri istisnâ ederek şöyle buyurmaktadır:

Sâffât Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Sâffât suresinin 25-51. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 447. sayfası).

  • Kâfirlerin, şirk ve günah işlemeleri gibi münker amelleri işlemeleri azap görmelerine sebeptir.
  • Cennet ehlinin birbirleriyle toplanıp karşı karşıya gelmeleri kendilerine verilen nimetlerdendir. Bu da mutluluğun en kamil halidir.

38. ayetin diğer mealleri

Siz ise, o acı veren azabı tadacaksınız.

Kuşkusuz siz acı azabı tadacaksınız.

Elbette siz o acı azabı tadacaksınız.

38. ayet kelime kelime

  1. إِنَّكُمْ innakum şüphesiz siz
  2. لَذَآئِقُوا۟ ladhāiqū tadacaksınız ذ و ق
  3. ٱلْعَذَابِ l-ʿadhābi azabı ع ذ ب
  4. ٱلْأَلِيمِ l-alīmi acı أ ل م

38. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Fussilet 41:43

    مَّا يُقَالُ لَكَ إِلَّا مَا قَدْ قِيلَ لِلرُّسُلِ مِن قَبْلِكَ إِنَّ رَبَّكَ لَذُو مَغْفِرَةٍ وَذُو عِقَابٍ أَلِيمٍ

    Sana söylenenler, senden önceki rasûllere söylenenlerden başka bir şey değildir. Süphesiz Rabbin, hem mağfiret sahibidir, hem de elem verici bir azap sahibidir.

  • Asr 103:1–3

    وَٱلْعَصْرِ …

    Asra yemin olsun. …

  • Tîn 95:4–6

    لَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ فِىٓ أَحْسَنِ تَقْوِيمٍ …

    Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık. …

  • Meryem 19:71–72

    وَإِن مِّنكُمْ إِلَّا وَارِدُهَا كَانَ عَلَىٰ رَبِّكَ حَتْمًا مَّقْضِيًّا …

    Sizden ona uğramayacak kimse yoktur. Bu Rabbinin yapmayı üzerine aldığı kesin bir hükmüdür. …

  • Vâkıa 56:17–19

    يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَٰنٌ مُّخَلَّدُونَ …

    Onların etrafında ölümsüz genç hizmetçiler dolaşır. …

  • Yûsuf 12:32

    قَالَتْ فَذَٰلِكُنَّ ٱلَّذِى لُمْتُنَّنِى فِيهِ وَلَقَدْ رَٰوَدتُّهُۥ عَن نَّفْسِهِۦ فَٱسْتَعْصَمَ وَلَئِن لَّمْ يَفْعَلْ مَآ ءَامُرُهُۥ لَيُسْجَنَنَّ وَلَيَكُونًا مِّنَ ٱلصَّٰغِرِينَ

    Kadın dedi ki: “Kendisi dolayısı ile beni ayıpladığınız işte budur. Andolsun, ben onu arzuladım. Fakat o, iffetinden dolayı bundan kaçındı. Andolsun, eğer emrettiğimi yapmazsa, mutlaka zindana atılacak ve zillete uğrayanlardan olacak.”

Daha fazlası

13 Ekim 2026 Salı 2 جمادى الأولى 1448 هـ