Sâffât Suresi’nin 11. ayeti (37:11) Mekki bir surededir; 23. cüzde, Mushaf’ın 446. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Sâffât Suresi 11. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
11. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Ey Muhammed! Ölümden sonra tekrar dirilmeyi inkâr eden kâfirlere bedenleri ve uzuvlarının, yarattığımız göklerden, yerden ve meleklerden daha büyük ve kuvvetli olduğunu kendilerine sor. Şüphesiz biz, onları yapışkan bir çamurdan yarattık. Nasıl olur da öldükten sonra tekrar dirilmeyi inkâr ediyorlar? Hâlbuki kendileri zayıf yapışkan çamurdan yaratılmışlardır.
11. Yüce Allah, bu muaazam varlıklara dair açıklamalardan sonra şöyle buyurmaktadır: “Şimdi sor onlara” öldükten sonra tekrar yaratılacaklarını inkâr edenlere: “Yaratılış yönünden kendileri mi daha zorludur” öldükten sonra onların yeniden yaratılmaları daha mı zordur; “Yoksa bizim (şu) yarattıklarımız mı?” Diğer mahlukat mı? Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışının, insanların yaratılışından daha büyük olduğunu kabul edeceklerdir. Onların bunu kabul edişleri, öldükten sonra dirilişi de kabul etmelerini gerektirir. Hatta onlar kendi nefislerine dönüp onlar üzerinde düşünecek olsalar … Devamını oku
Dünya semasının yıldızlarla süslenmesinin bazı faydaları vardır. Göğün süslenmesinin sağlanması ve asi şeytanlardan korunması da bunlardandır.
Sırat köprüsünün varlığı ispat edilmiştir. Sırat köprüsü, cennet ehlinin üzerinden geçtiği ve cehennem ehlinin ayaklarının kaydığı, cehennemin üzerine kurulmuş bir köprüdür.
11. ayetin diğer mealleri
Şimdi onlara sor: Yaratılışça onlar mı daha çetin/zor yoksa bizim yarattıklarımız mı? Biz onları yapışkan bir çamurdan yarattık.
Şimdi sor onlara! Yaratma bakımından onlar mı daha zor, yoksa bizim yarattığımız (insanlar) mı? Şüphesiz biz kendilerini yapışkan bir çamurdan yarattık.
Şimdi onlara sor: "Yaradılışça kendileri mi daha çetin, yoksa bizim yarattıklarımız mı?" Gerçekten biz onları cıvık bir çamurdan yarattık.