İçeriğe geç

Ra’d Suresi 6. Ayet

سورة الرعد، الآية ٦

13:6 13. cüz 25. hizb Mushaf’ta 250. sayfa Medeni sure

13:6 ayetinin metni

وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِٱلسَّيِّئَةِ قَبْلَ ٱلْحَسَنَةِ وَقَدْ خَلَتْ مِن قَبْلِهِمُ ٱلْمَثُلَٰتُ وَإِنَّ رَبَّكَ لَذُو مَغْفِرَةٍ لِّلنَّاسِ عَلَىٰ ظُلْمِهِمْ وَإِنَّ رَبَّكَ لَشَدِيدُ ٱلْعِقَابِ ۝٦

Okunuşu

wayastaʿjilūnaka bil-sayi-ati qabla l-ḥasanati waqad khalat min qablihimu l-mathulātu wa-inna rabbaka ladhū maghfiratin lilnnāsi ʿalā ẓul'mihim wa-inna rabbaka lashadīdu l-ʿiqābi

Meal

Bir de senden, iyilikten önce kötülüğün acele gelmesini istiyorlar. Hâlbuki onlardan önce nice örnekler gelip geçmiştir. Şüphesiz Rabbin, zulümlerine rağmen insanlara yine de mağfiret edendir. Bununla beraber Rabbinin azabı pek şiddetlidir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Ra’d Suresi’nin 6. ayeti (13:6) Medeni bir surededir; 13. cüzde, Mushaf’ın 250. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Ra’d Suresi 6. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

6. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

-Ey Resul- Müşrikler senden azabın gelmesi için acele etmeni istiyorlar. Allah'ın kendilerine takdir ettiği nimetlerin tamamlanmasından önce azabın inmesini yavaş buluyorlar. Hâlbuki daha önceden onların emsali olan inkârcı topluluklar için nice azaplar gelip geçmiştir. Neden bundan ibret almazlar? -Ey Resul!- Şüphesiz senin Rabbin zulümlerine rağmen insanları bağışlayandır. Allah'a tövbe etmeleri için insanlara azap etmekte acele etmez. Eğer tövbe etmezlerse küfürlerinde ısrar edenler için de azabı pek çetindir.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

6. Yüce Allah, peygamberini yalanlayan ve kendisine ortak koşan müşriklerin cehaletlerini haber vermektedir. Bunlar, öğüt verildiği halde öğüt tutmayan, önlerine deliller konulduğu halde delillere boyun eğmeyen hatta daha da ileri giderek açıkça inkâra sapan, Kahhâr ve bir olan Allah’ın kendilerini günahları sebebi ile hemen cezalandırmayışını, hak üzere olduklarına delil sayan ve bundan dolayı da Allah Rasûlünden azabın çabucak gelmesini istemeye koyulan kimselerdir. Nitekim onlardan biri şöyle demişti: “Ey Allahım! Eğer bu (Kur'ân), gerçekten senin katından (indirilmiş) hak (bir kitap) ise … Devamını oku

Ra’d Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Ra’d suresinin 6-13. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 250. sayfası).

  • Âdemoğlunun hatalarına karşı Allah'ın affı ve bağışlaması büyüktür. Onlar kibirlenip, resullerine ve peygamberlerine meydan okudukları halde onlara rızık, afiyet verir ve onları affeder.
  • Allah Teâlâ'nın ilmi çok geniştir. Öyle ki rahimlerin karanlığında gizli kalan şeyleri dahi bilir. O rahime düşen spermin halini, erkek veya dişi olarak yaratarak bir canlıya dönüşeceğini, sağlıklı ya da hasta olup olmadığını, rızkını ve ecelini, mutlu mu yoksa bedbaht mı olacağını en iyi bilendir. O'nun ilmi bunların hepsini kuşatmıştır.
  • Yüce Allah'ın âdemoğluna ihsanı çok büyüktür ve onu koruyup gözeten meleklerin ve yazıcı (hafaza) melekleri gibi diğer meleklerin varlığının ispatı vardır.
  • Şüphesiz ki Allah Teâlâ, kişiyi doğru yola götürecek olan sebeplere ittiba ederken görürse onun halini daha iyisi ile değiştirir. Tevfik hidayeti (Allah'ın kulunu doğru yolu seçmekte başarılı kılması) beyan hidayetine ittiba etmeye bağlıdır.

6. ayetin diğer mealleri

İyilikten önce hemen kötüyü/azabı getirmeni isterler. Oysa onlardan önce benzer cezalar gelip geçmiştir. Doğrusu insanların zulümlerine karşın Rabbin, mağfiret sahibidir. Rabbinin cezalandırması ise çetindir.

Müşrikler senden, iyilikten önce (kendilerine) alelacele kötülük gelmesini istemektedirler. Halbuki onlardan önce ibret alınacak nice azap örnekleri gelip geçmiştir. Doğrusu insanlar kötülük ettikleri halde Rabbin onlar için mağfiret sahibidir. (Bununla beraber) Rabbinin azabı da çok şiddetlidir.

Ayrıca senden iyilikten önce hemen kötülüğü getirmeni isterler. Oysa daha önce onlara misal olacak cezalar gelip geçmiştir. Ve gerçekten Rabbin, zulümlerine karşılık insanlara mağfiret sahibidir. Bununla beraber Rabbinin azabı da cidden çok çetindir.

6. ayet kelime kelime

  1. وَيَسْتَعْجِلُونَكَ wayastaʿjilūnaka ve senden acele istiyorlar
  2. بِٱلسَّيِّئَةِ bil-sayi-ati kötülüğü
  3. قَبْلَ qabla önce
  4. ٱلْحَسَنَةِ l-ḥasanati iyilikten
  5. وَقَدْ waqad ve oysa
  6. خَلَتْ khalat gelip geçti
  7. مِن min onlardan önce
  8. قَبْلِهِمُ qablihimu
  9. ٱلْمَثُلَٰتُ l-mathulātu benzerleri
  10. وَإِنَّ wa-inna ve şüphesiz
  11. رَبَّكَ rabbaka Rabbin
  12. لَذُو ladhū sahibidir
  13. مَغْفِرَةٍ maghfiratin mağfiret
  14. لِّلنَّاسِ lilnnāsi insanlar için
  15. عَلَىٰ ʿalā karşı
  16. ظُلْمِهِمْ ẓul'mihim zulümlerine
  17. وَإِنَّ wa-inna ve şüphesiz
  18. رَبَّكَ rabbaka Rabbinin
  19. لَشَدِيدُ lashadīdu pek çetindir
  20. ٱلْعِقَابِ l-ʿiqābi azabı

6. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Hicr 15:6–8

    وَقَالُوا۟ يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِى نُزِّلَ عَلَيْهِ ٱلذِّكْرُ إِنَّكَ لَمَجْنُونٌ …

    Dediler ki: "Ey kendisine Kur'an indirilen! Sen mutlaka bir delisin!" …

  • Meâric 70:1

    سَأَلَ سَآئِلٌۢ بِعَذَابٍ وَاقِعٍ

    İsteyen kimse inecek olan azabı istedi.

  • Şûrâ 42:18

    يَسْتَعْجِلُ بِهَا ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِهَا وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مُشْفِقُونَ مِنْهَا وَيَعْلَمُونَ أَنَّهَا ٱلْحَقُّ أَلَآ إِنَّ ٱلَّذِينَ يُمَارُونَ فِى ٱلسَّاعَةِ لَفِى ضَلَٰلٍۭ بَعِيدٍ

    Ona iman etmeyenler, onun çabucak gelmesini istiyorlar. İman edenler ise ondan korkarlar ve onun hak olduğunu bilirler. Bilin ki kıyamet hakkında tartışanlar uzak/derin bir sapıklık içindedirler.

  • Sâd 38:16

    وَقَالُوا۟ رَبَّنَا عَجِّل لَّنَا قِطَّنَا قَبْلَ يَوْمِ ٱلْحِسَابِ

    "Rabbimiz! Hesap gününden önce bizim payımızı çabucak ver." derler.

  • Enfâl 8:32

    وَإِذْ قَالُوا۟ ٱللَّهُمَّ إِن كَانَ هَٰذَا هُوَ ٱلْحَقَّ مِنْ عِندِكَ فَأَمْطِرْ عَلَيْنَا حِجَارَةً مِّنَ ٱلسَّمَآءِ أَوِ ٱئْتِنَا بِعَذَابٍ أَلِيمٍ

    Hani onlar: “Ey Allah’ım! Eğer bu senin katından gelen bir hak ise başımıza gökten taş yağdır, yahut bize acı bir azap ver!” demişlerdi.

  • Fâtır 35:45

    وَلَوْ يُؤَاخِذُ ٱللَّهُ ٱلنَّاسَ بِمَا كَسَبُوا۟ مَا تَرَكَ عَلَىٰ ظَهْرِهَا مِن دَآبَّةٍ وَلَٰكِن يُؤَخِّرُهُمْ إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى فَإِذَا جَآءَ أَجَلُهُمْ فَإِنَّ ٱللَّهَ كَانَ بِعِبَادِهِۦ بَصِيرًۢا

    Eğer Allah insanları işlediklerinden dolayı hemen yakalayıp cezalandırsaydı onun (yerin) üzerinde bir tek canlı bırakmazdı. Fakat onları belirli bir süreye kadar ertelemektedir. Ecelleri geldiğinde artık muhakkak ki Allah kullarını görmektedir.

Daha fazlası

10 Ekim 2026 Cumartesi 29 ربيع الآخر 1448 هـ