Fussilet Suresi’nin 11. ayeti (41:11) Mekki bir surededir; 24. cüzde, Mushaf’ın 477. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Fussilet Suresi 11. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
11. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Sonra Allah -Subhanehu ve Teâlâ- gökyüzünü yaratmaya yöneldi. O gün gökyüzü duman halindeydi. Yüce Allah, gökyüzüne ve yeryüzüne: "İsteyerek ya da kerih görerek emrime boyun eğin!" dedi. Bu husus da ikiniz için de elzem bir durumdur. O ikisi de: "İtaat ederek geldik." dediler. Ey Rabbimiz! Senin dilemen dışında bizim bir dilememiz yoktur.
11. Yeri yaratmasından “sonra” su üzerinde yükselmiş “duman halinde bulunan göğe” semâyı yaratmaya “yöneldi de ona” bu ifade, emrin özellikle göğe verildiği vehmini uyandırabileceğinden buna yeri de atfetmiştir: “ve yere: İsteyerek veya istemeyerek (de olsa) gelin” yani ister gönüllü, ister gönülsüz olarak Benim emrime uyun. Zira emrimin gerçekleşmesi kaçınılmaz bir şeydir, “buyurdu. İkisi de: İsteyerek geldik, dediler.” Yani bizim Senin iradene muhalif bir irademiz olamaz.
Kâfirlerin kendi yanlarında bulunan hidayete sebep olacak hususları yok saymaları onların küfür üzerine kalmaları anlamına gelir.
Zekâtın önemi beyan edilmiştir. Zira zekât İslam'ın şartlarındandır.
Kâinat ve içindeki her şey Yüce Allah'a teslim olup, O'nun -Subhanehu ve Teâlâ-'nın emrine boyun eğmiştir.
11. ayetin diğer mealleri
Sonra gaz halinde bulunan göğe yöneldi. Ona ve yere: İsteyerek ya da istemeyerek gelin! dedi. Onlar da: İsteyerek geldik, dediler.
Sonra duman halinde olan göğe yöneldi, ona ve yerküreye: İsteyerek veya istemeyerek, gelin! dedi. İkisi de «İsteyerek geldik» dediler.
Sonra duman halinde bulunan göğe yöneldi. Ona ve yerküreye: "İsteyerek veya istemeyerek buyruğuma gelin." dedi. Her ikisi de: "İsteyerek geldik" dediler.