İçeriğe geç

Ra’d Suresi 20. Ayet

سورة الرعد، الآية ٢٠

13:20 13. cüz 26. hizb Mushaf’ta 252. sayfa Medeni sure

13:20 ayetinin metni

ٱلَّذِينَ يُوفُونَ بِعَهْدِ ٱللَّهِ وَلَا يَنقُضُونَ ٱلْمِيثَٰقَ ۝٢٠

Okunuşu

alladhīna yūfūna biʿahdi l-lahi walā yanquḍūna l-mīthāqa

Meal

Onlar, Allah’a verdikleri sözü eksiksiz yerine getirir ve anlaşmayı bozmazlar.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Ra’d Suresi’nin 20. ayeti (13:20) Medeni bir surededir; 13. cüzde, Mushaf’ın 252. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Ra’d Suresi 20. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

20. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Allah'ın davetine icabet edenler, Allah'a verdikleri sözü ve kullarına verdikleri sözü eksiksiz olarak yerine getirirler. Allah'a ya da başkasına verdikleri güvenilir/pekiştirilmiş sözü asla ihlal etmezler.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri 19–20. ayetler

19. Allah, ilim ve amel sahibi kimseler ile onların zıddı olan kimseler arasındaki farkı belirterek şöyle buyurmaktadır: “Rabbinden sana indirilenin hak olduğunu bilen” bunu kavrayarak gereğince amel eden “kimse” hakkı bilmeyen ve gereğince amel etmeyen “hiç kör kimse gibi olur mu?” Bunlar arasında, gök ve yer arası kadar büyük bir fark vardır. O halde kulun, iki kesimden hangisinin daha iyi, âkıbetinin daha hayırlı olduğu üzerinde iyice düşünmesi, ibretle tefekkür etmesi ve daha iyi gördüğü yolu tercih edip o kesimin arkasından gitmesi gerekir. Ancak herkes kendisine neyin faydalı, neyin … Devamını oku

Ra’d Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Ra’d suresinin 19-28. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 252. sayfası).

  • Cennete sokmaya sebep olan güzel ahlakın geneline teşvikte bulunulmuştur. Bunlardan bazısı şunlardır: Akraba ile güzel ilişki kurmak, Allah Teâlâ'dan korkmak, verilen sözü yerine getirmek, sabırlı olmak, infakta bulunmak, kötülüğe iyilikle karşılık vermek ve bunun zıddından sakındırmaktır.
  • Şüphesiz ki rızkın anahtarı Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın elindedir. Allah Teâlâ'nın bir kulun rızkını genişletmesi ya da daraltması sevinilecek ya da üzülecek bir şey değildir. Çünkü bu durum Allah'ın kulundan razı olduğunun ya da ona gazaplandığının göstergesi değildir.
  • Şüphesiz ki bir kimsenin hidayete ulaşması, ayetlerin indirilmesine ve müşriklerin gösterilmesini istedikleri mucizelerin gönderilmesine bağlı değildir.
  • Kur'an'ın, kulun üzerindeki etkilerinden birisi de, kalbin rahatlamasına sebebiyet vermesidir.

20. ayetin diğer mealleri

Onlar, Allah’a verdikleri sözü yerine getirenler, antlaşmayı bozmayanlardır.

Onlar, Allah'ın ahdini yerine getirenler ve verdikleri sözü bozmayanlardır.

Onlar ki, Allah'ın ahdini yerine getirirler ve antlaşmayı bozmazlar.

20. ayet kelime kelime

  1. ٱلَّذِينَ alladhīna onlar ki
  2. يُوفُونَ yūfūna yerine getirirler
  3. بِعَهْدِ biʿahdi ahdini
  4. ٱللَّهِ l-lahi Allah'ın
  5. وَلَا walā ve
  6. يَنقُضُونَ yanquḍūna bozmazlar
  7. ٱلْمِيثَٰقَ l-mīthāqa andlaşmayı

20. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • En’âm 6:115

    وَتَمَّتْ كَلِمَتُ رَبِّكَ صِدْقًا وَعَدْلًا لَّا مُبَدِّلَ لِكَلِمَٰتِهِۦ وَهُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ

    Rabbinin sözü doğruluk ve adalet bakımından eksiksizdir. Onun sözlerini değiştirebilecek yoktur O, her şeyi işiten, her şeyi bilendir.

  • Haşr 59:20

    لَا يَسْتَوِىٓ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ وَأَصْحَٰبُ ٱلْجَنَّةِ أَصْحَٰبُ ٱلْجَنَّةِ هُمُ ٱلْفَآئِزُونَ

    Cehennem ehli ile Cennet ehli bir değildir. Cennet ehli; onlar, kurtulacak olanlardır.

  • Fussilet 41:34–35

    وَلَا تَسْتَوِى ٱلْحَسَنَةُ وَلَا ٱلسَّيِّئَةُ ٱدْفَعْ بِٱلَّتِى هِىَ أَحْسَنُ فَإِذَا ٱلَّذِى بَيْنَكَ وَبَيْنَهُۥ عَدَٰوَةٌ كَأَنَّهُۥ وَلِىٌّ حَمِيمٌ …

    İyilikle kötülük bir değildir. Kötülüğü en güzel şekilde sav. O zaman seninle aranızda düşmanlık bulunan kimse, sanki candan bir dost gibi olur. …

  • Tûr 52:21

    وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَٱتَّبَعَتْهُمْ ذُرِّيَّتُهُم بِإِيمَٰنٍ أَلْحَقْنَا بِهِمْ ذُرِّيَّتَهُمْ وَمَآ أَلَتْنَٰهُم مِّنْ عَمَلِهِم مِّن شَىْءٍ كُلُّ ٱمْرِئٍۭ بِمَا كَسَبَ رَهِينٌ

    İman edip, soyları iman ile kendilerine uyanların biz evlatlarını da kendilerine katarız. Amellerinden de hiçbir şey eksiltmeyiz. Her kişi kendi kazandıkları karşılığında bir rehinedir.

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ