İçeriğe geç

Nûr Suresi 61. Ayet

سورة النور، الآية ٦١

24:61 18. cüz 36. hizb Mushaf’ta 358. sayfa Medeni sure

24:61 ayetinin metni

لَّيْسَ عَلَى ٱلْأَعْمَىٰ حَرَجٌ وَلَا عَلَى ٱلْأَعْرَجِ حَرَجٌ وَلَا عَلَى ٱلْمَرِيضِ حَرَجٌ وَلَا عَلَىٰٓ أَنفُسِكُمْ أَن تَأْكُلُوا۟ مِنۢ بُيُوتِكُمْ أَوْ بُيُوتِ ءَابَآئِكُمْ أَوْ بُيُوتِ أُمَّهَٰتِكُمْ أَوْ بُيُوتِ إِخْوَٰنِكُمْ أَوْ بُيُوتِ أَخَوَٰتِكُمْ أَوْ بُيُوتِ أَعْمَٰمِكُمْ أَوْ بُيُوتِ عَمَّٰتِكُمْ أَوْ بُيُوتِ أَخْوَٰلِكُمْ أَوْ بُيُوتِ خَٰلَٰتِكُمْ أَوْ مَا مَلَكْتُم مَّفَاتِحَهُۥٓ أَوْ صَدِيقِكُمْ لَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ أَن تَأْكُلُوا۟ جَمِيعًا أَوْ أَشْتَاتًا فَإِذَا دَخَلْتُم بُيُوتًا فَسَلِّمُوا۟ عَلَىٰٓ أَنفُسِكُمْ تَحِيَّةً مِّنْ عِندِ ٱللَّهِ مُبَٰرَكَةً طَيِّبَةً كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمُ ٱلْـَٔايَٰتِ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ ۝٦١

Okunuşu

laysa ʿalā l-aʿmā ḥarajun walā ʿalā l-aʿraji ḥarajun walā ʿalā l-marīḍi ḥarajun walā ʿalā anfusikum an takulū min buyūtikum aw buyūti ābāikum aw buyūti ummahātikum aw buyūti ikh'wānikum aw buyūti akhawātikum aw buyūti aʿmāmikum aw buyūti ʿammātikum aw buyūti akhwālikum aw buyūti khālātikum aw mā malaktum mafātiḥahu aw ṣadīqikum laysa ʿalaykum junāḥun an takulū jamīʿan aw ashtātan fa-idhā dakhaltum buyūtan fasallimū ʿalā anfusikum taḥiyyatan min ʿindi l-lahi mubārakatan ṭayyibatan kadhālika yubayyinu l-lahu lakumu l-āyāti laʿallakum taʿqilūna

Meal

Köre bir günah yoktur, topala veya hastaya da bir günah yoktur. Aynı şekilde size de evlerinizde, babalarınızın evlerinde, annelerinizin evlerinde, erkek kardeşlerinizin evlerinde, kız kardeşlerinizin evlerinde, amcalarınızın evlerinde, halalarınızın evlerinde, dayılarınızın evlerinde, teyzelerinizin evlerinde, anahtarları sizde olan evlerde veya arkadaşlarınızın evlerinde topluca ya da ayrı ayrı yemek yemenizde bir günah yoktur. Evlere girdiğiniz vakit, Allah tarafından mübarek ve temiz bir selam ile kendinize (birbirinize) selam verin. Allah, akledesiniz diye size ayetlerini işte böyle apaçık bir şekilde açıklamaktadır.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Nûr Suresi’nin 61. ayeti (24:61) Medeni bir surededir; 18. cüzde, Mushaf’ın 358. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

Nûr Suresi 61. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

61. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Güç yetiremedikleri için Allah yolunda cihat gibi bazı sorumlulukları yerine getiremeyen kör kimseye bir günah yoktur, topal veya hasta olan kimseye de bir günah yoktur. Ey Müminler! Aynı şekilde evlerinizde yemek yemenizde, babalarınızın evlerinde, annelerinizin evlerinde, erkek kardeşlerinizin evlerinde, kız kardeşlerinizin evlerinde, amcalarınızın evlerinde, halalarınızın evlerinde, dayılarınızın evlerinde, teyzelerinizin evlerinde yahut bekçilik yaparak korumakla görevlendirildiğiniz bahçe ve bostanlardaki evlerde yemenizde de bir günah yoktur. Aynı şekilde arkadaşlarınızın evlerinden gönül rızasıyla yemenizde ve topluca ya da ayrı ayrı yemek yemenizde de bir günah yoktur. Zikredilen evlere yahut bunun dışında diğer evlere girdiğiniz vakit, o evde bulunanlara "Esselamu Aleykum" diyerek selam verin. Eğer bu evlerde kimseyi bulamazsanız; "Allah'ın selamı bizim ve salih kullarının üzerine olsun." diyerek kendinize selam verin. Allah'ın katından sizler için meşru kıldığı, aranızdaki sevgiyi ve ülfeti yaydığı için mübarek, duyanın da gönlünü hoş eden güzel bir selamlaşmadır. Surede geçen bunun gibi açıklamalar ile Allah, akıl edesiniz ve akıl ettiğiniz bu ayetlerle amel edesiniz diye size ayetleri böyle açıklamaktadır.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

61. Allah, kullarına lütuf ve ihsanını haber vermekte, dinde onlara bir zorluk vermediğini aksine dini onlara alabildiğine kolaylaştırdığını belirterek şöyle buyurmaktadır: “Gözü görmeyene sorumluluk yoktur. Topala sorumluluk yoktur. Hastaya da sorumluluk yoktur.” Yani bu gibi kimseler için bu engellerden herhangi birisinin sağlıklı olmasına bağlı olan farz hususları terk etmelerinde bir vebal yoktur. Ki bunlar da gözü görmeyenin görmesine, topalın sağlam ve hastanın da sağlıklı olmasına bağlı bulunan cihad ve benzeri yükümlülüklerdir. Sözünü ettiğimiz bu mana umumi olduğu için ilgili ifade … Devamını oku

Nûr Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Nûr suresinin 59-61. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 358. sayfası).

  • (Evlenme arzusu kalmamış olan) Yaşlı kadınların şüphe ihtimalinin ortadan kalkması sebebi ile dış örtü ve elbiselerini çıkarmaları caizdir.
  • Dinde ihtiyatlı davranmak, Yüce Allah'tan sakınan muttaki kimselerin özelliğidir.
  • Özür sahibi olmak, dini yükümlülüklerin hafifletilmesine sebeptir.
  • Müslüman toplumu; dayanışma, yardımlaşma ve kardeşlik toplumudur.

61. ayetin diğer mealleri

Köre bir günah yoktur; topala veya hastaya da bir günah yoktur. Aynı şekilde size de evlerinizde, babalarınızın evlerinde, annelerinizin evlerinde, erkek kardeşlerinizin evlerinde, kız kardeşlerinizin evlerinde, amcalarınızın evlerinde, halalarınızın evlerinde, dayılarınızın evlerinde, teyzelerinizin evlerinde, anahtarları sizde olan evlerde veya arkadaşlarınızın evlerinde topluca ya da ayrı ayrı yemek yemenizde bir günah yoktur. Evlere girdiğiniz vakit, Allah tarafından mübarek ve temiz bir selam ile kendinize (birbirinize) selam verin. Allah, akledesiniz diye size ayetlerini işte böyle apaçık beyan ediyor.

Âmâya güçlük yoktur; topala güçlük yoktur; hastaya da güçlük yoktur. (Bunlara yapamayacakları görev yüklenmez, yapamadıklarından dolayı günahkâr olmazlar.) Sizin için de, gerek kendi evlerinizden, gerekse babalarınızın evlerinden, annelerinizin evlerinden, erkek kardeşlerinizin evlerinden, kız kardeşlerinizin evlerinden, amcalarınızın evlerinden, halalarınızın evlerinden, dayılarınızın evlerinden, teyzelerinizin evlerinden veya anahtarlarını uhdenizde bulundurduğunuz yerlerden yahut dostlarınızın evlerinden yemenizde bir sakınca yoktur. Toplu halde veya ayrı ayrı yemenizde de bir sakınca yoktur. Evlere girdiğiniz zaman, Allah tarafından mübarek ve pek güzel bir yaşama dileği olarak kendinize (birbirinize) selâm verin. İşte Allah, düşünüp anlayasınız diye size âyetleri böyle açıklar. 

A'maya güçlük yoktur; topala güçlük yoktur; hastaya da güçlük yoktur. Sizin için de gerek kendi evlerinizden, gerekse babalarınızın evlerinden, annelerinizin evlerinden, erkek kardeşlerinizin evlerinden, kız kardeşlerinizin evlerinden, amcalarınızın evlerinden halalarınızın evlerinden, dayılarınızın evlerinden, teyzelerinizin evlerinden veya anahtarlarına malik olduğunuz yerlerden, yahut dostlarınızın evlerinden yemenizde bir sakınca yoktur. Toplu halde veya ayrı ayrı yemenizde de bir güçlük ve günah yoktur. Evlere girdiğiniz zaman Allah tarafından mübarek ve güzel bir yaşama dileği olarak kendinize (birbirinize) selam verin. İşte Allah düşünüp anlayasınız diye size âyetlerini böyle açıklar.

61. ayet kelime kelime

  1. لَّيْسَ laysa yoktur ل ي س
  2. عَلَى ʿalā üzerine
  3. ٱلْأَعْمَىٰ l-aʿmā kör ع م ي
  4. حَرَجٌ ḥarajun bir güçlük ح ر ج
  5. وَلَا walā ve yoktur
  6. عَلَى ʿalā üzerine
  7. ٱلْأَعْرَجِ l-aʿraji topal ع ر ج
  8. حَرَجٌ ḥarajun bir güçlük ح ر ج
  9. وَلَا walā ve yoktur
  10. عَلَى ʿalā üzerine
  11. ٱلْمَرِيضِ l-marīḍi hasta م ر ض
  12. حَرَجٌ ḥarajun güçlük ح ر ج
  13. وَلَا walā ve (bir güçlük) yoktur
  14. عَلَىٰٓ ʿalā üzerinize
  15. أَنفُسِكُمْ anfusikum sizin ن ف س
  16. أَن an yemenizde
  17. تَأْكُلُوا۟ takulū أ ك ل
  18. مِنۢ min kendi evlerinizden
  19. بُيُوتِكُمْ buyūtikum ب ي ت
  20. أَوْ aw yahut
  21. بُيُوتِ buyūti evlerinden ب ي ت
  22. ءَابَآئِكُمْ ābāikum babalarınızın أ ب و
  23. أَوْ aw yahut
  24. بُيُوتِ buyūti evlerinden ب ي ت
  25. أُمَّهَٰتِكُمْ ummahātikum annelerinizin أ م م
  26. أَوْ aw yahut
  27. بُيُوتِ buyūti evlerinden ب ي ت
  28. إِخْوَٰنِكُمْ ikh'wānikum kardeşlerinizin أ خ و
  29. أَوْ aw yahut
  30. بُيُوتِ buyūti evlerinden ب ي ت
  31. أَخَوَٰتِكُمْ akhawātikum kızkardeşlerinizin أ خ و
  32. أَوْ aw yahut
  33. بُيُوتِ buyūti evlerinden ب ي ت
  34. أَعْمَٰمِكُمْ aʿmāmikum amcalarınızın ع م م
  35. أَوْ aw yahut
  36. بُيُوتِ buyūti evlerinden ب ي ت
  37. عَمَّٰتِكُمْ ʿammātikum halalarınızın ع م م
  38. أَوْ aw yahut
  39. بُيُوتِ buyūti evlerinden ب ي ت
  40. أَخْوَٰلِكُمْ akhwālikum dayılarınızın خ و ل
  41. أَوْ aw yahut
  42. بُيُوتِ buyūti evlerinden ب ي ت
  43. خَٰلَٰتِكُمْ khālātikum teyzelerinizin خ و ل
  44. أَوْ aw yahut
  45. مَا mā sahip olduğunuzun
  46. مَلَكْتُم malaktum م ل ك
  47. مَّفَاتِحَهُۥٓ mafātiḥahu anahtarlarına ف ت ح
  48. أَوْ aw yahut
  49. صَدِيقِكُمْ ṣadīqikum arkadaşınızın ص د ق
  50. لَيْسَ laysa yoktur ل ي س
  51. عَلَيْكُمْ ʿalaykum üzerinize
  52. جُنَاحٌ junāḥun bir günah ج ن ح
  53. أَن an yemenizde
  54. تَأْكُلُوا۟ takulū أ ك ل
  55. جَمِيعًا jamīʿan toplu olarak ج م ع
  56. أَوْ aw yahut
  57. أَشْتَاتًا ashtātan ayrı ayrı ش ت ت
  58. فَإِذَا fa-idhā zaman
  59. دَخَلْتُم dakhaltum girdiğiniz د خ ل
  60. بُيُوتًا buyūtan evlere ب ي ت
  61. فَسَلِّمُوا۟ fasallimū selam verin; س ل م
  62. عَلَىٰٓ ʿalā kendinize
  63. أَنفُسِكُمْ anfusikum ن ف س
  64. تَحِيَّةً taḥiyyatan (bir yaşam) dileğiyle ح ي ي
  65. مِّنْ min tarafından
  66. عِندِ ʿindi ع ن د
  67. ٱللَّهِ l-lahi Allah
  68. مُبَٰرَكَةً mubārakatan bereketli ب ر ك
  69. طَيِّبَةً ṭayyibatan güzel ط ي ب
  70. كَذَٰلِكَ kadhālika işte böyle
  71. يُبَيِّنُ yubayyinu açıklıyor ب ي ن
  72. ٱللَّهُ l-lahu Allah
  73. لَكُمُ lakumu size
  74. ٱلْـَٔايَٰتِ l-āyāti ayetleri أ ي ي
  75. لَعَلَّكُمْ laʿallakum umulur ki
  76. تَعْقِلُونَ taʿqilūna aklınızı kullanırsınız ع ق ل

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet 2 hadiste geçiyor; hadislerin metni Arapçadır.

61. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Tevbe 9:91–92

    لَّيْسَ عَلَى ٱلضُّعَفَآءِ وَلَا عَلَى ٱلْمَرْضَىٰ وَلَا عَلَى ٱلَّذِينَ لَا يَجِدُونَ مَا يُنفِقُونَ حَرَجٌ إِذَا نَصَحُوا۟ لِلَّهِ وَرَسُولِهِۦ مَا عَلَى ٱلْمُحْسِنِينَ مِن سَبِيلٍ وَٱللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ …

    Allah’a ve Rasûlüne karşı sadık ve samimi oldukları takdirde, güçsüzlere, hastalara ve (seferde) harcayacakları bir şey bulamayanlara (sefere katılmadıkları için) bir günah yoktur. İyilikte/ihsanda bulunan kimselerin (kınanması) için de bir sebep yoktur. Allah; çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. …

  • Nisâ 4:29

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَأْكُلُوٓا۟ أَمْوَٰلَكُم بَيْنَكُم بِٱلْبَٰطِلِ إِلَّآ أَن تَكُونَ تِجَٰرَةً عَن تَرَاضٍ مِّنكُمْ وَلَا تَقْتُلُوٓا۟ أَنفُسَكُمْ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ بِكُمْ رَحِيمًا

    Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda batıl yollarla yemeyin. Ancak karşılıklı rıza ile yapılan ticaretle olursa başka. Kendinizi helâk etmeyin. Şüphesiz Allah, size karşı çok merhametlidir.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Fetih 48:17

    لَّيْسَ عَلَى ٱلْأَعْمَىٰ حَرَجٌ وَلَا عَلَى ٱلْأَعْرَجِ حَرَجٌ وَلَا عَلَى ٱلْمَرِيضِ حَرَجٌ وَمَن يُطِعِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ يُدْخِلْهُ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ وَمَن يَتَوَلَّ يُعَذِّبْهُ عَذَابًا أَلِيمًا

    Kör olana güçlük (sorumluluk) yoktur, topal olana güçlük yoktur ve hasta olana da güçlük yoktur. Kim Allah'a ve resulüne itaat ederse, (Allah) onu, altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Kim de yüz çevirirse onu da acı bir azapla cezalandırır.

  • Bakara 2:242

    كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمْ ءَايَٰتِهِۦ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ

    Düşünesiniz diye Allah, size ayetlerini işte böyle açıklıyor.

  • Bakara 2:219

    يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلْخَمْرِ وَٱلْمَيْسِرِ قُلْ فِيهِمَآ إِثْمٌ كَبِيرٌ وَمَنَٰفِعُ لِلنَّاسِ وَإِثْمُهُمَآ أَكْبَرُ مِن نَّفْعِهِمَا وَيَسْـَٔلُونَكَ مَاذَا يُنفِقُونَ قُلِ ٱلْعَفْوَ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمُ ٱلْـَٔايَٰتِ لَعَلَّكُمْ تَتَفَكَّرُونَ

    Sana içki ve kumarı soruyorlar. De ki: Onlarda büyük günah ve insanlara bazı faydalar vardır. Günahları faydasından daha büyüktür. Ne sarf edeceklerini sana soruyorlar. De ki: İhtiyaçtan fazlasını! İşte Allah, size düşünesiniz diye ayetleri (böyle) açıklıyor.

  • Bakara 2:266

    أَيَوَدُّ أَحَدُكُمْ أَن تَكُونَ لَهُۥ جَنَّةٌ مِّن نَّخِيلٍ وَأَعْنَابٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ لَهُۥ فِيهَا مِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ وَأَصَابَهُ ٱلْكِبَرُ وَلَهُۥ ذُرِّيَّةٌ ضُعَفَآءُ فَأَصَابَهَآ إِعْصَارٌ فِيهِ نَارٌ فَٱحْتَرَقَتْ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمُ ٱلْـَٔايَٰتِ لَعَلَّكُمْ تَتَفَكَّرُونَ

    Sizden biriniz arzu eder mi ki, hurma ve üzüm ağaçlarıyla dolu, altından ırmaklar akan ve içinde her çeşit meyveden bulunan bir bahçesi olsun da, kendisi ihtiyarlamış, çocukları da güçsüz kalmışken, bahçesi ateşli bir kasırga ile yanıversin. Düşünesiniz diye Allah, size ayetlerini böyle açıklar.

  • Hadîd 57:17

    ٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ يُحْىِ ٱلْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا قَدْ بَيَّنَّا لَكُمُ ٱلْـَٔايَٰتِ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ

    Bilin ki Allah yeryüzünü ölümünden sonra diriltir. Belki akıl edersiniz diye size ayetleri açıkladık.

  • Nûr 24:29

    لَّيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ أَن تَدْخُلُوا۟ بُيُوتًا غَيْرَ مَسْكُونَةٍ فِيهَا مَتَٰعٌ لَّكُمْ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ مَا تُبْدُونَ وَمَا تَكْتُمُونَ

    İçinde kendinize ait eşyanın bulunduğu oturulmayan evlere girmenizde herhangi bir sakınca yoktur. Allah; açığa vurduklarınızı da, gizlediklerinizi de bilir.

Nûr Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

13 Ekim 2026 Salı 2 جمادى الأولى 1448 هـ