Kendilerini ticaretin de, alışverişin de Allah’ı zikretmekten, namazdan ve zekâtı vermekten alıkoymadığı erlerdir. Onlar, kalplerin ve gözlerin ters döneceği bir günden korkarlar.
Nûr Suresi’nin 37. ayeti (24:37) Medeni bir surededir; 18. cüzde, Mushaf’ın 355. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Nûr Suresi 37. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
37. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
O kimseler ki; onları ne ticaret ve ne de alışveriş Allah Teâlâ'nın zikrinden, namazı en kamil bir şekilde dosdoğru kılmaktan ve zekâtı vermekten alıkoyabilir. Kıyamet gününden korkarlar. O gün, kalplerin azaptan kurtulmak arzusu ile azaba çarptırılmak korkusu arasında kararsız kaldığı ve gözlerin hangi yöne bakacağı hakkında bir o yana bir bu yana dönüp durduğu gündür.
37. İşte oralarda birtakım yiğitler Allah’ın adını tesbih ederler. Bunlar, dünyayı Rablerine tercih eden kimseler değildir. Bunlar ticareti ve kârı tercih ederek onlarla oyalanıp Rablerini unutan kimseler de değildir. Aksine onlar “ne ticaretin ne de alışverişin Allah’ı anmaktan, namazı dosdoğru kılmaktan ve zekâtı vermekten alıkoymadığı birtakım yiğitler”dir. Bu buyruktaki “ticaret”ten kasıt, karşılığında bedel alma maksadı güdülen her türlü kazanç yolunu kapsar. Buna göre “alışveriş” ifadesi de özelin genele atfedilmesi kabilinden olur. Zira alışveriş ile uğraşmak diğerlerine göre daha … Devamını oku
Müminin, dünyevi işleri ile uhrevi işlerini dengelemesi gerekli olan bir husustur.
İman şartını yerine getirmemesi sebebi ile kâfir kimsenin amellerinin boşa gitmesi beyan edilmiştir.
Kâfir kimse; Allah'ı tespih eden ve O'na itaat eden kullarına uyum göstermez, onlara aykırıdır.
Yağmur yağma aşamaları tümüyle Yüce Allah'ın yaratması ve takdirindendir.
37. ayetin diğer mealleri
(Onlar) Ticaretin, alışverişin, kendilerini Allah’ın zikrinden, namazı ikame etmekten, zekat vermekten alıkoyamadığı adamlardır. Onlar, kalplerin ve gözlerin ters döneceği bir günden korkarlar.
Onlar, ne ticaret ne de alışverişin kendilerini Allah’ı anmaktan, namaz kılmaktan ve zekât vermekten alıkoyamadığı insanlardır. Onlar, kalplerin ve gözlerin allak bullak olduğu bir günden korkarlar.
Birtakım insanlar (Allahı tesbih ederler) ki, ne ticaret ne de alış veriş onları Allah'ı anmaktan, namaz kılmaktan ve zekat vermekten alıkoymaz. Onlar, kalplerin ve gözlerin allak bullak olduğu bir günden korkarlar.
37. ayet kelime kelime
رِجَالٌrijālunerkekler (ki)
لَّاlākendilerini alıkoymaz
تُلْهِيهِمْtul'hīhim
تِجَٰرَةٌtijāratunticaret
وَلَاwalāve ne de
بَيْعٌbayʿunalışveriş
عَنʿananmaktan
ذِكْرِdhik'ri
ٱللَّهِl-lahiAllah'ı
وَإِقَامِwa-iqāmive kılmaktan
ٱلصَّلَوٰةِl-ṣalatinamaz
وَإِيتَآءِwaītāive vermekten
ٱلزَّكَوٰةِl-zakatizekat
يَخَافُونَyakhāfūnaonlar korkarlar
يَوْمًاyawmangünden
تَتَقَلَّبُtataqallabuters döneceği
فِيهِfīhionda
ٱلْقُلُوبُl-qulūbuyüreklerin
وَٱلْأَبْصَٰرُwal-abṣāruve gözlerin
Bu ayetin geçtiği hadisler
Bu ayet 2 hadiste geçiyor; hadislerin metni Arapçadır.
De ki: "Rabbim adaleti emretti; her secde yerinde yüzünüzü O'na doğrultun; dinde samimi olarak O'na yalvarın. Sizi yarattığı gibi yine O'na döneceksiniz."
Müminlerden öyle adamlar vardır ki, Allah’a verdikleri söze sadık kaldılar. İçlerinden bir kısmı verdikleri sözü yerine getirmiştir. (Şehit olmuştur.) Bir kısmı da (şehit olmayı) beklemektedir. Verdikleri sözü asla değiştirmemişlerdir.
Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağırıldığınız zaman, alışverişi bırakıp Allah’ın zikrine koşun! Eğer bilirseniz, bu sizin için çok daha hayırlıdır.
Onları, yaklaşmakta olan güne karşı uyarıp korkut; o zaman yürekler gırtlaklara dayanır, yutkunur dururlar. Zalimler için ne koruyucu bir dost, ne de sözü dinlenir bir şefaatçi vardır.
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Onları emrimizle doğru yolu gösteren önderler kıldık ve kendilerine hayırlar işlemeyi, namazı dosdoğru kılmayı, zekâtı vermeyi vahyettik. Onlar yalnızca bize ibadet eden kimselerdi.