De ki: "Rabbim adaleti emretti; her secde yerinde yüzünüzü O'na doğrultun; dinde samimi olarak O'na yalvarın. Sizi yarattığı gibi yine O'na döneceksiniz."
A’râf Suresi’nin 29. ayeti (7:29) Mekki bir surededir; 8. cüzde, Mushaf’ın 153. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
A’râf Suresi 29. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
29. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Muhammed!- O müşriklere de ki : "Şüphesiz Allah, adaletli olmayı emreder. Hayâsızlığı ve çirkin şeyleri ise asla emretmez. Özellikle mescitlerde yapılan ibadetler olmak üzere, bütün ibadetleri sadece Allah'a has kılmayı, ibadetleri sadece O'na yapmayı ve bir tek O'na dua etmenizi emreder. O sizi, ilk başta yoktan yarattığı gibi, tekrar diri olarak tekrardan döndürecektir. Sizleri yoktan var etmeye kadir olan, sizleri tekrar geri döndürmeye ve yeniden diriltmeye de kadirdir.
29. Daha sonra Yüce Allah neleri emrettiğini söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: “De ki: Rabbim adaleti emretti.” Yani O, ibadetlerde de karşılıklı ilişkilerde de adaleti emretmiştir. Zulüm ve haksızlığı değil. “Her secde yerinde yüzlerinizi (O’na) çevirin.” Yani Allah’a yöneltin; ibadetlerinizi özellikle namazı zahiren ve batınen en mükemmel şekilde eda etmek için bütün gayretinizi ortaya koyun, ibadetlerinizi her türlü eksiklikten ve ifsad edici unsurdan arındırın. “Dininizi halis kılarak O’na dua edin.” İbadetinizde O’na hiçbir şey ortak koşmaksızın yalnızca O’nun rızasını gözetin. Dua … Devamını oku
Günah işleyen kimse yaptıklarını itiraf eder, bunlardan dolayı bağışlanma diler, kendini pişman hisseder ve işlemiş olduğu bu günahları terk ederse Âdem’in tavrına benzer bir davranış sergilemiş olur. Böylece Rabbi onu seçkin bir kul yapar ve ona hidayet eder. Her kim de bir günah işer ardından inat ve ısrarla buna devam ederse İblis'e benzer bir davranışta bulunmuştur. Durumu böyle olan kimse ancak Allah’tan daha da fazla uzaklaşır.
Elbiseler iki çeşittir: Mahrem yerlerin örtüldüğü bedensel elbiseler ve kul ile sürekli bereber olan dindarlık (elbisesi). Bu soyut bir elbise olup, kalp ve ruhun güzelliğidir.
Şeytanın avanelerinin çoğu bedensel elbiselerin çıkarılmasına ve mahrem yerlerin gösterilmesine davet eder. Böylece insanlara, çirkin işler yapmaları ve hayasızlığa düşmeleri kolay gelir.
Hidayet, Allah’ın bir ihsanı ve lütfudur. Dalalet ise, -cehaleti ve zulmüyle- şeytanı dost edinerek kulun rezil rüsva olmasıdır. Kendisi için dalalete sebep olmuştur.
29. ayetin diğer mealleri
De ki: Rabbim adaleti emretti. Her mescidde yönünüzü O’na doğrultun. Dini ona halis kılarak (şirk koşmadan) O’na dua edin. İlk defa sizi yarattığı gibi, yine O’na döneceksiniz.
Yine de ki: "Rabbim bana adaleti emretti. Her mescidde yüzlerinizi (Allah'a) çevirin ve dini yalnız Allah'a has kılarak O'na yalvarın. İlkin sizi yarattığı gibi (yine O'na) döneceksiniz.
De ki: "Rabbim bana adaleti emretti. Her mescidde yüzünüzü O'na doğrultun ve dini yalnız kendisine has kılarak O'na yalvarın. İlkin sizi yarattığı gibi yine O'na döneceksiniz."
Gökleri kitap sayfalarının katlandığı gibi katlayacağımız günü düşün. Başlangıçta ilk yaratmayı nasıl yaptıysak, -üzerimize aldığımız bir vaad olarak- onu yine yapacağız. Biz bunu muhakkak yapacağız.
Sen yüzünü hanif olarak dine, Allah’ın insanları üzerinde yarattığı fıtratına dosdoğru çevir. Allah’ın yaratmasında hiçbir değiştirme yoktur. İşte bu dosdoğru dindir. Fakat insanların çoğu bilmezler.