Nisâ Suresi’nin 98. ayeti (4:98) Medeni bir surededir; 5. cüzde, Mushaf’ın 94. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Nisâ Suresi 98. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
98. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
98-99- Yapılan haksızlığa ve eziyetlere karşı kendilerini savunacak güçleri bulunmayan, zayıf, özür sahibi erkek, kadın ve çocuklar bu tehdidin dışında kalırlar. Bu kişiler içinde bulundukları zorluktan kurtulmak için bir yol bulamayan kimselerdir. Umulur ki Allah, rahmeti ve lütfuyla onları affeder. Allah kullarını affeden, tövbe edenleri de bağışlayandır.
98-99. Daha sonra Allah gerçekten herhangi bir şekilde hicret etme gücüne sahip olmayan ve “ne bir çare ne de bir yol bulamayan” mustaz’afları istisna etmekte ve bu gibi kimseler hakkında Yüce Allah: “İşte onları Allah’ın affedeceği umulur. Allah çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır.” buyurmaktadır. “Umulur ki” anlamına gelen “عسى” ve benzeri ifadeler, Yüce Allah tarafından kullanılırsa umulan şeyin tahakkukunun kesin olduğunu ifade eder. Bu da O’nun kerem ve ihsanının bir gereğidir. Birtakım amelleri işleyen kimselere mükâfat alacaklarını ümid edilebileceklerinin belirtilmesinin de özel bir … Devamını oku
Allah yolunda cihat etmenin fazileti ve mücahitlerin mükâfatının ne kadar büyük olduğu ifade edilmiştir. Allah onlara cennette başkalarının ulaşamayacağı kadar çok yüksek makamlar vadetmiştir.
Mazeret sahibi kimselerden cihat farizası düşer ve iyi niyetlerinden dolayı kendilerine bol karşılık verilir.
İslam beldesine hicret etmenin fazileti, kendi beldesinde yaşadığı sürece dini hususunda endişe içinde olan kimsenin güç yetirebilmesi halinde hicret etmesinin farz oluşu.
Yolculuk esnasında namazları kısaltmanın meşru olması.
98. ayetin diğer mealleri
Yalnızca, erkek kadın ve çocuklardan hicret için yol bulamayan ve savunmasız güçsüz bırakılanlar müstesnadır.
Erkeklerden, kadınlardan ve çocuklardan (kâfirler yüzünden hicret etmekten gerçekten) âciz kalıp da bir çareye gücü yetmeyenler ve bir yol bulamayanlar böyle değildir.
Ancak gerçekten aciz ve zayıf olan, çaresiz kalan ve hicret etmeye yol bulamayan erkekler, kadınlar ve çocuklar hariç...
98. ayet kelime kelime
إِلَّاillāyalnız hariçtir
ٱلْمُسْتَضْعَفِينَl-mus'taḍʿafīnagerçekten zayıf
مِنَminaerkekler
ٱلرِّجَالِl-rijāli
وَٱلنِّسَآءِwal-nisāive kadınlar
وَٱلْوِلْدَٰنِwal-wil'dānive çocuklar
لَاlāgücü yetmeyenler
يَسْتَطِيعُونَyastaṭīʿūna
حِيلَةًḥīlatanhiçbir çareye
وَلَاwalāve (göç için) bulamayan
يَهْتَدُونَyahtadūna
سَبِيلًاsabīlanyol
Bu ayetin geçtiği hadisler
Bu ayet 2 hadiste geçiyor; hadislerin metni Arapçadır.
Size ne oluyor da "Ey Rabbimiz! Bizi, halkı zalim olan şu memleketten çıkar ve bize katından bir veli, bir yardımcı gönder." diyen zayıf bırakılmış erkekler, kadınlar ve çocuklar uğruna Allah yolunda savaşmıyorsunuz?