İçeriğe geç

Nisâ Suresi 89. Ayet

سورة النساء، الآية ٨٩

4:89 5. cüz 10. hizb Mushaf’ta 92. sayfa Medeni sure

4:89 ayetinin metni

وَدُّوا۟ لَوْ تَكْفُرُونَ كَمَا كَفَرُوا۟ فَتَكُونُونَ سَوَآءً فَلَا تَتَّخِذُوا۟ مِنْهُمْ أَوْلِيَآءَ حَتَّىٰ يُهَاجِرُوا۟ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ فَإِن تَوَلَّوْا۟ فَخُذُوهُمْ وَٱقْتُلُوهُمْ حَيْثُ وَجَدتُّمُوهُمْ وَلَا تَتَّخِذُوا۟ مِنْهُمْ وَلِيًّا وَلَا نَصِيرًا ۝٨٩

Okunuşu

waddū law takfurūna kamā kafarū fatakūnūna sawāan falā tattakhidhū min'hum awliyāa ḥattā yuhājirū fī sabīli l-lahi fa-in tawallaw fakhudhūhum wa-uq'tulūhum ḥaythu wajadttumūhum walā tattakhidhū min'hum waliyyan walā naṣīran

Meal

Onlar, kendileri küfre saptıkları gibi, keşke siz de küfre sapsanız da eşit olasınız isterler. Allah yolunda hicret etmedikçe onlardan dost edinmeyin. Dolayısıyla eğer yüz çevirirlerse, bu durumda onları tutun ve bulduğunuz yerde öldürün. Onlardan dost ve yardımcı edinmeyin.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Nisâ Suresi’nin 89. ayeti (4:89) Medeni bir surededir; 5. cüzde, Mushaf’ın 92. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

Nisâ Suresi 89. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

89. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Münafıklar, kendilerinin inkâr ettiği gibi, sizin de Allah’ın üzerinize indirdiğini inkâr ederek onlarla inkârda aynı seviyede olmanızı temenni ettiler. İmanlarının göstergesi olarak Allah yolunda şirk diyarından İslam beldesine hicret edinceye kadar içlerindeki düşmanlıkları sebebiyle onların hiçbirini dost edinmeyin. Şayet yüz çevirir ve oldukları halde devam ederlerse onları yakalayın ve nerede bulursanız orada öldürün. Onların hiçbirini işlerinizi idare eden bir veli ve de düşmanlarınıza karşı size yardım eden bir yandaşlar edinmeyin.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri 88–89. ayetler

88-89. Bu âyet-i kerimelerde kastedilen münafıklar kâfir olmakla birlikte müslüman olduklarını açığa vuran ve hicret etmeyen münafıklardır. Onlar hakkında ashab-ı kiram şüphe ve tereddüde düşmüşlerdi. Sahabeden kimileri bunlar ile savaşmaktan ve onlarla dostluk bağını kesmekten yana şüphe içine düşmüşlerdi. Çünkü o kimseler, mü’min olduklarını açığa vurmuşladı. Saahbeden kimileri de onların yaptıklarından hareketle durumlarını bildiğinden dolayı onların kâfir oldukları hükmüne varmıştı. İşte Yüce Allah da şunu haber vermektedir: Bu gibi kimseler hakkında şüphe ve tereddüde düşmemelisiniz … Devamını oku

Nisâ Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Nisâ suresinin 87-91. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 92. sayfası).

  • Bazı münafıkların hallerinin gizli kalması, onlara karşı sergileyecekleri tutumun hükmü hususunda müminleri kendi aralarında ihtilafa düşürmüştür.
  • Münafıkların durumlarına bakılarak ve maslahat gereği onlara karşı nasıl tutum sergileneceği beyan edilmiştir.
  • Eziyet edici bir saldırıda bulunmamış münafıklara dokunmayan İslam dininin adaleti ortaya konulmuştur.
  • Allah yolunda cihat etmek, ondan geri kalmaları ve zoraki bahaneler uydurmaları sebebiyle münafıkları net bir şekilde ortaya çıkarır.

89. ayetin diğer mealleri

Onlar, kâfir oldukları gibi sizin de küfretmenizi ve kendileri ile eşit olmanızı istiyorlar. Bu sebeple, onlar, Allah yolunda hicret etmedikçe onları veli edinmeyin. Eğer yüz çevirirlerse onları tutun ve bulduğunuz yerde öldürün. Onlardan bir veli ve yardımcı edinmeyin.

Onlar, küfür işledikleri gibi, sizin de küfür işleyip kendileriyle bir olmanızı arzu etmektedirler. Bu itibarla onlar, Allah yolunda hicret etmedikçe, onlardan (herhangi bir) dost edinmeyin. Eğer (hicret etmekten) yüzçevirirlerse, bulduğunuz yerde onları tutun ve öldürün. Onlardan ne bir dost ve ne de bir yardımcı edinin.

Onlar, küfür işledikleri gibi, sizin de küfür işleyip kendileriyle bir olmanızı arzu ettiler. Onun için, onlar Allah yolunda hicret edinceye kadar içlerinden dost edinmeyin. Eğer bundan yüz çevirirlerse onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün; Onlardan ne bir dost, ne de bir yardımcı edinmeyin.

89. ayet kelime kelime

  1. وَدُّوا۟ waddū istediler
  2. لَوْ law keşke
  3. تَكْفُرُونَ takfurūna siz de inkar etseniz
  4. كَمَا kamā gibi
  5. كَفَرُوا۟ kafarū kendilerin inkar ettiği
  6. فَتَكُونُونَ fatakūnūna ki onlarla olsanız
  7. سَوَآءً sawāan eşit
  8. فَلَا falā o halde edinmeyin
  9. تَتَّخِذُوا۟ tattakhidhū
  10. مِنْهُمْ min'hum onlardan
  11. أَوْلِيَآءَ awliyāa dostlar
  12. حَتَّىٰ ḥattā kadar
  13. يُهَاجِرُوا۟ yuhājirū onlar göç edinceye
  14. فِى fī yolunda
  15. سَبِيلِ sabīli
  16. ٱللَّهِ l-lahi Allah
  17. فَإِن fa-in eğer
  18. تَوَلَّوْا۟ tawallaw yüz çevirirlerse
  19. فَخُذُوهُمْ fakhudhūhum onları yakalayın
  20. وَٱقْتُلُوهُمْ wa-uq'tulūhum ve öldürün
  21. حَيْثُ ḥaythu nerede
  22. وَجَدتُّمُوهُمْ wajadttumūhum bulursanız
  23. وَلَا walā ve tutmayın
  24. تَتَّخِذُوا۟ tattakhidhū
  25. مِنْهُمْ min'hum onlardan
  26. وَلِيًّا waliyyan (ne) bir dost
  27. وَلَا walā ne de
  28. نَصِيرًا naṣīran bir yardımcı

Daha fazlası

12 Ekim 2026 Pazartesi 1 جمادى الأولى 1448 هـ