Biz, her bir peygamberi ancak, Allah’ın izniyle kendilerine itaat edilsin diye gönderdik. Eğer onlar, nefislerine zulmettikleri zaman, sana gelip Allah’tan bağışlanma dilemiş olsalardı, Peygamber de onlar için bağışlanma dileseydi, elbette Allah’ı tövbeleri kabul eden ve çok merhametli olarak bulurlardı.
Nisâ Suresi’nin 64. ayeti (4:64) Medeni bir surededir; 5. cüzde, Mushaf’ın 88. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Nisâ Suresi 64. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
64. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Şüphesiz her bir peygamberi sadece, Allah'ın dilemesi ve takdirine göre emrettikleri konularda, kendilerine itaat edilmesi gayesiyle gönderdik. Ey Peygamber! Şayet onlar daha sen hayattayken işledikleri günah sebebiyle kendilerine zulmettiklerinde, günahlarını kabullenip, pişmanlık içinde tövbe ederek sana gelseler ve Allah'tan affedilmeyi dileselerdi, sen de onların bağışlanmalarını talep etseydin, muhakkak ki Allah’ı kendilerine karşı bağışlayıcı ve merhametli olarak bulurlardı.
64. Şanı Yüce Allah, Rasûlüne itaati ve bağlılığı emir ve teşvik eden bir buyrukla şunu haber vermektedir: Peygamberlerin gönderilmesinden amaç onlara itaat edilmesi, verdikleri bütün emir ve yasaklarda, bu peygamberlerin kendilerine gönderildiği kimselerin onlara bağlı kalmalarıdır. İtaat edenin itaat ettiği kimseyi tazim ettiği şekilde onları tazim etmeleridir. Bu buyruk, peygamberlerin Allah’tan tebliğ ettikleri hususlar ile emir ve yasaklarında ismet (hatadan korunma) sıfatına sahip olduklarını ortaya koymaktadır. Çünkü Yüce Allah onlara mutlak olarak itaati emretmektedir. Eğer onlar … Devamını oku
Allah’ın dini dışında başka bir hükme başvurmak ve o hükme rıza göstermek, Allah Teâlâ’ya olan imanı iptal eder. Anlaşmazlıklar karşısında şeriatın hükmüne başvurarak şeriatın emrettiği hükümden razı olup, kalben ve bedenen teslim olmadıkça iman tam bir iman olmaz.
Münafıkların en belirgin sıfatlarından biri de Allah’ın şeriatına rıza göstermemeleri ve tağutların hükmünü Allah Teâlâ’nın hükmünün önüne geçirmeleridir.
Ayet, cahil ve dalalet ehli kimselerden yüz çevirmeye ve bununla beraber onlara nasihat etmede aşırıya gidip Allah Teâlâ’dan korkutmaya çağırmıştır.
64. ayetin diğer mealleri
Biz, her peygamberi ancak, Allah’ın izni ile kendilerine itaat olunması için gönderdik. Eğer onlar, nefislerine zulmettiklerinde sana gelip Allah’tan bağışlanma dileselerdi ve Peygamber de onlar için bağışlanma dileseydi, elbette Allah’ı tevbeleri kabul eden ve çokça merhametli olarak bulurlardı.
Biz her peygamberi Allah'ın izniyle ancak kendisine itaat edilmesi için gönderdik. Halbuki onlar, kendilerine zulmettiklerinde, sana gelip Allah'tan mağfiret dileselerdi ve Peygamber de onlar için (Allah'tan) mağfiret dileseydi, Allah'ı, tövbeleri çok kabul edici ve çok bağışlayıcı olarak bulurlardı.
Biz hangi peygamberi gönderdikse, sırf Allah'ın izni ile itaat edilmek üzere gönderdik. Eğer onlar kendilerine zulmettikleri zaman sana gelseler de Allah'tan günahlarının bağışlanmasını dileselerdi ve Resul de onların bağışlanmasını dileseydi, elbette Allah'ı affedici, merhametli bulurlardı.
Kalplerinde hastalık olanların: "Bize bir felaket gelmesinden korkuyoruz" diyerek onlara koşuştuklarını görürsün. Umulur ki Allah, bir fetih verir veya katından bir emir getirir de içlerinde gizlediklerine pişman olurlar.
İsa, onların küfrünü hissedince: "Allah uğrunda bana yardımcı olacak kim vardır?" dedi. Havariler de şöyle cevap verdiler: "Biz Allah’ın yardımcılarıyız, Allah’a iman ettik, O’na teslim olduğumuza da şahit ol!"
(Ey Müminler!) Peygamber'i, kendi aranızda birbirinizi çağırır gibi çağırmayın. Aranızda birbirinizin arkasına gizlenerek gizlice sıvışıp gidenlerinizi muhakkak Allah bilir. Bu sebeple, onun emrine aykırı davrananlar, başlarına bir bela gelmesinden veya kendilerine çok elemli bir azap isabet etmesinden sakınsınlar.
Eğer gerçekten biz, onlara; “Kendinizi öldürün veya yurtlarınızdan çıkın!” diye emretmiş olsaydık, onlardan pek azı dışında çoğu bunu yapmazdı. Onlar kendilerine verilen öğüdü yerine getirselerdi, bu onlar için daha hayırlı ve daha sağlam olurdu.
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Biz her peygamberi, ancak kendi kavminin diliyle gönderdik ki, onlara (Allah’ın emirlerini) iyice açıklasın. Allah, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.