Nisâ Suresi’nin 41. ayeti (4:41) Medeni bir surededir; 5. cüzde, Mushaf’ın 85. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Nisâ Suresi 41. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
41. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Ey Peygamber! Kıyamet günü bütün peygamberleri ümmetlerinin yaptıklarına şahit olarak getirdiğimizde ve seni de ümmetine karşı şahit tuttuğumuzda durum nasıl olacak?
41. Yani ilmi kemal derecesinde, adaleti kemal derecesinde, hikmeti kemal derecesinde olan O Hâkimler Hâkimi, insanların en temizleri olan peygamberleri ümmetlerine karşı şahit getirdiği, aleyhlerine hüküm verilecek olanlar da kendi durumlarını ikrar edecekleri vakit, halleri ne olacaktır? Verilecek o büyük hüküm nasıl olacaktır? Hiç şüphesiz -Allah’a yemin ederiz ki- bu, hükümlerin en kapsamlı olanı, en adil olanı ve en büyüğü olacaktır. Orada aleyhlerinde hüküm verilecek olanlar da bu hükmü ikrar ve kabul ile karşılayacaklardır. Çünkü bu hükümdeki lütuf ve adalet, hamd ve sena kemal … Devamını oku
Kullarına az da olsa asla zulmetmemesi Allah Teâlâ'nın adaletinin kemalinden ve rahmetinin tam olmasındandır. Yaptıkları iyilikleri kat kat arttırarak onlara ihsanda bulunur.
Kıyamet gününün dehşetinin korkunçluğundan ve kâfirleri bekleyen azabın büyüklüğünden dolayı kâfirler toprak olmayı temenni edeceklerdir.
Cünüplük, namaz kılmaya ve camide kalmaya engeldir. Beklemeden mescidin içinden geçilmesinde ise bir sakınca yoktur.
Suyun bulunmadığı veya kullanma imkânının olmadığı durumlarda Allah, teyemmüm yapmaya izin vererek, kullarına kolaylık sağlamıştır.
41. ayetin diğer mealleri
Her toplumdan bir şahit getirdiğimiz ve seni de onlara şahit kıldığımız zaman nasıl olacak?
Her bir ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve seni de onlara şahit olarak gösterdiğimiz zaman halleri nice olacak!
Her ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve seni de onların üzerine bir şahit yaptığımız zaman bakalım kâfirlerin hali ne olacak!..
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- bana: «Bana Kur’an oku!» diye buyurdu. Ben; “Ya Rasûlallah, Kur'an sana indirilmişken ben mi sana okuyayım?” diye sorduğumda, «Evet» dedi. Bunun üzerine ben; O'na Nisâ Suresi'ni okumaya başlayıp; {Biz her ümmetten hakkıyla bir şahit getirdiğimiz, onlara da seni…
وعن ابن مسعود رضي الله عنه قال: قال لي النبي صلى الله عليه وسلم :"اقرأ علي القرآن "، فقلت : يا رسول الله، أقرأ عليك وعليك أنزل ؟! قال : "إني أحب أن أسمعه من غيري" فقرأت عليه سورة النساء حتى جئت إلى…
Yeryüzü, Rabbinin nuruyla aydınlanır. Kitap (amel defterleri) ortaya konur. Peygamberler ve şahitler getirilir ve zulme uğratılmaksızın aralarında adaletle hüküm verilir.
Her ümmetin üzerine kendi içlerinden bir şahit getirdiğimiz gün seni de onların üzerlerine şahit getiririz. Sana Kitab'ı her şeyi açıklayıcı, bir yol gösterici, bir rahmet ve Müslümanlar için bir müjde olarak gönderdik.