Kadınlar hakkında senden fetva isterler, de ki: "Onlar hakkında fetvayı size Allah veriyor: "Bu fetva, kendilerine yazılan şeyi vermeyip kendileriyle evlenmeyi arzuladığınız yetim kadınlara ve bir de zavallı çocuklara ve yetimlere doğrulukla bakmanız hususunda Kitap'da size okunandır". Ne iyilik yaparsaniz Allah onu şüphesiz çok iyi bilir.
Nisâ Suresi’nin 127. ayeti (4:127) Medeni bir surededir; 5. cüzde, Mushaf’ın 98. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Nisâ Suresi 127. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
127. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Peygamber!- Sana kadınlar konusunda onların yapmaları gereken ve onlara karşı yapılması gerekenleri soruyorlar. De ki: "Allah sizlere hakkında soru sorduğunuz konuyu ve sizin velayetiniz altındaki yetim kadınlar hakkındaki Kur’an’da okunan ayetleri açıklayacak. Allah’ın onlara verilmesini farz kıldığı mehir veya mirasları vermiyorsunuz ama onlarla evlenmeyi arzu ediyorsunuz. Ayrıca sahip oldukları malları elde etmeyi umarak onları (başkalarıyla) evlenmekten de alıkoyuyorsunuz. Savunmasız küçüklere karşı mirastan düşen hakkı onlara vermenin sizlerin üzerine farz olduğunu ve onların mallarına el koyarak onlara zulmetmemeniz gerektiğini açıklıyor. Yetimlerin dünya ve ahiret işlerini ıslah eden şeylerle onların bakımını adaletle yerine getirmenin sizin üzerinize farz olduğunu bildiriyor. Yetimler ve diğerleri için yaptığınız bütün hayırları muhakkak Allah bilir ve sizlere bunların karşılığını verecektir.
127. Fetvâ istemek (istifta), soranın sorduğu kimseden sorulan husus hakkında şer’i hükmü açıklamasını istemesi demektir. Yüce Allah, mü’minlerin Allah Rasûlü’ne kadınlarla ilgili olarak kendilerini ilgilendiren hüküm hakkında fetvâ sorduklarını bize haber vermektedir. Yüce Allah sorulan bu fetvânın cevabını bizzat üzerine alarak şöyle buyurmaktadır: “De ki: “Onlara dair fetvâyı Allah size veriyor” O halde siz de size verilmiş olan bu fetvâ gereğince kadınlar ile ilgili bütün hususlarda haklarını yerine getirmek, genel ve özel olarak onlara zulmü terk etmek sureti ile amel edin. Bu umumi bir … Devamını oku
Allah’ın katındaki sevaplar yalnızca temenni ve iddialarla elde edilemez. Bilakis iman ve salih amelin bulunması gerekir.
Kişiye verilecek karşılık yaptığı amelin türüne göredir. Kim bir kötülük yaparsa bir kötülükle cezalandırılır. Kim de bir iyilik yaparsa ondan daha iyisiyle ödüllendirilir.
Allah Teâlâ’nın katında amellerin kabul edilmesindeki ölçü ihlas ve peygambere tabi olmaktır.
İslam zayıf olan kadın ve çocukların haklarına önem vererek, onlara karşı yapılan haksızlıkları haram kılmış, onların maslahatlarını gözetmeyi de şeriatın ışığında farz kılmıştır.
127. ayetin diğer mealleri
Senden, kadınlarla ilgili açıklama yapmanı istiyorlar. De ki: "Allah, onlarla ilgili (hükümleri) ve kitapta, kendilerine (verilmesi) farz kılınan (miras ve mehri) vermediğiniz ve evlenmek istediğiniz yetim kızlara, zavallı çocuklara ve yetimlere âdil davranmanıza dair, size okunmakta olan âyetler de bunu açıklıyor. Ne hayır yaparsanız, şüphesiz Allah onu bilir. İyilik olarak yaptığınız her şeyi Allah hakkıyla bilir.
Senden kadınlar hakkında fetva istiyorlar. De ki, onlara ait hükmü size Allah açıklıyor: Kitap'ta, kendileri için yazılmışı (mirası) vermeyip nikâhlamak istediğiniz yetim kadınlar, çaresiz çocuklar ve yetimlere karşı âdil davranmanız hakkında size okunan âyetler (Allah'ın hükmünü apaçık ortaya koymaktadır). Hayırdan ne yaparsanız şüphesiz Allah onu bilmektedir.
Kadınlar hakkında senden fetva isterler. De ki: Onlar hakkındaki fetvayı size Allah veriyor: Yazılmış hakları olan mirası kendilerine vermediğiniz ve nikahlanmayı istemediğiniz öksüz kızlar ve zavallı çocuklara ve bir de yetimlere adaletle davranmanız hakkında Kitap'ta size okunan âyetler vardır. Sizin her yaptığınız iyiliği, muhakkak Allah bilir.
Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil) size helâl olan (başka) kadınlardan iki, üç, dörde kadar evlenin. Eğer (o kadınlar arasında da) adaletli davranmayacağınızdan korkarsanız, o taktirde bir tane alın veya sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, haksızlık etmemeniz için daha elverişlidir.
Allah, size çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında bir erkeğe iki kadının payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin geriye) bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer kız bir ise (mirasın) yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa, geriye bıraktığı maldan, ana babasından her birinin altıda bir hissesi vardır. Eğer çocuğu yok da (yalnız) ana babası ona varis oluyorsa, anasına üçte bir düşer. Eğer kardeşleri varsa, anasının hissesi altıda birdir. (Bu paylaştırma, ölenin) yapacağı vasiyetten ya da borcundan sonradır. Babalarınız ve oğullarınızdan, hangisinin size daha faydalı olduğunu bilemezsiniz. Bunlar, Allah tarafından farz kılınmıştır. Şüphesiz Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Sana (Allah yolunda) sadaka olarak ne vereceklerini soruyorlar. De ki: Hayırdan infak edeceğiniz şey; anaya, babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlaradır. Hayır olarak yaptığınız şeyleri, Allah şüphesiz en iyi bilendir.
Hac bilinen aylardadır. Kim bu aylarda niyet ederek hacca başlarsa bilmelidir ki, hacda hanımlarınıza yaklaşmak, günah işlemek ve tartışmak yasaktır. Allah yaptığınız bütün iyilikleri bilir. Sizler (hac için gereken masraflarınızı) yol azığınızı hazırlayın. Şüphesiz azığın en hayırlısı takvadır. Ey akıl sahipleri! Benden korkun.
(Sadakalar) Allah yolunda mahsur kalmış, kazanç için yeryüzünde dolaşamayan, çekingenliklerinden dolayı bilmeyenlerin onları zengin zannettikleri, senin de simalarından tanıdığın ısrarlı bir şekilde insanlardan istemeyen fakirler içindir. Hayır olarak ne harcarsanız, şüphesiz Allah onu hakkıyla bilir.