İçeriğe geç

Nisâ Suresi 155. Ayet

سورة النساء، الآية ١٥٥

4:155 6. cüz 11. hizb Mushaf’ta 103. sayfa Medeni sure

4:155 ayetinin metni

فَبِمَا نَقْضِهِم مِّيثَٰقَهُمْ وَكُفْرِهِم بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَقَتْلِهِمُ ٱلْأَنۢبِيَآءَ بِغَيْرِ حَقٍّ وَقَوْلِهِمْ قُلُوبُنَا غُلْفٌۢ بَلْ طَبَعَ ٱللَّهُ عَلَيْهَا بِكُفْرِهِمْ فَلَا يُؤْمِنُونَ إِلَّا قَلِيلًا ۝١٥٥

Okunuşu

fabimā naqḍihim mīthāqahum wakuf'rihim biāyāti l-lahi waqatlihimu l-anbiyāa bighayri ḥaqqin waqawlihim qulūbunā ghul'fun bal ṭabaʿa l-lahu ʿalayhā bikuf'rihim falā yu'minūna illā qalīlan

Meal

Verdikleri sözü bozmaları, Allah’ın ayetlerini inkâr etmeleri ve peygamberleri haksız yere öldürmeleri ve kalplerimiz perdelidir, demeleri sebebiyle, Allah, küfürlerine karşılık onların kalplerini mühürledi. Artık onlar, pek azı hariç iman etmezler.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Nisâ Suresi’nin 155. ayeti (4:155) Medeni bir surededir; 6. cüzde, Mushaf’ın 103. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

Nisâ Suresi 155. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

155. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Vermiş oldukları pekiştirilmiş kesin sözü ve Allah'ın âyetlerini inkâr etmeleri, peygamberleri öldürmeye cesaret etmeleri, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e kalplerimiz kapalıdır, senin söylediklerinin hiçbirini anlamıyor demeleri sebebi ile onları rahmetimizden kovduk. Mesele onların dedikleri gibi değildir. Bilakis yüce Allah içinde bulundukları küfürlerinden dolayı onların kalplerini mühürleyip kilitlemiştir ve hayır olarak kalplerine artık herhangi bir şey ulaşmaz. Onlar ancak kendilerine hiçbir fayda vermeyecek şekilde çok az iman ederler

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri 153–158. ayetler

153-158. “Kitap ehli senden kendilerine gökten bir kitap indirmeni isterler.” Kitap ehli peygamber Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’den böyle bir istekte bulunmuşlardı. Bu istek ise inatlaşma ve küstahça bir tekliften ibaret idi. Ayrıca bu isteklerinin karşılanması ya da karşılanmaması -güya- onların Peygamberi tasdik etmelerini ya da yalanlamalarını belirleyecekti. Böylece onlar Peygamber’den Tevrat ve İncil’in indiği gibi Kur’ân’ın da üzerlerine toptan ve bir defada indirilmesini istemişlerdi. Bu ise onların aşırı bir zulümleri ve cehaletleridir. Çünkü Peygamber bir beşerdir, Allah’ın … Devamını oku

Nisâ Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Nisâ suresinin 155-162. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 103. sayfası).

  • Küfrün akıbeti kalplerin mühürlenmesidir ve kalplerin mühürlenmesi de kişinin hakkı anlamaktan mahrum edilmesine sebeptir.
  • Yahudilerin, Allah'ın peygamberi İsa -aleyhisselam-'a olan düşmanlıklarını açıklamaktadır. Hatta onlar onu öldürmeye teşebbüs etme derecesine kadar ulaştılar.
  • Hristiyanların İsa -aleyhisselam-'ın asılması meselesinde ne yapacaklarını bilememeleri ve bu meselede fasit bir zan ile muamelede bulundukları açıklanmaktadır.
  • İlmin fazileti beyan edilmektedir. Ehlikitaptan öyleleri vardır ki, ilimde derin bilgiye sahiptirler ve bu ilimleri kendilerini Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in peygamberliğine iman etmeye ulaştırmıştır.

155. ayetin diğer mealleri

Verdikleri sözü bozmaları, Allah’ın ayetlerine küfretmeleri ve peygamberleri haksız yere öldürmeleri ve kalplerimiz perdelidir, demeleri sebebiyle, Allah, küfürlerine karşılık onların kalplerini mühürledi. Onun için bunların pek azı iman eder.

  Sözlerinden dönmeleri, Allah’ın âyetlerini inkâr etmeleri, haksız yere peygamberleri öldürmeleri ve «Kalplerimiz kılıflanmıştır (kapalıdır)» demeleri sebebiyle (onları lânetledik, türlü belâlar verdik. Onların kalpleri kılıflı değildir;) tam aksine küfürleri sebebiyle Allah o kalpler üzerine mühür vurmuştur; pek azı müstesna artık iman etmezler.

Verdikleri sözden dönmeleri, Allah'ın âyetlerini inkâr etmeleri, haksız yere peygamberlerini öldürmeleri ve "kalblerimiz kılıflıdır" demelerinden dolayı (başlarına türlü belalar verdik). Doğrusu Allah, inkârları sebebiyle onların kalplerini mühürlemiştir. Pek azı hariç onlar inanmazlar.

155. ayet kelime kelime

  1. فَبِمَا fabimā sebebiyle
  2. نَقْضِهِم naqḍihim bozmaları
  3. مِّيثَٰقَهُمْ mīthāqahum sözlerini
  4. وَكُفْرِهِم wakuf'rihim ve inkar etmeleri
  5. بِـَٔايَٰتِ biāyāti ayetlerini
  6. ٱللَّهِ l-lahi Allah'ın
  7. وَقَتْلِهِمُ waqatlihimu ve öldürmeleri
  8. ٱلْأَنۢبِيَآءَ l-anbiyāa peygamberleri
  9. بِغَيْرِ bighayri yere
  10. حَقٍّ ḥaqqin haksız
  11. وَقَوْلِهِمْ waqawlihim ve demeleri(nden ötürü)
  12. قُلُوبُنَا qulūbunā kalblerimiz
  13. غُلْفٌۢ ghul'fun kılıflıdır
  14. بَلْ bal hayır fakat'
  15. طَبَعَ ṭabaʿa mühürlemiştir
  16. ٱللَّهُ l-lahu Allah
  17. عَلَيْهَا ʿalayhā üzerini
  18. بِكُفْرِهِمْ bikuf'rihim inkarlarından ötürü
  19. فَلَا falā artık inanmazlar
  20. يُؤْمِنُونَ yu'minūna
  21. إِلَّا illā ancak
  22. قَلِيلًا qalīlan pek az

155. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Fussilet 41:5

    وَقَالُوا۟ قُلُوبُنَا فِىٓ أَكِنَّةٍ مِّمَّا تَدْعُونَآ إِلَيْهِ وَفِىٓ ءَاذَانِنَا وَقْرٌ وَمِنۢ بَيْنِنَا وَبَيْنِكَ حِجَابٌ فَٱعْمَلْ إِنَّنَا عَٰمِلُونَ

    "Bizi çağırdığın şeye karşı kalplerimizde örtüler, kulaklarımızda ağırlık vardır. Seninle bizim aramızda da bir perde vardır. O halde sen yapacağını yap. Şüphesiz biz de yapanlarız." dediler.

  • Hicr 15:6

    وَقَالُوا۟ يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِى نُزِّلَ عَلَيْهِ ٱلذِّكْرُ إِنَّكَ لَمَجْنُونٌ

    Dediler ki: "Ey kendisine Kur'an indirilen! Sen mutlaka bir delisin!"

  • Âl-i İmrân 3:55

    إِذْ قَالَ ٱللَّهُ يَٰعِيسَىٰٓ إِنِّى مُتَوَفِّيكَ وَرَافِعُكَ إِلَىَّ وَمُطَهِّرُكَ مِنَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَجَاعِلُ ٱلَّذِينَ ٱتَّبَعُوكَ فَوْقَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ ثُمَّ إِلَىَّ مَرْجِعُكُمْ فَأَحْكُمُ بَيْنَكُمْ فِيمَا كُنتُمْ فِيهِ تَخْتَلِفُونَ

    Allah, İsa’ya şöyle buyurmuştu: "Ey İsa! Seni vefat ettireceğim ve seni kendime yükselteceğim. Kâfirlerden seni tertemiz kurtaracağım. Sana tabi olanları kıyamet gününe kadar inkâr edenlerin/kâfirlerin üstünde tutacağım. Sonra bana döneceksiniz. Sizin aranızda, hakkında ihtilaf ettiğiniz konularda hüküm vereceğim."

  • Nisâ 4:18

    وَلَيْسَتِ ٱلتَّوْبَةُ لِلَّذِينَ يَعْمَلُونَ ٱلسَّيِّـَٔاتِ حَتَّىٰٓ إِذَا حَضَرَ أَحَدَهُمُ ٱلْمَوْتُ قَالَ إِنِّى تُبْتُ ٱلْـَٰٔنَ وَلَا ٱلَّذِينَ يَمُوتُونَ وَهُمْ كُفَّارٌ أُو۟لَٰٓئِكَ أَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابًا أَلِيمًا

    Yoksa (makbul) tevbe, kötülükleri (günahları) işleyip de kendisine ölüm gelip çatınca, “İşte ben şimdi tevbe ettim” diyen kimseler ile kâfir olarak ölenlerinki değildir. Bunlar için ahirette elem dolu bir azap hazırlamışızdır.

  • Mü’min 40:84–85

    فَلَمَّا رَأَوْا۟ بَأْسَنَا قَالُوٓا۟ ءَامَنَّا بِٱللَّهِ وَحْدَهُۥ وَكَفَرْنَا بِمَا كُنَّا بِهِۦ مُشْرِكِينَ …

    Onlar bizim azabımızı gördüklerinde: "Yalnız Allah'a iman ettik ve O'na ortak koştuğumuz şeyleri inkâr ettik" dediler. …

  • Sâffât 37:24

    وَقِفُوهُمْ إِنَّهُم مَّسْـُٔولُونَ

    Durdurun onları; çünkü onlar sorguya çekileceklerdir.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Nisâ 4:46

    مِّنَ ٱلَّذِينَ هَادُوا۟ يُحَرِّفُونَ ٱلْكَلِمَ عَن مَّوَاضِعِهِۦ وَيَقُولُونَ سَمِعْنَا وَعَصَيْنَا وَٱسْمَعْ غَيْرَ مُسْمَعٍ وَرَٰعِنَا لَيًّۢا بِأَلْسِنَتِهِمْ وَطَعْنًا فِى ٱلدِّينِ وَلَوْ أَنَّهُمْ قَالُوا۟ سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا وَٱسْمَعْ وَٱنظُرْنَا لَكَانَ خَيْرًا لَّهُمْ وَأَقْوَمَ وَلَٰكِن لَّعَنَهُمُ ٱللَّهُ بِكُفْرِهِمْ فَلَا يُؤْمِنُونَ إِلَّا قَلِيلًا

    Yahudilerin bir kısmı, kelimelerin oldukları anlamlarını tahrif ederek; dillerini eğip büker, "İşittik, (emirlerine) isyan ettik, dinle, dinlemez olası ve râinâ (bizi gözet diyerek kendi dilleriyle söverler)" ve dine dil uzatırlar. Eğer, “İşittik ve itaat ettik, sen de işit ve (râinâ yerine) bize de bak!” deselerdi elbette kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olurdu. Fakat, Allah, onları küfürleri dolayısıyla lanetlemiştir. Onların çok azından başkası iman etmez.

  • Âl-i İmrân 3:181

    لَّقَدْ سَمِعَ ٱللَّهُ قَوْلَ ٱلَّذِينَ قَالُوٓا۟ إِنَّ ٱللَّهَ فَقِيرٌ وَنَحْنُ أَغْنِيَآءُ سَنَكْتُبُ مَا قَالُوا۟ وَقَتْلَهُمُ ٱلْأَنۢبِيَآءَ بِغَيْرِ حَقٍّ وَنَقُولُ ذُوقُوا۟ عَذَابَ ٱلْحَرِيقِ

    “Allah fakirdir, biz zenginiz” diyen Yahudilerin sözünü andolsun ki, Allah duyup işitmiştir. Hem bu söylediklerini hem de haksız yere peygamberleri öldürmelerini elbette (bir tarafa) yazacağız ve “Yakıcı azabı tadın bakalım” diyeceğiz.

Nisâ Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

12 Ekim 2026 Pazartesi 1 جمادى الأولى 1448 هـ