İçeriğe geç

Nisâ Suresi 113. Ayet

سورة النساء، الآية ١١٣

4:113 5. cüz 10. hizb Mushaf’ta 96. sayfa Medeni sure

4:113 ayetinin metni

وَلَوْلَا فَضْلُ ٱللَّهِ عَلَيْكَ وَرَحْمَتُهُۥ لَهَمَّت طَّآئِفَةٌ مِّنْهُمْ أَن يُضِلُّوكَ وَمَا يُضِلُّونَ إِلَّآ أَنفُسَهُمْ وَمَا يَضُرُّونَكَ مِن شَىْءٍ وَأَنزَلَ ٱللَّهُ عَلَيْكَ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْحِكْمَةَ وَعَلَّمَكَ مَا لَمْ تَكُن تَعْلَمُ وَكَانَ فَضْلُ ٱللَّهِ عَلَيْكَ عَظِيمًا ۝١١٣

Okunuşu

walawlā faḍlu l-lahi ʿalayka waraḥmatuhu lahammat ṭāifatun min'hum an yuḍillūka wamā yuḍillūna illā anfusahum wamā yaḍurrūnaka min shayin wa-anzala l-lahu ʿalayka l-kitāba wal-ḥik'mata waʿallamaka mā lam takun taʿlamu wakāna faḍlu l-lahi ʿalayka ʿaẓīman

Meal

Eğer Allah’ın lütfu ve rahmeti senin üzerinde olmasaydı, onlardan bir grup seni saptırmaya çalışmıştı. Onlar, kendilerinden başkasını saptıramazlar ve sana hiçbir şeyle zarar veremezler. Allah sana kitabı ve hikmeti indirmiş, önceden bilmediklerini öğretmiştir. Allah’ın senin üzerindeki lütuf ve ihsanı çok büyüktür.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Nisâ Suresi’nin 113. ayeti (4:113) Medeni bir surededir; 5. cüzde, Mushaf’ın 96. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

Nisâ Suresi 113. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

113. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

-Ey Peygamber!- Şayet Allah’ın seni masum kılarak sana lütfu olmasaydı, kendi nefislerine ihanet edenlerden bir topluluk seni haktan saptırmaya azmederlerdi de böylece sen de adaletsizce hükmedenlerden olurdun. Gerçekte onlar yalnızca kendilerini saptırıyorlar. Çünkü onların saptırma girişimlerinin sonucu kendilerine dönmektedir. Allah senin üzerine Kur’an’ı ve sünneti indirmiştir. Sana doğru yolu, aydınlığı ve daha önceden bilmediğin şeyleri öğretmiştir. Peygamberlik ve masumiyet ihsan ederek, Allah’ın sana olan lütfu çok büyüktür

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

113. “Eğer üzerinde Allah’ın lütfu ve rahmeti olmasaydı onlardan bir zümre seni saptırmayı niyetlenmişlerdi.” Bu âyet-i kerimelerin nüzul sebebi müfessirlerin naklettiklerine göre şudur: Bir hane halkı Medine’de hırsızlık yaptı. Onların hırsızlık yaptıkları ortaya çıkınca rezil rüsvay olmaktan korktular. Çaldıkları şeyi alıp bu işle hiçbir ilgisi bulunmayan birisinin evine bıraktılar. Hırsızlık yapan kişi yakınlarından yardım isteyerek Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e gidip herkesin gözü önünde kendisinin bu işten uzak olduğunu ilan etmesini sağlamalarını istedi. Bunlar da gidip … Devamını oku

Nisâ Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Nisâ suresinin 106-113. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 96. sayfası).

  • Bozguncu kişileri savunmak ve müdafaa etmek yasaklanmıştır. Çünkü bu, kötülük ve düşmanlıkta yardımlaşmaktır.
  • Hakiki Mümin kimseye, Allah'tan korkması ve O'nu tazim edip, yüceltmesi ve bütün insanlardan önce O'ndan hayâ etmesi yakışır.
  • Kendine son derece zulmeden ancak tövbe etmede sadık olup, işlediği günahtan geri dönen kimseye Allah'ın rahmet ve mağfireti son derece geniş olur.
  • Suçsuz insanların itham edilmesi ve onlara işlemedikleri suçların iftira atılmasından sakındırılmıştır. Bunu yapan kimse en büyük yalan ve günaha düşmüş olur.

113. ayetin diğer mealleri

Eğer Allah’ın lütfu ve rahmeti senin üzerinde olmasaydı, onlardan bir grup seni saptırmaya çalışmıştı. Onlar, kendilerinden başkasını saptıramazlar ve sana hiçbir şeyle zarar veremezler. Allah sana kitabı ve hikmeti indirmiş, önceden bilmediklerini öğretmiştir. Allah’ın senin üzerindeki lütuf ve ihsanı çok büyüktür.

Allah'ın sana lütfu ve esirgemesi olmasaydı, onlardan bir güruh seni saptırmaya yeltenmişti. Onlar yalnızca kendilerini saptırırlar, sana hiçbir zarar veremezler. Allah sana Kitab'ı ve hikmeti indirmiş ve sana bilmediğini öğretmiştir. Allah'ın lütfü sana gerçekten büyük olmuştur.

Eğer Allah'ın sana lütuf ve merhameti olmasaydı, onlardan bir güruh seni sapıtmaya çalışırdı. Halbuki onlar, ancak kendi nefislerini saptırırlar, sana hiçbir zarar veremezler. Allah, sana Kitab (Kur'an)ı ve hikmeti indirmiş ve sana bilmediğin şeyleri öğretmiştir. Allah'ın sana olan lütfu büyüktür.

113. ayet kelime kelime

  1. وَلَوْلَا walawlā ve olmasaydı
  2. فَضْلُ faḍlu lutfu ف ض ل
  3. ٱللَّهِ l-lahi Allah'ın
  4. عَلَيْكَ ʿalayka sana;
  5. وَرَحْمَتُهُۥ waraḥmatuhu ve acıması ر ح م
  6. لَهَمَّت lahammat yeltenmişti ه م م
  7. طَّآئِفَةٌ ṭāifatun bir grup ط و ف
  8. مِّنْهُمْ min'hum onlardan
  9. أَن an seni saptırmağa
  10. يُضِلُّوكَ yuḍillūka ض ل ل
  11. وَمَا wamā onlar saptıramazlar
  12. يُضِلُّونَ yuḍillūna ض ل ل
  13. إِلَّآ illā başkasını
  14. أَنفُسَهُمْ anfusahum kendilerinden ن ف س
  15. وَمَا wamā sana zarar veremezler
  16. يَضُرُّونَكَ yaḍurrūnaka ض ر ر
  17. مِن min hiçbir
  18. شَىْءٍ shayin şey ش ي أ
  19. وَأَنزَلَ wa-anzala ve indirdi ن ز ل
  20. ٱللَّهُ l-lahu Allah
  21. عَلَيْكَ ʿalayka sana
  22. ٱلْكِتَٰبَ l-kitāba Kitabı ك ت ب
  23. وَٱلْحِكْمَةَ wal-ḥik'mata ve hikmeti ح ك م
  24. وَعَلَّمَكَ waʿallamaka ve sana öğretti ع ل م
  25. مَا mā şeyleri
  26. لَمْ lam olmadığın
  27. تَكُن takun ك و ن
  28. تَعْلَمُ taʿlamu biliyor ع ل م
  29. وَكَانَ wakāna ve ك و ن
  30. فَضْلُ faḍlu lutfu ف ض ل
  31. ٱللَّهِ l-lahi Allah'ın
  32. عَلَيْكَ ʿalayka sana
  33. عَظِيمًا ʿaẓīman büyüktür ع ظ م

113. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Şûrâ 42:52–53

    وَكَذَٰلِكَ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ رُوحًا مِّنْ أَمْرِنَا مَا كُنتَ تَدْرِى مَا ٱلْكِتَٰبُ وَلَا ٱلْإِيمَٰنُ وَلَٰكِن جَعَلْنَٰهُ نُورًا نَّهْدِى بِهِۦ مَن نَّشَآءُ مِنْ عِبَادِنَا وَإِنَّكَ لَتَهْدِىٓ إِلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ …

    İşte bu şekilde sana da emrimizden bir ruhu/Kur'an'ı vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu kullarımızdan dilediğimizi kendisiyle doğru yola eriştirdiğimiz bir nur kıldık. Şüphesiz sen, dosdoğru bir yolu göstermektesin. …

  • Kasas 28:86

    وَمَا كُنتَ تَرْجُوٓا۟ أَن يُلْقَىٰٓ إِلَيْكَ ٱلْكِتَٰبُ إِلَّا رَحْمَةً مِّن رَّبِّكَ فَلَا تَكُونَنَّ ظَهِيرًا لِّلْكَٰفِرِينَ

    Sen, bu kitabın sana verileceğini ummuyordun. Ancak o, Rabbinden bir rahmet olarak sana verildi. Öyle ise kâfirlere sakın arka çıkma.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Âl-i İmrân 3:69

    وَدَّت طَّآئِفَةٌ مِّنْ أَهْلِ ٱلْكِتَٰبِ لَوْ يُضِلُّونَكُمْ وَمَا يُضِلُّونَ إِلَّآ أَنفُسَهُمْ وَمَا يَشْعُرُونَ

    Kitap ehlinden bir kısmı sizi saptırmak isterler. Fakat yalnızca kendilerini yoldan çıkarırlar da bunun farkına varmazlar.

Nisâ Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

13 Ekim 2026 Salı 2 جمادى الأولى 1448 هـ