Âl-i İmrân Suresi’nin 69. ayeti (3:69) Medeni bir surededir; 3. cüzde, Mushaf’ın 58. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 71 kârinin sesinden dinleyin.
Âl-i İmrân Suresi 69. ayeti dinleyin
71 kâriden 77 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (77)
69. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Ey Müminler! Kitap ehlinden olan Yahudi ve Hristiyan din adamları Allah'ın sizleri ulaştırdığı hak yoldan saptırmayı temenni etmektedirler. Oysa onlar, kendilerinden başkasını saptıramazlar. Çünkü onların müminleri saptırmak için çabalamaları kendilerinin sapkınlığını arttırmaktadır ve onlar yaptıklarının sonucunu da bilmemektedirler.
69-74. Yüce Allah’ın bu ümmete, Kitap ehline mensup düşmanlarının hile ve tuzaklarını ve onların mü’minleri saptırma konusundaki aşırı tutkuları dolayısıyla son derece kötü ve çeşitli tuzaklar kurduğunu haber vermesi bu ümmete olan lütuflarındandır. İşte onlardan bir kesim şöyle demişlerdi: “İman edenlere indirilene gündüzün başında iman edin.” Gündüzün son saatlerinde de onların dinlerinden geri dönün. Çünkü onlar sizlerin bilgi sahibi olduğunuza inandıkları için dinlerinden döndüğünüzü görecek olurlarsa, kendi dinleri hakkında şüpheye düşerler ve şöyle derler: “Eğer onlar bizim bu dinimizde … Devamını oku
İlahi elçiliklerin tamamı tek hak söz üzere ittifak etmişlerdir. Bu söz, Allah Teâlâ'yı birlemek ve şirkten sakındırmaktır.
Tarih ilminin önemi beyan edilmiştir. Çünkü tarih bilgisi batıl ehlinin ileri sürmekte oldukları şeylerin reddedilmesinde kuvvetli bir delildir.
İbrahim -aleyhisselam-'a kendisini nispet etmek hususunda en çok hak sahibi olan kimseler, onun dini ve inancı üzerine olan kimselerdir. İbrahim -aleyhisselam-'a muhalefet edip, ona tabi olduğunu iddia etmek o kişiye fayda vermez.
Ayetler, ehlikitap kâfirlerin içlerindeki haset sebebiyle bu ümmetin Mümin kimselerini saptırmak için ne kadar gayretli olduklarını göstermektedir.
69. ayetin diğer mealleri
Kitap ehlinden bir kısmı sizi saptırmak isterler, fakat yalnızca kendilerini yoldan çıkarırlar da bunun farkına varmazlar.
Ehli kitaptan bir kısım sizi (hak yoldan) saptırmak istemektedirler. Oysa onlar sadece kendilerini saptırırlar da bunun farkına varmazlar.
Kitap ehlinden bir grup sizi saptırmak istediler, halbuki sırf kendilerini saptırıyorlar da farkına varmıyorlar.
Eğer Allah’ın lütfu ve rahmeti senin üzerinde olmasaydı, onlardan bir grup seni saptırmaya çalışmıştı. Onlar, kendilerinden başkasını saptıramazlar ve sana hiçbir şeyle zarar veremezler. Allah sana kitabı ve hikmeti indirmiş, önceden bilmediklerini öğretmiştir. Allah’ın senin üzerindeki lütuf ve ihsanı çok büyüktür.
Kitap ehlinden bir çoğu, hak kendilerine apaçık belli olduktan sonra, içlerindeki haset yüzünden, sizi imanınızdan sonra tekrar küfre döndürmeyi arzu ederler. Öyleyse onlara Allah’ın emri gelinceye kadar bırakıp, terk edin. Kendi hallerine bırakınız. Şüphesiz Allah’ın gücü her şeye yeter.
Kitap ehlinden bir topluluk: "İman edenlere indirilene günün başında (sabahleyin) iman edin, sonunda (akşamleyin) inkâr edin, belki (dinlerinden) dönerler." dedi.