Nisâ Suresi’nin 10. ayeti (4:10) Medeni bir surededir; 4. cüzde, Mushaf’ın 78. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Nisâ Suresi 10. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
10. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Şüphesiz yetimlerin mallarını alıp, bu mallarda haddi aşarak ve zulmederek tasarrufta bulunanlar, ancak karınlarını alevli ateşle doldururlar. Kıyamet gününde de onları cehennem ateşi yakacaktır.
10. Şanı Yüce Allah velilere bu şekilde emir verdikten sonra yetimlerin mallarını yemelerini yasaklayarak tehditte bulunmakta ve bunun için en ağır azabın verileceğini haber vermektedir: “Şüphe yok ki yetimlerin mallarını zulümle yiyenler” yani haksız yolla onların mallarını yiyenler, demektir. Bu kayıt ile bundan önce geçen fakir kimsenin maruf bir şekilde yetimin malından yemesinin ve velilerin yiyeceklerini yetimlerinin yiyecekleri ile bir arada bulundurmalarının caiz olduğu hükmü dışarda kalmaktadır. Ancak haksız yere yetimlerin mallarını yiyen kimselere gelince onların “yiyip de … Devamını oku
Miras hükümleri, İslam dininin adaleti gözeterek erkek ve kadınlara haklarını verdiğine ve aralarında maslahata uygun olanı gerçekleştirdiğine delalet eder.
Yetim mallarının korunması hususunda şiddetli bir sakındırma vardır. Bu mallar ile ilgili haddi aşmak ve hangi durum olursa olsun zayi etmek yasaklanmıştır.
Mal mülk, insanlar arasında en büyük tartışma sebebi olduğu için miras hükümleri ile ilgili taksimatı Allah Teâlâ üstlenmiştir.
10. ayetin diğer mealleri
Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, karınlarına sadece ateş doldururlar ve alevli bir ateşe atılırlar.
Haksızlıkla yetimlerin mallarını yiyenler şüphesiz karınlarına ancak ateş tıkınmış olurlar; zaten onlar alevlenmiş ateşe gireceklerdir.
Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, muhakkak ki karınlarını ateşle doldurmuş olurlar ve cehennemi boylarlar.
10. ayet kelime kelime
إِنَّinnaşüphesiz
ٱلَّذِينَalladhīnakimseler
يَأْكُلُونَyakulūnayiyen(ler)
أَمْوَٰلَamwālamallarını
ٱلْيَتَٰمَىٰl-yatāmāöksüzlerin
ظُلْمًاẓul'manzulüm ile
إِنَّمَاinnamādoğrusu
يَأْكُلُونَyakulūnayemektedirler
فِىfīkarınlarına
بُطُونِهِمْbuṭūnihim
نَارًاnāranateş
وَسَيَصْلَوْنَwasayaṣlawnave gireceklerdir
سَعِيرًاsaʿīrançılgın bir ateşe
Bu ayetin geçtiği hadisler
SahihMuttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim)Sahîh-i Buhârî 2766
«Helak eden yedi şeyden sakının!» Sahabeler: Ya Rasûlallah! "Onlar nelerdir?" diye sordular. Rasûlullah: «Allah'a şirk koşmak, sihir yapmak, Allah’ın haram kıldığı bir canı haksız yere öldürmek, faiz yemek, yetim malı yemek, düşmana hücum sırasında cepheden kaçmak, iffetli, kendi halinde Mümin…
Hem dünya ve hem de ahiret konusunda sana yetimleri soruyorlar. De ki: Onların işlerini düzeltmek hayırlıdır. Eğer onları aranıza katarsanız artık onlar sizin kardeşlerinizdir. Allah, bozanla düzelteni bilir. Allah dileseydi (yetimlerle bir arada yaşama işiyle) sizi zora sokardı. Şüphesiz Allah güçlüdür, Hakîm'dir.