17. Yani onun Adem oğullarından, cinlerden, şeytanlardan ve kuşlardan oluşan çeşitli ve çok sayıdaki orduları huzuruna toplandı. Bunlar gâyet düzenli bir şekilde yürüyen, konaklayan ve hareket eden ordular olup başından sonuna kadar güzel bir şekilde idare edilirlerdi. Bunun için gereken hazırlıklar yapılmış, tedbirler alınmıştı. Bütün bu ordular Süleyman’ın emriyle hareket ederler, onun emrine riâyet ederlerdi. Ona karşı gelme güçleri yoktu, ona asla baş kaldırmazlardı. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “İşte bu, bizim hesapsız bağışımızdır. Artık ister ver, ister vermeyip tut.” (Sad, 38/39) Yani sen hesapsız olarak vereblirsin, demektir.
Nimetlere şükretmek, peygamberlerin ve salih kimselerin Rablerine karşı olan edepleridir.
Gıyablarında salih kimseleri mazur görmek gerekir.
Halk idaresinde hak edenlere ceza uygulanmalı ve mazeret sahiplerinin özürleri kabul edilmelidir.
Büyüklerin sahip olmadığı ilime, (bazen) küçükler sahip olabilir.
17. ayetin diğer mealleri
Süleyman’ın cinlerden, insanlardan ve kuşlardan oluşan ordusu toplandı. Artık onlar bir intizam üzere sevkolunuyordu.
Süleyman'ın, cinlerden, insanlardan ve kuşlardan müteşekkil orduları toplandı; hepsi bir arada (onun tarafından) düzenli olarak sevkediliyordu.
Cinlerden, insanlardan ve kuşlardan müteşekkil orduları Süleyman'ın hizmetinde toplandı, hepsi bir arada (onun tarafından) düzenli olarak sevkediliyordu.