Allah, şu iki adamı da örnek verir: Birisi hiçbir şeye gücü yetmeyen, efendisine yük olan bir dilsiz. Onu nereye yönlendirse bir hayır elde edemez. Hiç onunla adaleti emredip dosdoğru bir yol üzerine olan kimse eşit olur mu?
Nahl Suresi’nin 76. ayeti (16:76) Mekki bir surededir; 14. cüzde, Mushaf’ın 275. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Nahl Suresi 76. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
76. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Allah -Subhânehu ve Teâlâ- müşriklere reddiye vermek için onlara başka bir örnek daha vermiştir. Bu (örnek) iki adamın örneğidir: Birisi sağırdır, duymaz, konuşmaz ve anlamaz. Sağırlığı ve dilsizliği sebebiyle kendisine ve başkasına bir fayda sağlamaktan da aciz kalmış bir kimsedir. Bu kimse, onun bakımını sağlayan ve sorumluluğunu üstlenen kimseler için de ağır bir yüktür. Onu nereye yönlendirse bir hayır getirmez ve istediğini elde edemez. Hiç, bu kimsenin durumuyla, duyması ve konuşması sağlıklı olan, başkalarına faydası dokunan, insanlara adaleti emreden, dosdoğru, apaçık, hiçbir gizliliği ve eğriliği olmayan bir yol üzerine olan kişinin durumu eşit olur mu? -Ey müşrikler!- Nasıl olur da yücelik ve kemal sıfatlarıyla nitelenen Yüce Allah ile duymayan ve konuşmayan, hiçbir fayda getirmeyen ve zararı gideremeyen putlarınızı eş tutarsınız?
76. İkinci misal: İki adam var, “bunlardan biri dilsizdir” ne işitir, ne de konuşur ve az ya da çok “hiçbir şeye güç yetiremez. Üstelik de efendisine bir yüktür.” Efendisi ona hizmet eder, kendi kendisinin işini bile göremez. Her bakımdan eksik ve acizdir. Hiç böyle bir kimse “adaleti emreden ve dosdoğru bir yolda giden” yani hem sözleri adalet hem de davranışları dosdoğru olan kimseyle eşit olabilir mi? Bu iki kişi eşit olamayacaklarına göre Allah’ın yanı sıra kendisine ibadet edilen ve kendi işini göremeyen, Allah ona faydalı olacak şeyleri sağlamayacak olsa bunların hiçbirisini yerine getiremeyen uydurma ilâhlar nasıl olur da haktan başka birşey söylemeyen, bütün yaptıkları övgüye değer olan Allah'a denk ve eş olabilir!?
Rızıkların kulların arasında dağıtılmasında Allah Teâlâ’nın eksiksiz bir hikmeti vardır. Çünkü kâinatın bütünlük içinde olması, insanların bir arada yaşaması ve birbirlerine hizmet etmesi için onlardan bazılarını zengin, bazılarını fakir ve bazılarını da orta halli yaratmıştır.
Ayette geçen bu iki örnek, müşriklerin sapıklığına ve putlara ibadet etmenin batıl olduğuna delalet eder. Çünkü ibadet edilen ilahın durumu; eşya üzerinde tasarrufta bulunmaya, kendisine ibadet eden başkalarına fayda sağlamaya, hayrı ve adaleti emretmeye malik ve gücü yetiyor olmalıdır.
İnsanları, annelerinin karnında hiçbir şeyden habersiz bir halde yaratması, sonra da onlara işitme, görme ve konuşma duyuları gibi öğrenme ve bilgi edinme araçlarını vermesi, Allah Teâlâ’nın nimetlerinden ve kudretinin göstergelerinden biridir. İnsan ancak bunlarla öğrenir ve idrak edebilir.
76. ayetin diğer mealleri
Allah şu iki adamı da örnek olarak veriyor: Birisi dilsiz, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve efendisine yük. Onu nereye gönderse hayır getirmez. O adamla; adaleti emreden ve dosdoğru bir yolda olan kimse eşit olur mu?
Allah, şu iki kişiyi de misal verir: Onlardan biri dilsizdir, hiçbir şey beceremez ve efendisinin üstüne bir yüktür. Onu nereye gönderse bir hayır getiremez. Şimdi, bu adamla, doğru yolda yürüyerek adaleti emreden kimse eşit olur mu?
Allah şu iki adamı da misal verdi: Bunlardan biri dilsizdir, hiçbir şeye gücü yetmez; efendisine bir yüktür. Onu nereye gönderse bir hayır getiremez. Şimdi, bu adamla, adaletle emreden ve doğru yolda bulunan adam eşit olur mu?
Allah hiçbir şeye gücü yetmeyen, başkasının mülkiyetinde bulunan bir kul ile kendisine tarafımızdan güzel bir rızık verip de ondan gizli ve açık verip, duran kişiyi örnek verir. Bunlar hiç eşit olur mu? Hamt Allah’a mahsustur, fakat onların çoğu bilmezler.