Nahl Suresi’nin 40. ayeti (16:40) Mekki bir surededir; 14. cüzde, Mushaf’ın 271. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Nahl Suresi 40. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
40. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Biz, ölülere hayat vermeyi ve yeniden diriltmeyi istersek, bunu yapmamıza mani olacak hiçbir engel yoktur. Muhakkak biz, bir şeyi istediğimizde sadece ona "Ol!" deriz ve o da kaçınılmaz olarak oluverir.
39. Daha sonra Allah, amellerin karşılığının verilişinin ve öldükten sonra dirilişin hikmetini söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: “(Böylece) hakkında ayrılığa düştükleri şeyleri” büyük küçük tüm meseleleri “onlara açıklayacak” bunların gerçek mahiyetlerini onlara beyan edecek “ve kafirler de kendilerinin gerçekten yalancı kimseler olduklarını bileceklerdir” Amellerini görünce pişmanlıklara boğulacaklardır. O vakit Allah ile birlikte tapındıkları tanrılarının kendilerine hiçbir faydaları olmayacaktır. Rabbinin emri gelince tapındıkları varlıkların cehennem odunu olduklarını göreceklerdir … Devamını oku
Akıl sahibi kimse, inkârcı sapıkların başına gelenlerden ve işlerinin yıkım, bozukluk, azap ve helak haline dönmesinden ibret ve ders alandır.
Öldükten sonra yeniden dirilmenin ve ahiretin hikmeti, insanlar tarafından ayrılığa düşülen yeniden dirilmek ve diğer bütün konularda Yüce Allah’ın hak olanı ortaya çıkaracak olmasıdır.
Sabır ve tevekkülün fazileti ifade edilmiştir. Sabırda insanın kendi nefsine galip gelmesi; tevekkülde ise, Allah Teâlâ'ya güven ve O'na bağlanmak vardır.
Öz yurtlarını ve mallarını terk eden, işkencelere sabreden ve Rablerine tevekkül eden muhacirlere verilecek mükâfat, en güzel yaşama yurdu, en iyi makam, razı olunan yaşam, bol ve tertemiz rızık, düşmanlara galip gelmek, ülkeye ve (orada) yaşayan insanlara egemen olmaktır.
40. ayetin diğer mealleri
Biz bir şeyi dilediğimiz zaman ona sözümüz sadece “Ol!” demektir. O da hemen oluverir.
Biz, bir şeyin olmasını istediğimiz zaman, ona (söyleyecek) sözümüz sadece «ol» dememizdir. Hemen oluverir.
Biz bir şeyi dilediğimiz zaman, ona sözümüz sadece "ol" dememizdir. O da hemen oluverir.
Sizin yaratılmanız ve diriltilmeniz ancak bir tek kişi(nin yaratılması ve diriltilmesi) gibidir. Şüphesiz Allah; hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.
Şüphesiz, Allah, üçün üçüncüsüdür, diyenler kâfir olmuştur. Halbuki (ibadete layık) tek (hak) olan ilahtan başka bir (hak) ilah yoktur. Söylediklerinden vazgeçmezlerse elbette küfredenlere acıklı bir azap dokunacaktır.