Ey iman edenler! Mümin kadınlar hicret edip size gelirlerse, onları imtihan edin. Allah, onların imanını daha iyi bilir. Eğer onların iman ettiğini anlarsanız onları kâfirlere iade etmeyin. O kadınlar onlara helal değildir, onlar da o kadınlara helal değildir. Onlara, kadınlar için harcadıklarını verin. Mehir vererek o kadınlarla evlenmenizde size bir günah yoktur. Kâfir kadınları da nikahınızda tutmayın. Onlara sarfettiğinizi isteyin. Onlar da sarfettiklerini istesinler. Bu, Allah’ın hükmüdür. Aranızda o hüküm verir. Allah; Alîm'dir, Hakîm'dir.
Mümtehine Suresi’nin 10. ayeti (60:10) Medeni bir surededir; 28. cüzde, Mushaf’ın 550. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Mümtehine Suresi 10. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
10. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Ey Allah’a iman edenler ve Allah’ın dini (şeriati) ile amel edenler! Mümin kadınlar, küfür diyarından hicret edip de İslam diyarına gelirlerse, onları imanlarının doğruluğunda imtihan edin. Allah, onların imanlarını en iyi bilendir. Onların kalplerinin barındırdığı şey gizli kalmaz. İmtihandan sonra onların imanlarında sadık kimseler olduklarına dair alametlerin ortaya çıkmasından sonra onların Mümin kadınlar olduğunu anlarsanız bu durumda onları kâfir olan eşlerine iade etmeyin. Mümine kadınların kâfir erkeklerle evlenmesi helal değildir. Aynı şekilde kâfir olan erkeklerin de iman eden kadınlarla evlenmesi helal değildir. İman eden kadınların kâfir kocalarına verdikleri mehirlerini (geri) verin. -Ey Müminler!- İddetlerini bitirdikten sonra mehirlerini vererek o kadınlarla evlenmeniz de bir günah yoktur. Kimin hanımı kâfir ise yahut dininden dönmüş ise küfür sebebi ile nikâh bağı koptuğu için artık o kadını yanında tutmasın. Mehir olarak onlara sarf ettiğinizi geri isteyin. Dininden dönen kadınlarınızın mehirlerini o kâfirlerden isteyin. Mümin olan kadınlar da verdiklerini istesinler. Mehirler ile alakalı olarak sizin tarafınızdan ve onların tarafından mehirlerin geri verilmesine dair burada zikredilen hüküm Allah -Subhanehu ve Teâlâ-’nın hükmüdür. O sizin aranızda dilediği gibi hüküm verir. Allah kullarının hallerini ve yaptıklarını en iyi bilendir. Onların yaptıklarından hiçbir şey O’na gizli kalmaz. O, kulları için koymuş olduğu hükümlerde çok hikmet sahibidir.
10. Hudeybiye sulhü esnasında Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem müşriklerle birlikte şu şart üzerinde anlaşmıştı: “Müşriklerden biri Müslüman olup da müslümanlara sığınacak olursa müşriklere geri verilecekti.” Bu ifade, kapsamlı ve mutlak bir lafızdır. Bunun kapsamına kadınlar da erkekler de girer. Erkeklere gelince bu konuda Yüce Allah, onları kâfirlere geri vermeyi Rasûlüne yasaklamadı. Bu hem şarta bağlılık, hem de sulhü devam ettirmek içindi ki bu, o zaman için maslahatların en büyüğü idi. Kadınlara gelince onları kafirlere geri vermenin pek çok zarar doğurması söz konusu olduğundan … Devamını oku
Yüce Allah'ın kalpleri düşmanlıktan sevgiye; küfürden imana çevirmesi; kulların kalplerinin Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın iki parmağı arasında olduğuna işarettir. Bundan dolayı kulun imanda sebat üzere olmayı Allah'tan istemesi gerekir.
Savaşan kâfirler ile kendileri ile barış halinde olunan kâfirler arasındaki ayrım beyan edilmiştir.
Ehlikitap olmayan kâfir kadın ile evlenmenin ve evli olmayı sürdürmenin haram kılındığı beyan edilmiştir. Ayrıca Müslüman bir kadının da kâfir olan bir erkek ile evlenmesinin ve evli olmayı sürdürmenin haram kılındığı beyan edilmiştir.
10. ayetin diğer mealleri
Ey iman edenler! Mümin kadınlar, hicret edip size gelirlerse, onları imtihan edin. Allah, onların imanını daha iyi bilir. Eğer onların iman ettiğini anlarsanız onları kâfirlere iade etmeyin. O kadınlar, onlara helal değildir, onlar da o kadınlara helal değildir. Onlara, kadınlar için harcadıklarını verin. Mehir vererek o kadınlarla evlenmenizde size bir günah yoktur. Kâfir kadınları da nikahınızda tutmayın. Onlara sarfettiğinizi isteyin. Onlar da sarfettiklerini istesinler. Bu Allah’ın hükmüdür. Aranızda o hüküm verir. Allah, Alim'dir, Hakim'dir.
Ey iman edenler! Mümin kadınlar hicret ederek size geldiği zaman, onları, imtihan edin. Allah onların imanlarını daha iyi bilir. Eğer siz de onların inanmış kadınlar olduklarını öğrenirseniz onları kâfirlere geri göndermeyin. Bunlar onlara helâl değildir. Onlar da bunlara helâl olmazlar. Onların (kocalarının) sarfettiklerini (mehirleri) geri verin. Mehirlerini kendilerine verdiğiniz zaman onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur. Kâfir kadınları nikâhınızda tutmayın, sarfettiğinizi isteyin. Onlar da sarfettiklerini istesinler. Allah’ın hükmü budur. Aranızda O hükmeder. Allah her şeyi hakkıyla bilendir, hikmet sahibidir.
Ey iman edenler! Mümin kadınlar hicret ederek size geldiği zaman, onları imtihan edin. Allah onların imanlarını daha iyi bilir. Eğer siz de onların inanmış kadınlar olduğunu öğrenirseniz onları kâfirlere geri döndürmeyin. Bunlar onlara helal değildir. Onlar da bunlara helal olmazlar. Onların (kocalarının) sarfettiklerini (mehirleri) geri verin. Mehirlerini kendilerine verdiğiniz zaman onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur. Kâfir kadınları nikâhınızda tutmayın, sarfettiğinizi isteyin. Onlar da sarfettiklerini istesinler. Allah'ın hükmü budur. Aranızda O, hükmeder, Allah bilendir, hikmet sahibidir.
Ey İman edenler! Yahudi ve Hristiyanları veli/dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin velileridir. Sizden kim onları veli edinirse, o da onlardandır. Allah, zalim topluma hidayet vermez.
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.