İçeriğe geç

Mü’minûn Suresi 36. Ayet

سورة المؤمنون، الآية ٣٦

23:36 18. cüz 35. hizb Mushaf’ta 344. sayfa Mekki sure

23:36 ayetinin metni

هَيْهَاتَ هَيْهَاتَ لِمَا تُوعَدُونَ ۝٣٦

Okunuşu

hayhāta hayhāta limā tūʿadūna

Meal

“Hâlbuki bu size vaadolunan (öldükten sonra tekrar dirilme olayı gerçek olmaktan) ne kadar da uzak!”

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Mü’minûn Suresi’nin 36. ayeti (23:36) Mekki bir surededir; 18. cüzde, Mushaf’ın 344. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Mü’minûn Suresi 36. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

36. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Ölümünüzün ardından çürümüş kemik ve toprağa dönüştükten sonra kabirlerinizden diri olarak çıkmak gerçekten çok uzak bir vaattir!

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri 35–36. ayetler

35-36. Onlar, peygamberlerinin risaletini inkâr ve reddettikleri gibi öldükten sonra dirilişe ve amellerin karşılıklarının verilmesine dair getirdiği haberleri de inkar ederek şöyle dediler: “Siz ölüp de toprak ve kemik olduktan sonra (diriltilip kabirden) çıkartılacağınızı mı size vaat ediyor? Heyhat! Size vaat edilen o şey, (gerçek olmaktan) ne kadar da uzak!” Onun size vaat ettiği öldükten sonra, paramparça olup toprak ve kemik yığını haline geldikten diriltileceğinize dair yaptığı bu vaat alabildiğine uzaktır. Onlar konuya kısır bir bakışla eğildiler. Onu kendi güçlerine kıyas ederek … Devamını oku

Mü’minûn Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Mü’minûn suresinin 28-42. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 344. sayfası).

  • Yüce Allah'ın bahşettiği nimetlere hamt etmenin gerekliliği beyan edilmiştir.
  • Dünyada zevk, refah ve lüks içerisinde yaşamak; hak hususunda gaflete düşmenin ve hak karşısında büyüklenmenin sebeplerindendir.
  • Kâfir kimsenin sonu, pişman olmak ve hüsrana uğramaktır.
  • Zulüm, Yüce Allah'ın rahmetinden uzak olmaya sebep olur.

36. ayetin diğer mealleri

Size vadedilen uzak, hem de çok uzak.

«Bu size vâdedilen (öldükten sonra yeniden dirilmek, gerçek olmaktan) çok uzak!»

"Heyhât o size vaad edilen şey ne kadar uzak!"

36. ayet kelime kelime

  1. هَيْهَاتَ hayhāta heyhat (ne kadar uzak)
  2. هَيْهَاتَ hayhāta heyhat (ne kadar uzak)
  3. لِمَا limā şey
  4. تُوعَدُونَ tūʿadūna size va'dedilen

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ