23:22 ayetinin metni
وَعَلَيْهَا وَعَلَى ٱلْفُلْكِ تُحْمَلُونَ ٢٢
Okunuşu
waʿalayhā waʿalā l-ful'ki tuḥ'malūna
Meal
Bir de hem onların üzerinde, hem gemilerin üzerinde taşınıyorsunuz.
سورة المؤمنون، الآية ٢٢
وَعَلَيْهَا وَعَلَى ٱلْفُلْكِ تُحْمَلُونَ ٢٢
waʿalayhā waʿalā l-ful'ki tuḥ'malūna
Bir de hem onların üzerinde, hem gemilerin üzerinde taşınıyorsunuz.
Mü’minûn Suresi’nin 22. ayeti (23:22) Mekki bir surededir; 18. cüzde, Mushaf’ın 343. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Karada develerin üzerinde ve denizde ise gemilerde taşınmaktasınız.
22. “Hem onların üzerine, hem de gemilerin üzerine taşınırsınız.” Yüce Allah, bu hayvanları karada sizin emrinize vermiştir. Yüklerinizi sırtlarına yüklenir yarı canınız tükenmeden varamayacağınız yerlere götürürler. Diğer taraftan O, gemileri de denizde emrinize vermiştir. Bu gemiler hem sizleri hem de az olsun çok olsun yük ve eşyalarınızı taşırlar. Bunca nimetleri ihsan eden, çeşitli ihsanlarda ve en hayırlı ikramlarda bulunan O yüce zat elbette ki kelimenin tam anlamı ile şükre ve övgüye layıktır. O’na ibadet için bütün gayretimizi ortaya koymalı, O’nun nimetlerini kullanıp bunlarla O’na isyan etmemeliyiz.
Mü’minûn suresinin 18-27. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 343. sayfası).
Onların üzerinde ve gemilerde taşınıyorsunuz.
Onların üzerinde ve gemilerde taşınırsınız.
Hem onlara ve hem gemiye yüklenirsiniz.
وَتَحْمِلُ أَثْقَالَكُمْ إِلَىٰ بَلَدٍ لَّمْ تَكُونُوا۟ بَٰلِغِيهِ إِلَّا بِشِقِّ ٱلْأَنفُسِ إِنَّ رَبَّكُمْ لَرَءُوفٌ رَّحِيمٌ
Kendisine ancak ağır sıkıntıya katlanarak varabileceğiniz uzaklıktaki beldelere, yüklerinizi taşırlar. Hiç kuşkusuz Rabbiniz pek şefkatlidir, merhametlidir.
أَوَلَمْ يَرَوْا۟ أَنَّا خَلَقْنَا لَهُم مِّمَّا عَمِلَتْ أَيْدِينَآ أَنْعَٰمًا فَهُمْ لَهَا مَٰلِكُونَ …
Kendi elimizle onlar için yarattığımız hayvanları görmüyorlar mı? (Bu sayede) Onlar bunlara sahip olmuşlardır. …
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
وَلَكُمْ فِيهَا مَنَٰفِعُ وَلِتَبْلُغُوا۟ عَلَيْهَا حَاجَةً فِى صُدُورِكُمْ وَعَلَيْهَا وَعَلَى ٱلْفُلْكِ تُحْمَلُونَ
Sizin için onlarda birtakım yararlar vardır. Onların üzerlerinde gönüllerinizdeki bir ihtiyaca ulaşmanız için (onlara binersiniz). Onların ve gemilerin üzerinde taşınırsınız.