İçeriğe geç

Mü’minûn Suresi 100. Ayet

سورة المؤمنون، الآية ١٠٠

23:100 18. cüz 35. hizb Mushaf’ta 348. sayfa Mekki sure

23:100 ayetinin metni

لَعَلِّىٓ أَعْمَلُ صَٰلِحًا فِيمَا تَرَكْتُ كَلَّآ إِنَّهَا كَلِمَةٌ هُوَ قَآئِلُهَا وَمِن وَرَآئِهِم بَرْزَخٌ إِلَىٰ يَوْمِ يُبْعَثُونَ ۝١٠٠

Okunuşu

laʿallī aʿmalu ṣāliḥan fīmā taraktu kallā innahā kalimatun huwa qāiluhā wamin warāihim barzakhun ilā yawmi yub'ʿathūna

Meal

“Belki geride bıraktıklarımla salih amel işlerim.” Asla, bu onun söylemiş olduğu bir sözden ibarettir. Onların önlerinde de diriltilecekleri güne kadar bir berzah vardır.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Mü’minûn Suresi’nin 100. ayeti (23:100) Mekki bir surededir; 18. cüzde, Mushaf’ın 348. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Mü’minûn Suresi 100. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

100. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

"Belki ben, dünya hayatına dönersem salih ameller işlerim." der. (Ona;) "Hayır asla! Bu durum, senin istediğin gibi değildir." (denir). Şüphesiz onun söylediği (boş) bir sözdür. Eğer o, dünya hayatına geri döndürülecek olsaydı; verdiği sözü yerine getirmezdi. Vefat ettirilen bu kimseler yeniden diriliş gününe kadar dünya ile ahiretin arasında berzah aleminde olacaklar ve terk ettikleri şeyleri elde etmek ve ifsad etttikleri şeyleri düzeltmek için dünyaya geri dönemeyeceklerdir.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri 99–100. ayetler

99-100. Yüce Allah, kusurlu ve zalim kimselerin ölüme yakın hallerini haber vermektedir. Böyle bir kimse, âkıbetini görüp amellerinin çirkinliğini müşahade edeceği bu halde pişman olacaktır. Bu pişmanlığın etkisi ile dünyaya geri döndürülmeyi isteyecektir. Ancak bu isteği, dünya lezzetlerinden faydalanmak ve arzu edilen şeyleri devşirmek için olmayacaktır. O, “salih amel işleyip de terk ettiklerimi telafi edeyim” ümidiyle bunu isteyecektir. Yani terk ettiğim amelleri işleyip Allah’ın hakkında yaptığım kusurları telafi edeyim, temennisi ile bu sözleri söyleyecektir. “Asla!” Onun dönüşü … Devamını oku

Mü’minûn Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Mü’minûn suresinin 90-104. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 348. sayfası).

  • Kâinatın bir sistem üzere işlemesi Yüce Allah'ın bir ve tek olduğuna delildir.
  • Yüce Allah'ın ilmi, her şeyi kuşatmıştır.
  • Kötülük yapan bir kimseye iyilik ile karşılık vermek; İslam'ın düşmana etki eden güzel ve yüce adabındandır.
  • Şeytanın vesveselerinden ve kışkırtmalarından Yüce Allah'a sığınmanın zarurî olduğu beyan edilmiştir.

100. ayetin diğer mealleri

Belki ben, terkettiğim salih amelleri yaparım. Asla, o sadece söyleyenin söylediği (faydasız) bir sözüdür. Onların arkalarında yeniden diriltilecekeri güne kadar bir berzah/ perde vardır.

"Ta ki yapmadan bıraktığım salih ameller yapayım." Asla söylediği sadece (boş laftan ibaret olan) kendi sözüdür. Tekrar dirilecekleri güne kadar, arkalarında (dönüşlerine mâni olacak) berzah vardır.

"Ta ki, boşa geçirdiğim dünyada iyi iş (ve hareketler) yapayım." Hayır! Onun söylediği bu söz (boş) laftan ibarettir. Onların gerisinde ise, yeniden dirilecekleri güne kadar (süren) bir berzah vardır.

100. ayet kelime kelime

  1. لَعَلِّىٓ laʿallī böylelikle
  2. أَعْمَلُ aʿmalu yapayım
  3. صَٰلِحًا ṣāliḥan yararlı bir iş
  4. فِيمَا fīmā yerde (dünyada)
  5. تَرَكْتُ taraktu terk ettiğim
  6. كَلَّآ kallā hayır
  7. إِنَّهَا innahā şüphesiz bu
  8. كَلِمَةٌ kalimatun bir sözdür
  9. هُوَ huwa o
  10. قَآئِلُهَا qāiluhā onun söylediği
  11. وَمِن wamin ve
  12. وَرَآئِهِم warāihim önlerinde vardır
  13. بَرْزَخٌ barzakhun bir berzah
  14. إِلَىٰ ilā kadar
  15. يَوْمِ yawmi güne
  16. يُبْعَثُونَ yub'ʿathūna diriltilecekleri;

100. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Münâfikûn 63:10–11

    وَأَنفِقُوا۟ مِن مَّا رَزَقْنَٰكُم مِّن قَبْلِ أَن يَأْتِىَ أَحَدَكُمُ ٱلْمَوْتُ فَيَقُولَ رَبِّ لَوْلَآ أَخَّرْتَنِىٓ إِلَىٰٓ أَجَلٍ قَرِيبٍ فَأَصَّدَّقَ وَأَكُن مِّنَ ٱلصَّٰلِحِينَ …

    Herhangi birinize ölüm gelip de: "Rabbim! Beni yakın bir süreye kadar geciktirsen de sadaka verip salih kimselerden olsaydım." demeden önce size verdiğimiz rızıktan infak edin. …

  • İbrâhîm 14:44

    وَأَنذِرِ ٱلنَّاسَ يَوْمَ يَأْتِيهِمُ ٱلْعَذَابُ فَيَقُولُ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ رَبَّنَآ أَخِّرْنَآ إِلَىٰٓ أَجَلٍ قَرِيبٍ نُّجِبْ دَعْوَتَكَ وَنَتَّبِعِ ٱلرُّسُلَ أَوَلَمْ تَكُونُوٓا۟ أَقْسَمْتُم مِّن قَبْلُ مَا لَكُم مِّن زَوَالٍ

    (Ey Muhammed!) İnsanları, kendilerine azabın geleceği gün ile uyar. Zira o gün zalimler, “Ey Rabbimiz! Yakın bir süreye kadar bizi ertele de senin çağrına uyalım ve peygamberlerin izinden gidelim” diyecekler. Onlara şöyle denilecek: “Daha önce siz, sonunuzun gelmeyeceğine yemin etmemiş miydiniz?''

  • A’râf 7:53

    هَلْ يَنظُرُونَ إِلَّا تَأْوِيلَهُۥ يَوْمَ يَأْتِى تَأْوِيلُهُۥ يَقُولُ ٱلَّذِينَ نَسُوهُ مِن قَبْلُ قَدْ جَآءَتْ رُسُلُ رَبِّنَا بِٱلْحَقِّ فَهَل لَّنَا مِن شُفَعَآءَ فَيَشْفَعُوا۟ لَنَآ أَوْ نُرَدُّ فَنَعْمَلَ غَيْرَ ٱلَّذِى كُنَّا نَعْمَلُ قَدْ خَسِرُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ وَضَلَّ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يَفْتَرُونَ

    Onlar zamanı gelince bildirdiklerinin gerçekleşmesinden başkasını mı bekliyorlar? Ortaya çıktığı gün, önceleri onu unutmuş olanlar; “Kuşkusuz Rabbimizin elçileri gerçeği getirmişlerdi. Şimdi bize şefaat edecek bir şefaatçi var mıdır? Veyahut yaptıklarımızdan daha başka şeyler yapmamız için bir geri dönüş hakkımız var mıdır?” derler. Onlar, kendilerini hüsrana uğratmış ve uydurdukları şeyler de kaybolup onlardan ayrılmıştır.

  • Secde 32:12

    وَلَوْ تَرَىٰٓ إِذِ ٱلْمُجْرِمُونَ نَاكِسُوا۟ رُءُوسِهِمْ عِندَ رَبِّهِمْ رَبَّنَآ أَبْصَرْنَا وَسَمِعْنَا فَٱرْجِعْنَا نَعْمَلْ صَٰلِحًا إِنَّا مُوقِنُونَ

    Günahkârları Rablerinin huzurunda başlarını eğip: “Rabbimiz gördük, işittik. Artık bizi geri döndür. Salih amel işleyelim. Gerçekten biz inandık” diyecekleri vakit bir görsen.

  • En’âm 6:27–28

    وَلَوْ تَرَىٰٓ إِذْ وُقِفُوا۟ عَلَى ٱلنَّارِ فَقَالُوا۟ يَٰلَيْتَنَا نُرَدُّ وَلَا نُكَذِّبَ بِـَٔايَٰتِ رَبِّنَا وَنَكُونَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ …

    Ateşin karşısında durdurulup da, “Ah! Keşke dünyaya geri döndürülsek de Rabbimizin ayetlerini yalanlamasak ve Müminlerden olsak.” dedikleri vakit (hâllerini) bir görsen! …

  • Şûrâ 42:44

    وَمَن يُضْلِلِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِن وَلِىٍّ مِّنۢ بَعْدِهِۦ وَتَرَى ٱلظَّٰلِمِينَ لَمَّا رَأَوُا۟ ٱلْعَذَابَ يَقُولُونَ هَلْ إِلَىٰ مَرَدٍّ مِّن سَبِيلٍ

    Allah kimi saptırırsa, artık bundan sonra onun hiçbir velisi yoktur. Azabı gördükleri zaman, zalimlerin şöyle dediğini göreceksin: "Geri dönmeye bir yol var mı?"

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • A’râf 7:14

    قَالَ أَنظِرْنِىٓ إِلَىٰ يَوْمِ يُبْعَثُونَ

    İblis: “Öyleyse bana, onların tekrar diriltilecekleri güne kadar mühlet ver!” dedi.

Mü’minûn Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ