İçeriğe geç

Meryem Suresi 54. Ayet

سورة مريم، الآية ٥٤

19:54 16. cüz 31. hizb Mushaf’ta 309. sayfa Mekki sure

19:54 ayetinin metni

وَٱذْكُرْ فِى ٱلْكِتَٰبِ إِسْمَٰعِيلَ إِنَّهُۥ كَانَ صَادِقَ ٱلْوَعْدِ وَكَانَ رَسُولًا نَّبِيًّا ۝٥٤

Okunuşu

wa-udh'kur fī l-kitābi is'māʿīla innahu kāna ṣādiqa l-waʿdi wakāna rasūlan nabiyyan

Meal

Kitapta İsmail’i de an. O, sözüne sadıktı ve rasûl bir peygamber idi .

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Meryem Suresi’nin 54. ayeti (19:54) Mekki bir surededir; 16. cüzde, Mushaf’ın 309. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

Meryem Suresi 54. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

54. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

-Ey Resul!- Sana indirilen Kur'an'da İsmail -aleyhisselam-'ın haberini de zikret. O doğru sözlü bir kimse idi. Bir vaatte bulunsa onu yerine getirirdi. Bir resul, bir nebi idi.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

54. Yani bu Kur’ân-ı Kerim’de Âdemoğullarının efendisinin aralarından geldiği ve Arap kavminin atası olan bu yüce peygamberi de an. “O, sözünde duran” söz verdi mi mutlaka yerine getiren “bir kul ve bir rasûl, bir nebi idi.” Onun sözünde durması hem Allah’a, hem de kullara verdiği sözleri kapsıyordu. Onun içindir ki İsmail, babasının kendisini boğazlamasına karşılık sabredeceği vaadinde bulunup: “İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın.” (es-Saffat, 37/102) demiş ve babasına verdiği bu sözü eksiksiz yerine getirmiş, babasının kendisini boğazlamasına -ki bu insanın başına gelebilecek en büyük musibettir- imkân tanımıştı. Daha sonra Allah, onu Allah’ın en büyük lütfu olan, insanlar arasında en yüce mertebeye çıkmak demek olan risalet ve nübüvvet ile nitelendirmektedir.

Meryem Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Meryem suresinin 52-64. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 309. sayfası).

  • Davetçinin davetinde kendisine yardımcı olacak kimselere her zaman ihtiyacı vardır.
  • Allah Teâlâ'ya kelam sıfatı ispat edilmiştir.
  • Vaadinde doğru sözlü olmak övülmüştür. Bu resul ve peygamberlerin ahlakıdır. Bunun zıddı olan sözünde durmamak ise yerilmiş bir ahlaktır.
  • Melekler Yüce Allah'ın elçileridir, insanlardan olan resul ve peygamberlerden hiçbirine Allah'ın emri olmaksızın inmezler.

54. ayetin diğer mealleri

Kitapta İsmail’i de an. O, sözüne sadıktı ve bir rasûl bir peygamber idi

(Rasûlüm!) Kitap'ta İsmail'i de an. Gerçekten o, sözüne sâdıktı, rasûl ve nebî idi.

Kur'ân'da İsmail'i de an; çünkü o, vaadine sadık bir kuldu ve gönderilmiş bir peygamberdi.

54. ayet kelime kelime

  1. وَٱذْكُرْ wa-udh'kur an ذ ك ر
  2. فِى fī Kitapta
  3. ٱلْكِتَٰبِ l-kitābi ك ت ب
  4. إِسْمَٰعِيلَ is'māʿīla İsma'il'i de
  5. إِنَّهُۥ innahu çünkü o
  6. كَانَ kāna idi ك و ن
  7. صَادِقَ ṣādiqa sadık ص د ق
  8. ٱلْوَعْدِ l-waʿdi sözünde و ع د
  9. وَكَانَ wakāna ve idi ك و ن
  10. رَسُولًا rasūlan bir peygamber ر س ل
  11. نَّبِيًّا nabiyyan nebi ن ب أ

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.

54. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Kasas 28:34

    وَأَخِى هَٰرُونُ هُوَ أَفْصَحُ مِنِّى لِسَانًا فَأَرْسِلْهُ مَعِىَ رِدْءًا يُصَدِّقُنِىٓ إِنِّىٓ أَخَافُ أَن يُكَذِّبُونِ

    "Kardeşim Hârûn’un dili benden daha açıktır. Onu da benimle gönder, bana destek olsun ve beni tasdik etsin. Çünkü ben, onların beni yalanlamalarından korkuyorum.''

  • Tâhâ 20:36

    قَالَ قَدْ أُوتِيتَ سُؤْلَكَ يَٰمُوسَىٰ

    "Ey Mûsâ! İstediklerin sana verilmiştir." diye buyurdu.

  • Şuarâ 26:13–14

    وَيَضِيقُ صَدْرِى وَلَا يَنطَلِقُ لِسَانِى فَأَرْسِلْ إِلَىٰ هَٰرُونَ …

    “Ve göğsüm daralır, dilim çözülmez; bunun için Hârûn da (vahiy) gönder. …

  • Sâffât 37:102

    فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ ٱلسَّعْىَ قَالَ يَٰبُنَىَّ إِنِّىٓ أَرَىٰ فِى ٱلْمَنَامِ أَنِّىٓ أَذْبَحُكَ فَٱنظُرْ مَاذَا تَرَىٰ قَالَ يَٰٓأَبَتِ ٱفْعَلْ مَا تُؤْمَرُ سَتَجِدُنِىٓ إِن شَآءَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلصَّٰبِرِينَ

    Ne zaman ki o babasının yanı sıra yürümeye başlayınca dedi ki: “Oğulcağızım, gerçekten ben rüyamda seni boğazladığımı görüyorum. Bak, artık sen ne düşünürsün?” Dedi ki: “Babacığım, emrolunduğun şeyi yap. İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın.”

  • Saf 61:2–3

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لِمَ تَقُولُونَ مَا لَا تَفْعَلُونَ …

    Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyi ne diye söylersiniz? …

Bu âyette geçen isim

Daha fazlası

14 Ekim 2026 Çarşamba 3 جمادى الأولى 1448 هـ