19:53 ayetinin metni
وَوَهَبْنَا لَهُۥ مِن رَّحْمَتِنَآ أَخَاهُ هَٰرُونَ نَبِيًّا ٥٣
Okunuşu
wawahabnā lahu min raḥmatinā akhāhu hārūna nabiyyan
Meal
O’na rahmetimizden kardeşi Hârûn’u peygamber olarak bağışlamıştık.
سورة مريم، الآية ٥٣
وَوَهَبْنَا لَهُۥ مِن رَّحْمَتِنَآ أَخَاهُ هَٰرُونَ نَبِيًّا ٥٣
wawahabnā lahu min raḥmatinā akhāhu hārūna nabiyyan
O’na rahmetimizden kardeşi Hârûn’u peygamber olarak bağışlamıştık.
Meryem Suresi’nin 53. ayeti (19:53) Mekki bir surededir; 16. cüzde, Mushaf’ın 309. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Ona olan rahmetimiz ve nimetimizin sonucu olarak kardeşi Harun -aleyhisselam-'ı peygamber kıldık. Zira o Rabbinden kardeşinin peygamber olmasını dilediği zaman duasına icabet edildi.
53. “Rahmetimizden ona kardeşi Hârûn’u da peygamber (ve destekçi) olarak bağışladık.” Bu, Mûsâ aleyhisselam’ın, kardeşi Hârûn’a olan en büyük fazileti ve iyiliğidir. Zira o, Rabbinden kardeşini bu işinde kendisine ortak etmesini, onu da kendisi gibi bir rasûl kılmasını dilemişti. Yüce Allah da onun bu isteğini kabul ederek rahmetinden kardeşi Hârûn’u ona nebi olarak bağışlamıştı. Hârûn’un peygamberliği, Mûsâ’nın peygamberline tâbi idi. O da Mûsâ’ya bu büyük görevinde yardımcı olup destek verdi.
Meryem suresinin 52-64. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 309. sayfası).
O’na rahmetimizden kardeşi Harun’u peygamber olarak bağışlamıştık.
Rahmetimizin bir sonucu olarak ona kardeşi Harun'u bir peygamber olarak armağan ettik.
Rahmetimizden de ona, kardeşi Harun'u bir peygamber olarak ihsan eyledik. Meâl-i Şerifi
وَأَخِى هَٰرُونُ هُوَ أَفْصَحُ مِنِّى لِسَانًا فَأَرْسِلْهُ مَعِىَ رِدْءًا يُصَدِّقُنِىٓ إِنِّىٓ أَخَافُ أَن يُكَذِّبُونِ
"Kardeşim Hârûn’un dili benden daha açıktır. Onu da benimle gönder, bana destek olsun ve beni tasdik etsin. Çünkü ben, onların beni yalanlamalarından korkuyorum.''
قَالَ قَدْ أُوتِيتَ سُؤْلَكَ يَٰمُوسَىٰ
"Ey Mûsâ! İstediklerin sana verilmiştir." diye buyurdu.
وَيَضِيقُ صَدْرِى وَلَا يَنطَلِقُ لِسَانِى فَأَرْسِلْ إِلَىٰ هَٰرُونَ …
“Ve göğsüm daralır, dilim çözülmez; bunun için Hârûn da (vahiy) gönder. …