İçeriğe geç

Meryem Suresi 47. Ayet

سورة مريم، الآية ٤٧

19:47 16. cüz 31. hizb Mushaf’ta 308. sayfa Mekki sure

19:47 ayetinin metni

قَالَ سَلَٰمٌ عَلَيْكَ سَأَسْتَغْفِرُ لَكَ رَبِّىٓ إِنَّهُۥ كَانَ بِى حَفِيًّا ۝٤٧

Okunuşu

qāla salāmun ʿalayka sa-astaghfiru laka rabbī innahu kāna bī ḥafiyyan

Meal

İbrahim: "Selam olsun sana!" dedi. "Senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim. Zira o bana çok merhamet edip lütfeder."

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Meryem Suresi’nin 47. ayeti (19:47) Mekki bir surededir; 16. cüzde, Mushaf’ın 308. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

Meryem Suresi 47. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

47. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

İbrahim -aleyhisselam- babasına şöyle dedi: "Benden selam olsun sana, benden hoşnut olmadığın şey sana ulaşmaz. Rabbimden senin için hidayet ve bağışlanma dileyeceğim. Şüphesiz ki, O -Subhanehu ve Teâlâ- bana karşı çok lütufkârdır."

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

47. İbrahim aleyhisselam ise cahillerle hitap esnasında Rahmân’ın iyi kullarının üslûbuyla ona cevap verdi. Ona hakaret etmedi, aksine sabretti. Ona hoşuna gitmeyecek şekilde karşılık vermeyerek şöyle dedi: “Selâm olsun sana.” Yani sen, benim sana hakaret etmemden, sövüp saymamdan ve hoşuna gitmeyecek şekilde sözler söylememden yana esenliktesin. “Ben Rabbimden senin için mağfiret isteyeceğim.” Yani Allah’ın kendisi sebebiyle mağfiretin gerçekleşeceği İslâm dinine hidâyet bulman için, hidâyet ve mağfirete nail olman için Allah’a dua edip duracağım. “Çünkü Rabbim gerçekten bana karşı … Devamını oku

Meryem Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Meryem suresinin 39-51. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 308. sayfası).

  • İbrahim -aleyhisselam- hanımı Sâre ile birlikte kavminden uzaklaşıp, ayrıldı. Bundan dolayı ayette her ikisine birden verilen çocuk ve torunun hatırlatılması bu yönden uygun oldu. Ardından Allah Teâlâ İbrahim -aleyhisselam-'a İsmail -aleyhisselam-'ı bahşettiğini tek olarak zikretti. Hâlbuki İsmail'i İshak'tan önce bahşetmiştir.
  • Ana-baba ile konuşurken şefkatli, yumuşak ve edepli olmak ve onlara seslenirken en güzel isimlerin seçilmesi gerekir.
  • Günahlar insanın, Yüce Allah'ın rahmetine ulaşmasına engel olup, üzerine rahmet kapılarının kapanmasına sebep olur. Yüce Allah'a itaat etmek ise O'nun rahmetine nail olunacak en büyük sebeplerden birisidir.
  • Allah Teâlâ iyilik yapana ihsanı ölçüsünde hayırla yâd edilmeyi vadetmiştir. İbrahim -aleyhisselam- ve zürriyeti, muhsinlerin önderlerindendir.

47. ayetin diğer mealleri

İbrahim: Selam olsun sana! dedi. Senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim. Zira o bana çok merhamet edip, lutfeder.

İbrahim: Selâm sana (esen kal) dedi, Rabbimden senin için mağfiret dileyeceğim. Çünkü O bana karşı çok lütufkârdır.

İbrahim şöyle dedi: "Selâm sana olsun, senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim. Çünkü o, bana çok lütufkârdır."

47. ayet kelime kelime

  1. قَالَ qāla dedi ق و ل
  2. سَلَٰمٌ salāmun selam س ل م
  3. عَلَيْكَ ʿalayka sana
  4. سَأَسْتَغْفِرُ sa-astaghfiru mağfiret dileyeceğim غ ف ر
  5. لَكَ laka senin için
  6. رَبِّىٓ rabbī Rabbimden ر ب ب
  7. إِنَّهُۥ innahu çünkü O
  8. كَانَ kāna bana ك و ن
  9. بِى bī
  10. حَفِيًّا ḥafiyyan çok lutufkardır ح ف و

47. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Furkân 25:63

    وَعِبَادُ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلَّذِينَ يَمْشُونَ عَلَى ٱلْأَرْضِ هَوْنًا وَإِذَا خَاطَبَهُمُ ٱلْجَٰهِلُونَ قَالُوا۟ سَلَٰمًا

    Rahman’ın kulları, yeryüzünde vakarlı ve alçak gönüllü olarak yürürler. Cahiller kendilerine hitap ettiklerinde onlar: “Selam!” deyip geçerler.

  • Kasas 28:55

    وَإِذَا سَمِعُوا۟ ٱللَّغْوَ أَعْرَضُوا۟ عَنْهُ وَقَالُوا۟ لَنَآ أَعْمَٰلُنَا وَلَكُمْ أَعْمَٰلُكُمْ سَلَٰمٌ عَلَيْكُمْ لَا نَبْتَغِى ٱلْجَٰهِلِينَ

    Onlar, boş söz işittiklerinde ondan yüz çevirir: “Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız ise sizedir. Size selam olsun! Biz cahilleri (dost olarak) istemeyiz.” derler.

  • İbrâhîm 14:41

    رَبَّنَا ٱغْفِرْ لِى وَلِوَٰلِدَىَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ ٱلْحِسَابُ

    'Rabbimiz! Hesap görülecek günde; beni, ana babamı ve inananları bağışla.''

  • Mümtehine 60:4

    قَدْ كَانَتْ لَكُمْ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ فِىٓ إِبْرَٰهِيمَ وَٱلَّذِينَ مَعَهُۥٓ إِذْ قَالُوا۟ لِقَوْمِهِمْ إِنَّا بُرَءَٰٓؤُا۟ مِنكُمْ وَمِمَّا تَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ كَفَرْنَا بِكُمْ وَبَدَا بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمُ ٱلْعَدَٰوَةُ وَٱلْبَغْضَآءُ أَبَدًا حَتَّىٰ تُؤْمِنُوا۟ بِٱللَّهِ وَحْدَهُۥٓ إِلَّا قَوْلَ إِبْرَٰهِيمَ لِأَبِيهِ لَأَسْتَغْفِرَنَّ لَكَ وَمَآ أَمْلِكُ لَكَ مِنَ ٱللَّهِ مِن شَىْءٍ رَّبَّنَا عَلَيْكَ تَوَكَّلْنَا وَإِلَيْكَ أَنَبْنَا وَإِلَيْكَ ٱلْمَصِيرُ

    İbrahim’de ve onunla beraber olanlarda sizin için gerçekten uyulacak, güzel bir örnek vardır. Hani onlar kavimlerine: “Muhakkak bizler sizden ve Allah’tan başka ibadet ettiğiniz şeylerden uzağız. Sizi inkâr ettik, yalnız Allah’a iman edinceye kadar bizimle sizin aranızda düşmanlık ve kin ebediyen baş göstermiştir” demişlerdi. İbrahim’in babasına söylediği: “Muhakkak senin için mağfiret isteyeceğim ama Allah’a karşı sana fayda sağlayamam” sözü müstesna: "Senin için bağışlanma dileyeceğim. Fakat Allah’tan sana gelecek hiçbir şeye gücüm yetmez. Rabbimiz! Sana dayandık, sana yöneldik ve dönüş sanadır."

  • Tevbe 9:113–114

    مَا كَانَ لِلنَّبِىِّ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَن يَسْتَغْفِرُوا۟ لِلْمُشْرِكِينَ وَلَوْ كَانُوٓا۟ أُو۟لِى قُرْبَىٰ مِنۢ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمْ أَنَّهُمْ أَصْحَٰبُ ٱلْجَحِيمِ …

    Cehennemlik oldukları (küfür üzere öldükleri) anlaşıldıktan sonra, akraba bile olsalar müşrikler için bağışlanma dilemek peygambere ve iman edenlere yaraşmaz. …

Daha fazlası

14 Ekim 2026 Çarşamba 3 جمادى الأولى 1448 هـ